Yengeç    2022      Ingressus     Horoskopu

Mariupol

Düşüş

Cehalet  Sınır  Tanımıyor

Çürümüşlük

Kraliçe Öldü, Yaşasın Kral

 

 

 

ASTROLOJİ  MUCİZESİNİ   YANSITAN    OLAY

 

TÜM  ZAMANLARIN  EN  GÜZEL    İNTİHARI

 

Evelyn McHale adındaki kadının intiharı tarih sayfalarına “Tüm zamanların en güzel intiharı” olarak geçmiştir. Onun hayat hikayesi ve çarpıcı sonu insanları belki de yıllarca etkilemeyi sürdürecektir. 20 Eylül 1923 günü Kalifornia eyaletinde dünyaya gelen Evelyn, 1 Mayıs 1947 günü henüz 24 yaşında iken New York’ta, o zaman dünyanın en yüksek binası sayılan Empire State Building gökdelenin terası  olan 86.kattan kendini boşluğa bırakmış ve cadde üzerindeki bir arabanın üzerine  düşerek ölmüştür.

 

Evelyn  McHale’nin Öyküsü

 

Berkeley’de dünyaya gelen Evelyn  yedi kardeşe sahipti. Yedi yaşındayken babasının yeni işi nedeniyle Wasington’a yerleştiler. Çocukluğunda anne ve babasının bitmeyen kavgalarına şahit olarak büyümek zorunda kalmıştı. Ufacık yaşına rağmen bu kavgalarda ara bulucu olmaya çalışıyordu. Ancak aile içi huzursuzluk durmadan artıyordu.

Babasına katlanmakta güçlük çeken annesi Helen bir gece gizlice evi terk etmiş ve bir daha geri dönmemiş hatta çocuklarını asla aramamıştı. Babası Vincent, çocuklarına hem babalık hem de analık yapmak zorunda kalmıştır. Evelyn liseye başlama çağında bu sefer iş nedeniyle New York’a taşınmışlardı.

Babası banka müfettişi olarak çalışan Evelyn liseden mezun olunca önce kadın ordusunda çalışmış ve daha sonra istifa ederek bir finans şirketinde muhasebecilik yapmaya başlamıştı. O günlerde Barry isimli eski bir hava kuvvetleri elemanı ile tanışıp bir süre sonra nişanlanmıştır.

27 Nisan 1947 günü nişanlısını görmek için 4 günlük bir yolculuğa çıkan Evelyn, Pensilvanya’da kalışının son gününde Barry’den çift sıralı bir inci gerdanlık kolye hediyesi almıştır. Kolyeyi çok beğendiğini söylemiş ve hayatı boyunca boynundan çıkartmayacağını açıklamıştır.

Evelyn, NewYork’a gelince bir otelde oda tutup odasına geçerek son notunu yazmaya başlamıştı. Not kağıdını ve bazı aile fotoğraflarını çantasına koyup 10.30’da otelden ayrılıp  Empire State gökdelenine gelerek asansörle  86. Kattaki terasa çıkmıştır. Paltosunu çıkartıp çantasıyla birlikte terasın korkuluklarının üzerine bırakmış ve  nişanlısının hediyesi olan inci kolyeyi boynundan çıkartmıştır. Kolyeden güç almak istercesine elinde sıkıca tutarak saat 10.40’da korkuluklara çıkıp kendini 86.kattan aşağıya bırakmıştır. Gökdelenin önündeki caddeye park edilmiş Cadillac marka arabanın üzerine  düşmüş ve 1 Mayıs 1947 günü oracıkta can vermiştir.

 

Evelyn’in üzerine düştüğü arabanın tavanı çökerken genç kadın huzurlu bir şekilde uyuyormuş gibi tüm güzelliğiyle ve elinde sımsıkı tuttuğu inci kolyesiyle yatıyordu. Dört dakika sonra oradan geçmekte olan fotoğrafçı Robert Wiles güzellik abidesi gibi uzanan cesedi bu fotoğrafla ölümsüzleşmiştir.

Ölümünün fotoğrafı Evelyn’in son isteğinin gerçekleşmesini engellemiş ve onun bir intihar değil özgürleşmesinin sembolü gibi tarihe geçmesini sağlamıştır. İntihar eişinin nedeni hiçbir zaman tam olarak bilinmese de günlüğüne bakılınca mutsuz bir evlilik yapmaktan, iyi bir eş ya da anne olamamaktan korktuğu, bu nedenle ölmeyi tercih ettiği düşülmüştür. Oysa, böyle korkunç bir şekilde ölmeyi seçmek için insanın çok cesur olması gerekir. Bize intiharın sebebini sadece astroloji açıklayabilir. Bu yüzden astroloji mucizeler sistemidir.

