Astroloji Gündeminin Haftalık Konusu

 

 

Güzeli  Sevmek Tanrının  Ödülüdür

Facebook  Rezaleti

Umudunu  Asla  Kaybetme  Dostum

İngilizlere  Sığınan  Padişah

 

Tarihin  En   Zor   Zamanı

Türkiye'nin  2018 Yengeç Ingressus  horoskopu

Bilindiği gibi 24 Haziran 2018 günü seçimler yapılacak ve 1.turda Cumhurbaşkanlığı için  yeterli oy alınmazsa 8.Temmuz günü 2.tur seçim yapılacaktır. Türkiye'nin Yengeç Ingressus horoskopu ilginç bir rastlantı olmalı (!) 21 Haziran 2018 günü başlamaktadır. Bu horoskopta Yükselen Burç Terazi olarak  "Öncü" burç olduğundan haritanın geçerlik süresi 3 aydır.

 

Devleti yöneteni temsil eden GÜNEŞ 9.evde ve Yengeç burcunun ilk derecesi içindedir.  Güneş ile Yükselen Burç arasında sert kare görünüm vardır. Ayrıca Güneş ile 4.ev çizgisinde yerleşen SATÜRN sert karşıt görünüm yapmaktadır.  Satürn ulusal kayıpları, büyük üzüntüleri ve kederi temsil eder. Dördüncü evin çizgisine (cusp) yakın veya kavuşum yaparak yerleşen zararlı bir gezegen karakterine bağlı olarak 4.eve büyük zarar verir ve bunun karşısındaki 10.ev ülkeyi yöneteni temsil ettiğinden  devlete veya yöneticisine zarar verir.  Zarar verecek gezegenlerin içinde en şiddetli ve kötü olan Satürn olacaktır.

 

Ingressus horoskopunda gezegen görünümleri arasında tam bir karmaşa vardır. Örneğin  halkı temsil eden 1.evdeki AY ile Başucu (MC), Merkür ve Satürn arasında sert kare açılar vardır. Adalet sistemini temsil eden 2.evdeki retro JÜPİTER ile Ey Düğümleri ekseni, Venüs ve Mars arasında sert kare görünüm vardır. Burada Mars orduyu temsil eder. Venüs de barışı temsil eder.

 

Türkiye'nin Yengeç Ingressus horoskopu tarihinin en karmaşık ve gerilimli sürecini yansıtıyor. Gerçekten de ülkenin var olma  savaşının göstergesidir.  Güneş ile Satürn arasında ortaya çıkan sert karşıt görünüm her şeyi göze alan siyasetçinin ne kadar gözü kara olacağının astrolojik işaretidir. Tanrı Türkleri korusun.

 

©Yücel Sügen

22.05.2018

 


 

 

 

 

İNGİLİZLERE   SIĞINAN   PADİŞAH

 

Ülkelerin tarihinde düşmana sığınan ve ülkesini terk eden yöneticiler çok fazla değildir. Bunun nedeni çok aşağılık ve hainliğin en korkunç şekli olmasıdır. Sarayda oturan ve her türlü olanağın içinde yaşarken milletin acılar ve yokluklar içinde günleri saydığını görmezden gelmek bir yönetici için dünyanın rezillik noktası olmalıdır. Bu kadar aşağılık olmayı beceren birini ülkesine kabul eden ve onu doyuran düşmanın bundan çıkarları arasında yeni hainlere cesaret vermek olur. Vietnam savaşında eli kolu bağlı bir Vietkong gerillasının başına kurşun sıkan polis müdürünü, ABD yönetimi  ülkesine kabul etmiş ve onun cerrahi operasyonlarla yüzünü bile değiştirmişti. Bu adamı çok sevdikleri için değil gelecekte kendilerine hizmet edecek başka hainlere cesaret vermek için bunları yapmışlardır. Kendi halkından birinin kafasına kurşun sıkacak kadar hain olabilen birinden kime fayda gelir diye düşünürüz ama dünyanın güçlü devletleri olaya farklı bakıyorlar.