EVELYN  İÇİN  VEDİK   HARİTALAR  VE   ANALİZLERİ

Evelyn için hazırlanan Rasi (Doğum) ve Navamsa haritası başına gelen korkunç yaşam sonunu ve nedenlerini çok açık olarak göstermektedir. Bu haritaya göre hayatımızın her olayı önceden belirlenmiş veya yazılmış olmalı. Daha dünyaya geldiğinden ilk nefesini alan Evelyn için hayatının bir gün çok cesur olmasını gerektiren bir ölümle sonuçlanacağı alnına yazılmıştır. Bu hayatın yaşanma şekli de onun yakınlarının kaderlerinde yer alacaktır. Yani alın yazısı bağımsız ve sadece onun için yazılmış değildir. Anne ve babasının hatta kardeşlerinin horoskoplarında da kaderi görünecektir.  Böyle bir hayat yörüngesinin olması insanın tüylerini ürpertecek kadar sarsıcıdır. Aslında insanların çoğunun böyle bir sisteme inanmaması daha normal bir sonuçtur. Aksi halde ruhen zayıf olanların yaşam mücadelesine katlanmaları mümkün olmazdı.

 

KADERİN  BELİRLEYİCİSİ  :  KALSARPA   YOGA

 

Rasi (Doğum) haritasında Rahu-Ketu yani Ay düğümleri ekseni Aslan-Kova burçlarında yerleşmiştir. Tüm gezegenler Ekliptik (Tutulum) ekseninin bir tarafında yerleşmiştir. Ayrıca Aslan burcunda yani 1.ev olan Yükselen burçta Rahu ile birlikte MARS yerleşmiştir. Burası Yükselen burç olduğundan şiddetli negatif enerji yüklüdür. Hayatın ilk bakışta rengini belli eden horoskop noktası burasıdır. Yükselen Burç böyle büyük ölçüde zarar gören birisi normal sayılacak bir hayat yaşayamaz ve yaşam sonu da buna benzer şekilde kötü olur.

Tüm gezegenlerin ekliptik eksenin bir tarafında yerleşmesi durumuna “Kalsarpa Yoga” adı verilir ve kısaca “KSY” şeklinde tanımlanır. Eğer gezegenlerin yerleşimi Rahu’dan itibaren olursa  ortaya tam olarak Kalsarpa Yoga çıkar. Eğer gezegenlerin yerleşimi Ketu’dan itibaren olursa oluşan KSY daha ziyade ruhsal sorunların göstergesidir.

Kalsarpa yoga’da Rahu ve Ketu’nun yerleştiği evlere göre 12 farklı KSY şekli ortaya çıkacaktır. Burada olduğu gibi Rahu 1.evde ve Ketu 12.evde olursa  “Anant Kalsarpa Yoga” oluşur.  Her yoga biçimi farklı yaşam tarzları ve sorunları üretecektir.

 

Genel  Olarak  Kalsarpa   Yoga   Etkileri

 

İlk ev iki zararlı gezegenden ciddi şekilde etkilendiği için; kişi sağlık ve yaşam süresi ile ilgili ciddi sorunlarla karşılaşabilir; diğer sorunlar arasında. Ay, Mars ve Venüs burçta güçlü değilse; kişi bazı durumlarda ciddi rahatsızlıklara dönüşebilen psikolojik sorunlar yaşayabilir. Bu dört gezegenin bu tür zararlı kombinasyonu, kişinin şizofreni veya bipolar bozukluk gibi sorunlarla uğraşmasına neden olabilir; diğer psikolojik sorunlar arasında. Kişi aynı zamanda uyuşturucu bağımlısı da olabilir ve bu bağımlılık nedeniyle sağlık, para ve itibar kaybı yaşayabilir.

Bu yoganın aşırı bir durumunda, Güneş burcu da zayıf veya zararlı olduğunda; kişi 40 yaşından önce ölebilir; aşırı dozda uyuşturucu kullanımı nedeniyle, zararlı ilaçların uzun süre düzenli olarak tüketilmesinden kaynaklanan sağlık sorunları; ya da intihar edebilir. Kişi intihar ederse; bunu ciddi bir depresyon veya bazı ciddi psikolojik rahatsızlıklar sırasında yapabilir.

Evlilik alanına bakıldığında, bu durumda neredeyse umudu  yok olabilir ve Jüpiter'in (kadınlar için) ve Venüs'ün (erkekler için) güçlü yerleşimleri bile fazla rahatlama getirmeyebilir. Anant Kaal Sarp Yoga, Merkür ve Satürn'ün bu zahmetli birleşiminden dolayı; kişi 40 yaşına kadar evlenmeyebilir veya hayatı boyunca evlenmeyebilir.

İntihar vakalarında ölüm ruhsal bir bozulma sırasında ortaya çıkar. Evelyn öldüğü zaman 8.evden T.Mars ve 12.evden T.Satürn geçmekteydi.  Her iki zararlı gezegen Başak burcunda yerleşik Yükselen Burç yöneticisi Güneş ile görünüm içindedir. Bu da psikolojik yıkımın göstergesidir.  Natal Ay ile görünüm yapan ve Ay’a göre 7.evde bulunan T.Satürn ölüm zamanında “Kandaka Satürn” adı verilen çok zararlı bir zamanı göstermektedir. Böyle zamanlarda ruhsal dengesizlik çok zararlıdır.

 

Çok çarpıcı ve ilginç bir astroloji olayı olan Evelyn McHale olayını daha geniş şekilde tüm ayrıntıları ile yeni eserimiz "Astroloji Mucizesi" EKitabının yeni sürümünde  okuyabilirsiniz.

 

©Yücel Sügen

 

02.11.2022

 

 

KRALİÇE  ÖLDÜ,  YAŞASIN  KRAL

 

 

İngiltere kraliçesi II.Elizabeth 96 yaşında vefat etti. Oğlu Charles Kral ilan edildi. Daha önce iki Charles adlı kral olduğundan yeni kralın sıfatı III.Charles oldu. Kral,  14 Kasım 1948 günü dünyaya gelmiş. Bana sorarsanız çok yanlış bir ad verilmiş kendisine !  Adaşı I.Charles İngiltere’nin idam edilen tek kralıdır. Yine İngiltere’de  yaşanan tek iç savaş onun zamanda olmuştu. Parlamento ordusuna yenilen I.Charles  30 Ocak 1649 günü Londra’da kafası kesilerek idam edilmişti. Böyle kadersiz bir adamın adının bir gün kral olacağı bilinen veliaht prense verilmesi ne kadar acı bir kader tecellisidir.

 

Yeni kral Charles’in, Vedik Rasi haritasında Balık burcunda yerleşen AY “Vargottama” gücünde. Ay, Anne temsilcisi olduğundan ne kadar güçlü bir kadın olduğunu gösteriyor. Charles, transit Satürn geri hareketle 11.ev olan Oğlak burcuna dönünce annesinin vefatıyla tahtına kavuştu.  Ancak 2023 başında transit Satürn yeniden Kova burcuna girecek ve kralın hayatında “Sadesati” adı verilen kötü bir süreç başlayacak. Kova’dan sonra Balık burcuna geçecek Satürn, Sadesati zirvesini yaşatacak. Onun yaşındaki bir insan için hayatın en kötü zamanları sayılır. Muhtemelen İngiltere ve Avrupa tarihinin kötü bir sürecini görecekler. Bunun kokularını Rusya ile yaşanan krizlerden anlıyoruz. III.Charles de  kötü kaderi olan  bir kral olarak tarihe geçebilir !

 

TÜRKİYE  İÇİN   ÇANLAR    ÇALIYOR

 

Tanışıklığımız 50 yıl öncesine dayanan bir arkadaşım var. Önemli bir sağlık sorunu yüzünden Devlet hastanesinden zorlukla alabildiği muayene sırasında sorunu anlaşılınca uzman bir hekime yönlendirilmiş. Muayene için gittiği devlet hastanesinde çalışan uzman hekim aniden izne çıkınca geri dönmüş. Bana üzüntü içinde şunları söyledi. “Bu gidişle devlet beni iyileştirecek bir yardım yapamayacak. Parayı denkleştirip özel bir hastanede tedavi olacağım”. Bundan sonra da bizim yaşımızdakilerin geçmiş yıllarda hastanelerde böyle sorunlar yaşamadığımızdan ve tedavilerin çabucak yapıldığından konuştuk.