 

Bu gün Türkiye'de kaç  yabancı provokatör ve ajanın cirit attığını ve kimleri tavlamak için neler vaad ettiğini tahmin etmek zor olmasa gerek. Yıllar önce İsrail'de denizcilik şirketinin yöneticiliğini yapan emekli bir general ile sohbetimi hiç unutmadım. Dünya meselelerinden konuşurken general şöyle söylemişti : "Kaptan, dünyada petrolün sona ereceği veya başka sistemlerin kullanılacağı günler geliyor. Oysa suyun  önemi giderek çoğalıyor. Türkiye bu bakımdan petrol zengini on Arap ülkesinden daha önemlidir. Fırat ve Dicle'yi korumak bir zaman gelecek sizin için çok zor olacak. Batılı güçlü ülkeler sizin yöneticileri bile kandıracaklar veya buna uygun kişileri öne çıkartıp   ülkenizin altından değerli su rezervlerini kontrol edecekler.."

 

Ülkemizin çevresini saran yangını ve durmadan öldürülen insanları, ülkelerinden kaçmak için Akdeniz'de canları veren insanları gördükçe felakete doğru yelken açtığımızı görüyorum. Bir avuç vatansever gırtlakları yırtınarak gerçekleri halkımıza anlatıyorlar ama tarihte acı anılar olmasına karşın halkın bir kısmı olaylara miyop gözlerle bakıyorlar. Tanıdığım bazı AKP'li kişilere önümüzdeki seçimin hayat memat meselesi olacağını anlattığımda bana gülümsüyorlar ve boş kafalarını sallayarak hala uyanmıyorlar ! İngilizlere sığınan Padişah gibi ülkesini düşmana teslim edecek tiplerin olabileceğini gören ve halkını uyaran Büyük Atatürk daha ne yapsaydı ? Bu konuda onun tarihi  kişiliğini en büyük engel gören yobazlar durmadan saldırıyorlar.

 

Seçime artık sayılı günler kaldı. Geleceğini ve çocuklarının güvenliğini kime teslim edeceksin ? Türkiye'nin bölünmesine artık adımlar kaldı. Oynanan oyunu görecek kadar zekan yok biliyorum ama bunun hesabını bir gün vereceğini unutmaman gerekiyor. Halkın adaleti yoksa bile ilahi adalet olacağını aklından çıkartma !

 

©Yücel Sügen

18.05.2018

 


 

 

 

UMUDUNU   ASLA  KAYBETME   DOSTUM

 

Seferihisar çıkışında İzmir yolu üzerinde 2003 yılına kadar tabelasında  İlk öğretmen Okulu  yazılı bahçe içinde bir kurum vardı.  Bir gün aynı yoldan geçerken tabelanın değişmiş olduğunu gördüm. Yeni tabelada şu ibare görünüyordu : "Uluslararası Anadolu İmam Hatip Lisesi" Yeni devrin yönetiminin temel uğraşı yeni bir kavram veya tesis yaratmak değil. Eskisini kendi kafasına uygun değiştirmek oluyor. Son olarak Üniversiteleri ayağa kaldıran bölünme olayı da buna benziyor. Şeker fabrikaların satışı da başka bir icraat. Türkiye ayağa kalkmış sattırmam diyor ama onlar birer ikişer satıyorlar. Siyaseti izleyen bir arkadaşımın dikkatini çekmiş bu pervasızlık. Tam seçime günler kalmışken, hiç bir iktidar bunlar gibi  davranmaz. Belki de yönetimden gitmemek üzere her şeyi ayarlamışlardır diye bir arkadaşım şüphe ile karışık açıklama yapıyordu. Bir başkası ise bir dedikodudan bahsediyordu. "Her şeyi göze almışlar. Demokrasilerde olduğu gibi makamlarını bırakmayacaklarmış !"

 

Demokrasi kuralları içinde Türkiye'nin önünde ülkenin kurtulması için son bir fırsat kaldı. Kar suları kızgın güneşin ışıklarında o kadar hızlı erimeye başladılar ki ovayı kaplayan sel suları giderek yüksek tepeleri bile aşmaya başladı. Bu selin önünde durmak için insan dışında bir yaratık olmak lazım. Halkın büyük çoğunluğunu terörist ilan etmek ve Atatürk'ün partisini pislik olmakla suçlamak çok basit seçim propagandalarından biri olmaya mahkum oldu.  Türk halkının sağduyu ve vatan sevgisiyle dolu insanları tamam demeye hazırlanıyor.