 

Arkadaşım bizi kurtaracak bir ışık görünmediğini söyleyince muhalefete ne diyorsun diye sordum. “Altılı masadan bir şey çıkacağı yok..” dedi. “Ekonomi de çok kötü ama gene iktidar düzeltebilir”  Sözüne gülmeye başladığımda arkadaşım, dün marketten sinek kovar satın aldım. 24 liradan 17 liraya düşürmüşler fiyatını. Enflasyon düşmeye başlamış  bile dedi !  Bu arkadaşım Üniversite mezunu. Böyle çocukça savlara  bakıp iktidarın savunucuları zaten eğitimsiz kesim der geçeriz. Oysa bazı insanlar iki üniversite mezunu olsalar bile acı gerçekleri göremiyor. Önümüzdeki kışı dünyanın en korku dolu zamanlarından biri olacak diye korkuyla düşünürken her yerde olduğu gibi çanlar başımızın üstünde çalıp duruyor ! Türkiye’nin doğum horoskopu (Mundane) olumsuz zamanları zaten gösteriyor.

 

Türkiye ve dünyanın büyük bir kısmı gerçekten çok kötü zamanlara dolu dizgin gidiyor. Enerji, gıda, iklim  ve sağlık sorunları Mahşerin dört atlısı gibi üzerimize koşuyor. Bazen ülkelerin başına kaderin getirdiği insanların daha doğuştan tetikleyen  lanetli etiketleri  kötü gelecek için işaret olur. Askerken bir onbaşı olan  Adolf Hitler  siyasete girip Almanya’da mareşallere  kumanda etmeye başlayınca koca ülkesini çökertmişti. Bazı insanların geçmişi felaketlerin ön habercisi olur. Bunu anlamak için Üniversite mezunu olmak da yetmiyor. Hele geleceği okuyan bir falcı olmaya hiç gerek yok !

 

©Yücel Sügen

 

12.09.2022

 

 

ÇÜRÜMÜŞLÜK

 

Toplumdaki çürümüşlük tabandan zirveye kadar her yeri sarmış ! Bu öyle bir bitiş ki aslında üzerinde buram buram çürümüşlük kokanlar bile kendi zavallı durumlarına bakmadan başkalarını suçluyorlar. Ünlü şair Nazım Hikmet   zamanın tablosuna bakarak nazikçe halkını uyarmıştı.  “Koyun gibisin kardeşim, Kabahatin çoğu senin ”  Kabahatin çoğu değil hepsinin bu beyinsiz insanların olduğunu görmemek için kör olmak gerekiyor !

 

Çürümüşlüğe örnek olarak en son ülkenin başına gelen KPPS  rezaleti konuşuluyor. Oysa bu uygulamanın baştan sona rezalet olduğu neden görülmüyor ? Bir komşumun mükemmel eğitim görmüş harika bir kızı var. Geçen yıl Üniversiteden mezun oldu. Eğitimine uygun bir alanda çalışmak için girdiği sınavda yüksek  puan aldığı halde yapılan mülakatta modern ve akıllı görünüşü nedeniyle elenmişti. Bunun kadar saçma bir sistem olabilir mi ? Mülakat denen ucube yöntem her yerde ve zamanda  istediklerini işe almak  uydurmasıdır. Böyle bir sınavda kazanan insanları bir heyetin bir kere daha sorgudan geçirmesi insan haklarına aykırıdır.

 

Liseyi bitirdiğim yıl o zamanın modasına (!) göre çeşitli fakülte ve yüksek okulların giriş sınavlarına giriyorduk. Çok sıcak bir havada bir sınıf arkadaşımla beraber Yeşilyurt’taki askeri karargahta yapılan Hava Harp Okulu sınavına girdiğimizde  yapılan mülakata yaz boyu kullandığım kıyafetle gitmiştim. Kısa kollu gömlek vardı üzerimde. Sınıf arkadaşım ise sıcak havada takım elbiseyle gelmişti. Sınıf arkadaşım Hava Harp okuluna girmek hakkını kazanmıştı. Askerler o gün mülakatta kafalarınca askerliğe uygun karakterleri seçmişlerdi. Kaderime ve talihime şükrederim daha sonra girdiğim hayalimin mesleğini verecek kurumun sınavını kazanmıştım. Orada mülakat değil beynin gücü geçerliydi.