 

Bu güne kadar pek çok seçim gördüm. Çeşitli siyasi badirelerle karşılaştım. 12 Eylül askeri darbesiyle yönetim değiştiğinde bir devlet kurumundaki işimden ve Öğretim üyeliği görevinden ayrılmak zorunda  kaldım. 27 Mayıs öncesi Başbakan Adnan Menderes Londra uçak kazasından kurtularak Istanbul'a döndüğünde İlkokul öğrencisiydim. Tüm öğrencilerin Havaalanı yoluna giderek karşılama törenine katılmaları istenmişti. İstanbul'a kadar yolun iki tarafı da insanlarla mahşer gibi doluydu. Kurbanlar kesilirken bir meczup kendi çocuğunu kurban etmek istemişti ! 27 Mayıs sabahı radyoda çalan marşları dinliyorduk. Bir darbe yapılmıştı. Çocuğunu kurban etmek için yola fırlayan taraftarlardan kimse ortada yoktu. Siyasetin her manzarasını izleyerek bu günlere geldik. Ben koltuğumu bırakmam demenin hiç bir işe yaramadığı zamanlar olur.  O koltuktan seçim sonucu düşen kişinin meydanı rakiplerine bırakarak çekilmesi  gerekir.

 

Bu sefer ülkenin geldiği noktayı anlamak için ekonomiye bir göz atmak yeterlidir. Dün Seferihisar pazarında millet adeta ağlamaklı gibiydi. Halkın genel olarak görüşü çok kötü durumda bir ekonominin ülkeyi batma noktasına sürüklediği  durum olduğuydu. Bu anormal şartlar sürdüğü takdirde tahribat korkunç görünümlerle sürecektir. Astroloji işaretleri bu sefer kurtuluşa beş kaldığını gösteriyor. Yapılan hasarların tamamen giderilmesi zor ve sancılı bir süreçten sonra mümkün olabilir.

 

Türkiye aşılması pek kolay olmayan engelleri geçip kurtuluşun ilk adımını atacağı güne yaklaşıyor. Bunu gösteren kozmik işaretlere bakarak sesleniyorum.  Umudunu asla kaybetme dostum.

 

©Yücel Sügen

12.05.2018

 


 

 

 

FACEBOOK   REZALETİ

 

Bu satırların yazıldığı sırada Facebook kurucusu ve CEO'su Mark Zucherberg  ABD Senatosu Adalet Komitesi ve Ticaret Bilim, Ulaşım Komitesinin ortak düzenlediği "Facebook Sosyal Medya Gizliliği ve Veri Kullanımı ve Suistimali" adlı oturumda Senatörler karşısında hesap veriyor.

 

Zucherberg ifadesinde merkezi Londra'da bulunan "Cambridge Analytica" adlı veri analiz firmasının 87 milyon Facebook kullanıcısının hesaplarından izinsiz topladığı kişisel verileri ABD ve İngiltere'deki kritik seçimleri etkilemek için usulsüz kullandığına yönelik iddiaları 44 ABD Senatörü önünde yanıtlamaktadır.

 

Adalet Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Senatör C. Grassley, yaptığı açılış konuşmasında, "Bu emsalsiz bir oturumdur. Bu gün Facebook'un düzinelerce veri noktasına erişimi var. Facebook'un bu verileri kullanarak reklam gelirleri yoluyla para kazandığı sır değil. Ancak bir çok kullanıcı bu gerçeğin farkında değil. Facebook geçen sene yaklaşık 40 milyar dolar gelir elde etmiştir.

 

Ticaret Komitesi Başkanı Senatör J.Thune da konuşmasında, Facebook'un insanlara erişimin olağanüstü olduğunun altını çizerek M.Zucherberg'in sorumluluğunu hatırlatmıştır. Zuckerberg konuşmasında Facebook'un veri sızıntısını önlemek için yeteri kadar çaba sarf etmediğini kaydederek şirketin yarattığı araçların zarar için kullanıldığına, bu zararların arasında da sahte haberleri, seçimlere yabancı müdahale ve nefret konuşmalarının yer aldığı bilgisini paylaşmıştır. CEO, "Bu büyük bir hatamdı ve özür dilerim" demiştir.