 

Bu gün Türk halkının çektiği sıkıntıların temelinde şairin koyun gibisin kardeşim dediği sürü psikolojisinin rolü büyüktür. Bu halk Sedat Peker’in internette açıkladığı rezilce homoseksüel videolarını tutkun gibi izler ama yanı başındaki çürümüşlüğe aldırmaz. Komşularından homoseksüel  sporcu bir adamın devlet sırtından geçinmesini, mal ve mülke sahip olmasını sırtını sıvazlayarak seyreder. Bu olaya karşı duranı görmezden gelir. Hatta onu suçlar. Sonra hayat pahalılığına ve çeşitli rezaletlere karşı durmadan  şikayet eder. Bir şekilde ortaya çıkıp ülkemizi çıkmaz yollara sokan hataları yapanlara karşı görüşünü açıklayamayacak kadar korkak ve siniktir.

 

Çürümüşlük kokusu artık  ülkenin havasını iklim krizlerinden daha fazla bozuyor ama koyun gibi  olan beyinsizler yıl boyu makarna yemekten  kurtulamıyorlar. Homoseksüel komşusunun koruyucusu olan bunlardan bir kadının torunu ile konuşması kulağıma çalındı. Çocuk soruyordu akşama  ne yemek var Büyükanne ? Kadın makarna var  deyince çocuk homurdanarak gene mi makarna dedi. Kadın şöyle yanıt verdi : “Ama bu sefer düdüklü  makarna yavrum”. Protein yemedikleri için beyinleri çalışmayanların torunları da aynı yoldalar !

 

 

 

©Yücel Sügen

 

07.08.2022

 

 

 

CEHALET  SINIR  TANIMIYOR   !

 

Dünyanın içine girdiği bunalımın en önemli nedeni orta çağ cehaletinin insanlarda sınır tanımamasıdır. Cahillik her alanda ve konuda mahşerin dört atlısı gibi koşuyor. Dangalaklık eskinin alaydan yetişen ama bir şekilde rütbe kazanan ayaktakımının sıfatı olmuş ortalığı kasıp kavuruyor. Kanunları uygulayanlar da aynı perişanlık içinde olmalılar ki cahiller suçlarının hak ettiği cezaları almadan sıyırıyorlar. Tarihte aynı çalkantıyı yaşamış hiç bir toplum ayakta kalmamıştır. Tarih bunu gösteriyor ama benzer hedeflere koşuluyor.

 

Bir erkek karısının ilk doğumunda kız çocuk doğurmasına çok içerlemiş. Genellikle ataerkil  toplumların hastalığıdır ama kibirli mahluk 2.çocuğa hamile karısının doğum yapmasını beklemiş. Kadın yine kız çocuk doğurmuş. Dangalak mahluk gece karısının uyumasını beklemiş. Sonra elektrik pirizine soktuğu kablonun uçlarını kadının şakaklarına dayamış. Kadın ölmek üzereyken polisi arayan ucube mahluk "Karımı öldürdüm. Can çekişiyor.." diye övünmüş !

 

Katili yargılayan mahkeme sonunda müebbet hapis cezası veriyor. Yargıtay kararı bozuyor. Nedeni  şöyle açıklanıyor : " Eşini eziyet çektirerek veya canavarca hislerle öldürmemiştir". Bundan sonraki cinayetlerde katiller maktulü kibarca öldürmeye çalışırlar bu ülkede !

 

 

DANGALAKLIK  NASIL   OLUŞUYOR  ?

 

 

İnsan beynini cehaletten kurtaran ilaç bilimdir. Karısını vahşi şekilde ve aptalca bir akıl tutulması sonucu öldüren dangalak astrolojinin varlığından bile habersiz olmalı. Gerçi haberi olsa da zamanımızda aptalca burç yorumları ile zaman harcayan eğitimsiz salaklardan ne öğrenebilir ? Oysa, biyolojik denkleminin hangi kadından çocuk yaparsa yapsın doğacak çocuğun cinsiyetinin aynı olacağını gösterdiğinden haberi bile yoktur.

 

Bunu öğrenmek için insanın sadece gerçek doğum bilgilerinin bilinmesi yeterlidir. Kadın ve erkek doğum haritaları sahip olacakları çocukların cinsiyetlerini ve zamanlamasını gösterir. Ayrıca kısırlığı, çocuk kaybetmesini veya üvey çocuk sahibi olmasını bile görebiliriz. Bunun bilinmesi için sadece işleyen bir beyin sahibi olmak yeterlidir !