 

Böyle bir soruşturmanın yapılmasının nedeni ABD son seçimlerinde Facebook kişisel bilgilerinin Trump'un partisi tarafından kullanılmasıydı. Kişilerin meyilleri, sevdikleri şeyler, politik görüşleri ve özel bilgileri seçim konularında kullanılarak buna göre propaganda yapılmasıydı. Bunun dışında amaçlar da olabilir ve zamanla ortaya çıkacaktır. Ancak atı alan Üsküdar'ı geçmiş olacaktır ! 16 Nisan 2017 Referandumunda oy hırsızlığını unutmadık. Belki de Türkiye'de yapılan seçimlerde "Cambridge Analytica" şirketinin danışmanlığında sonuç alınmıştır. Ortaya çıkan gerçekler bizi şaşırtmadı. Bu güne kadar çeşitli yerlerde ve görüşmelerde karşıma bir tek AKP'li olduğunu açıklayan kişi çıkmadığı halde nasıl oluyordu da AKP seçimleri kazanıyordu ?

 

Bu yılın başında Astromistik adı altındaki Facebook sayfamız birden kapatılmıştı. Nedeni sorduğumuzda abuk sabuk açıklamalar yapılmıştı. Sözde sayfa kişi adına değildi ve soyut bir kişiliği temsil ediyordu. Bu olayın gerçek nedenini M.Zucherberg soruşturmasında anlamış bulunuyorum. Soyut bilgiler onların işlerine yaramıyor olmalı. Çünkü bu bilgileri reklam şirketlerine ve seçimlerde hükümet organlarına satamıyorlar. Eğer somut bir kişilik olsa ortada onun beynini yıkamak için her fırsatı kulanacaklar ve müthiş paralar kazanacaklar. Geçen yıl Facebook'un kazandığı 40 milyar dolar hiç bir fabrikanın ve işletmenin kolayca kazanamayacağı bir rakam. Mesleğim nedeniyle Denizcilik alanlarını ele alayım. Geçen hafta 85 milyonluk bir yalıyı yıkan 225 metrelik koca gemiden elinizde 20 tane olsa maliyeti 500 milyon dolar tutar ve asla yılda 40 milyar doların onda birini bile kazanamazsınız. Gördüğünüz gibi çok kirli ve aşağılık bir dünya düzeni var. Milyonlarca insan da sosyal medyada adını duyurmak için bunların oyunlarında figüran oluyor.

 

Eğer durum sadece para kaybetme meselesi olsa ticaret oyunu diyerek önemsemeyiz. Ama bu kişiler seçimlerde hile yapılmasına neden oluyorlar ve torunlarımızın kaderlerini şimdiden karartıyorlar. Ülkemiz parsel parsel satılıyor. Büyük lider Atatürk'ün Cumhuriyeti yok ediliyor. Bunları düzenleyen şeytanın ortağı olmalı. Çocukluğumdan beri beyin yıkanmasını andıracak şekilde yüzlerce soykırım filmlerinde Yahudileri öldüren ve fırınlarda yakan Nazi'leri izledim. M.Zucherberg de bir Yahudi olduğuna göre dünyanın bu günkü durumuna düşmesi bir rastlantı olabilir mi ?

 

Facebook'daki kişisel hesabınızı kapatarak somut bir kişilik adına açmayı deneyin. Bakalım Mark ne yapacak ?

 

 

©Yücel Sügen

11.04.2018

 


 

 

 

 

GÜZELİ  SEVMEK  TANRININ   ÖDÜLÜDÜR

 

Bir siyasetçi var. Heykelleri yıkmakla ünlü ve çatlasan da patlasan da yıkacağım diyor. Bu konuda topluma kendini göstermesi "Ucube" dediği bir heykeli yok etmekle başladı. Siyasetçinin yeni moda yalakaları sözde sanatçı (!) bazı kadınlar da  güzellik denen Tanrı vergisi bağışın altından girip üstünden çıktıkları için onun peşinden  Havari  gibi koşuyorlar. Bir de kendini göstermeyen uydular var. Kafaları sarılı değil ama modern kadın görünümde olarak güzellik sevmeyen adam için Pervane böceği oluyorlar. Aşık oldukları mumun bir gün söneceğini bilerek çirkin sever olmayı hayatlarının gizli amacı yapmışlar.

 

Bunların bilmedikleri en önemli gerçek güzelliğin Tanrı tarafından yaratılması ve onun tarafından tekrar geri alınmasıdır. Bir zamanlar erkeklerin hayallerini süsleyen film yıldızı kadınların bir de yaşlılık hallerine bakınca evrenin en önemli gerçeğini görebilirsiniz.  Zamanın öldürücü temasını hiç olmazsa sanatla değiştiren insanlar var. Bunlar ressam, heykeltraş veya besteci olabilir. Siyasetçimiz aslında bunları da hiç sevmez. Hayvanları da sevmez. Bir gün bile kucağında bir kedi ile görülmemiştir !  Onu sevenlerin de aynı  karakterde olduklarını düşünebiliriz.

 

Güzelliğin ne kadar geçici olduğunu biliyoruz. Ancak sanatçı görüşü buna karşı çıkmıştır. Bir kalıp mermer sütunu sadece çekiç ve keski kullanarak öyle bir biçime sokar ki insan karşısında hipnotizma olabilir. Buradaki eşsiz hüner ölümsüzlüktür. Örneğin aktrist Marilyn Manroe ölümsüzdür. Çünkü onu hep öldüğü gençlik haliyle hatırlarız. İşte sanatkar insan da Tanrının ölümlülere bağışladığı yeteneğini kullanarak bir mermer kalıbın sadece fazlalıklarını atarak (!) ortaya ölümsüz güzelliği çıkartır. Bazıları bu uğraşta öyle başarılı olur ki ortaya çıkan güzel kadına insanın aşık olması görülebilir.

 

Güzellik geçicidir ve bir gün gelir gençliğinde Tanrıça sayılan bir kadın yaşlandığında aynalara küser. Bunlardan bazıları yüz ve bedenlerini düzelticilerin insafına terk ederek yürüyen mumya haline gelirler. Konuşmakta bile zorlanırlar. Ancak bir sanatçının bir kalıp mermerden ortaya çıkardığı güzellik ölümsüzdür. Bunu sevmeyen adamı sever görünüp görülmemiş yalakalıklar ortaya koyan ve pervane böcekleri gibi bir gün sönecek mum ışığının etrafında dönen bu tür insanların gerçeğin ne olduğunu anlamaları  gerekir. Sabahtan akşama kadar güzellik peşinde koşmak yerine yakındaki bir sanat galerisine giderek ölümsüzlüğü tanımaları çok faydalı olur.  Birileri çatlasa da patlasa da bir gün ölüp gidecektir ama insan tarafından yaratılan ölümsüzlük yaşayacaktır !

 

©Yücel Sügen

03.04.2018

 


 

 

 
 

 

 

Horoskopun Şifresi

Yaşamın Anlamı

Rüyanın Gerçekleşme Şansı

Mutluluğun  Resmi

Mantığın  Efendisi  Duyguların  Kölesidir

Burca Göre Partner Seçimi

Teos Günleri

Borsa ve Talih

Dünyanın durduğu gün

Dört Boyutlu Horoskop

Tanrıyı  Savunmak  Zamanı

Bir şampiyonun kötü Zamanı

Talihin  Güzel Zamanları ve  Kötü  Zamanları

 

Özgür  İrade   Olsaydı...

Yaşam Bazen Pamuk ipliğine bağlıdır

Tutkunun Sonsuz Yolculuğu

Astroloji Ne  İşe Yarar ?

Kalan son çare

Çocuk Sağlığı

Horoskopun  Şeytani  Görünümleri

Halkımızdan birinin portresi

Karanlık   tarafın  kapısı

Talihin Döngüsü

Tanrı Geleceği Niçin Açıklar ?

Kadın  Ruhunun  Hassas  Dengeleri

Astrolojinin  Anlamını  Kavramak

Eş  Zamanlık   veya  Karmik  Etkileşim

Kala Purusha  Uygulaması

İnsan her zaman yanlış bir burç altında doğabilir. Dünyada onurlu 

biçimde kalmaksa kendi yıldız falını gün gün düzeltmek anlamına gelir.