 

VEDİK  ÇOCUK   HARİTASI

 

Vedik astroloji sisteminde "Bölüşümlü" (Divisional) yardımcı haritalar vardır. Bunlardan biri olan "SAPTAMSA" veya "D7" haritası insanın sahip olacağı çocukların cinsiyetini ve zamanlamasını gösterir. Çocuk sahibi olamayacaksa bunu da görebiliriz. Bu konuda örnek olarak kendi Saptamsa haritamı vereceğim. Çünkü Türklerin doğum bilgileri genellikle muğlak olduğundan en güvenilir olanı doğru olandır.

 

 

Saptamsa haritasının kurgusunda kişinin erkek veya kadın olması farklı haritalar oluşturur. Erkek için birinci çocuk evi yükselene göre 5.ev olur ama kadın için birinci çocuk evi 9.ev olacaktır. Yukarıda verilen Saptamsa haritası erkek kişi için 1.çocuk evi beşinci evdir. İkinci çocuk evi buradan itibaren 3 ev sonrasıdır. Üçüncü çocuk evi de yine 3.ev sonrasıdır.

 

Birinci ev yani Yükselen Başak olunca 1.çocuk evi 5 ev sonrası yani Oğlak burcudur. Oğlak dişi burçtur. Oğlak yöneticisi SATÜRN erkek burç olan Aslan'da yerleşmiştir. Bu nedenle ilk çocuğun cinsiyeti erkek olur. Birinci çocuk doğum zamanında (17 Mayıs 1973) transit Jüpiter Oğlak burcunda yani ilk çocuk evindeydi. Bu da çocuk doğum zamanını gösterir.

 

İkinci çocuk evi Balık burcundadır. Burcun yönetici gezegeni JÜPİTER erkek burç olan Kova'da yerleşmiştir. Ancak Vedik astoloji kurallarına göre Kova burcundaki yerleşim kız çocuk verir. Bu nedenle 2.çocuğun cinsiyeti kız olur. (Bkn. İleri Vedik Astroloji. Shf. 85).

 

Üçüncü çocuk evi Boğa burcu evidir (9.ev). Boğa burcunda Ekliptik ekseni ve KETU vardır. Bu durumda çocuk dünyaya gelmeyecektir. Gerçekten de eşim 3.çocuğa hamile kalmış ama aldırmıştı. Bu  evdeki yerleşim  çocuğun dünyaya gelmeyeceğinin göstergesidir.

 

Yeniden ruh hastası dangalak kadın katili kocaya dönelim. Bu adam kendi biyolojik ayarı veya kabahati yüzünden hiç bir suçu olmayan karısını vahşi şekilde katletmiştir. Toplumda benzer olayların bir nedeni de bazı gazetecilerin köşe yazılarında aptalca ve araştırmaya dayandırmadan astrolojiye inanmadıklarını yazmalarıdır. Bazı dangalaklar da astrolojiyi burç yorumu olarak görüp ahkam kesmeye devam ederler. Aslında toplumu hatalı şekilde yönlendiren ve ülkeleri batıran siyasilerin doğum bilgileri olmayanları hiç seçmemek doğum bilgisi doğru olanları da analiz etmek gerekir. Böylece ülkelerin delilerin eline geçmesi engellenir.

 

©Yücel Sügen

 

17.07.2022

 

 

D Ü Ş Ü Ş

 

 

Türkiye'nin Mundane horoskopu doğum haritasıdır. Bu harita üzerinde Güneş tutulmasının (Ekliptik) özel anlamları olur. 2022 Yılının son Güneş tutulması 25 Ekim 2022 günü olacaktır. Tutulma akrep burcunda ve Mundane horoskopun 5.evindedir. Tutulma natal GÜNEŞ üzerinde olacaktır. Tutulmanın doğumdaki gezegenler üzerinde olmasının özel anlamları vardır.

 

Tutulmalar en önemli astrolojik olaylar arasındadır. Tutulmanın etkisi altı aya kadar (veya bir tutulma evresinden bir sonraki tutulma döngüsüne kadar) hissedilebilir. Tutulma sırasında ekliptik ekseni diğer gezegenlerle bir araya gelmediği zamanlarda bile her zaman önemlidir. Bazı astrologlar tutulmaların bazı kriz alanlarını temsil ettiğini ileri sürerler. Ancak Ekliptik zamanında GÜNEŞ-AY kombinasyonu  ve önemli transit gezegenler horoskopun duyarlı noktaları ile olumlu bir görünüm yaparsa ortaya çıkacak sonuçlar kafamızı çok meşgul eden bir alanda iyi sonuçlar verebilir.

 

Mundane yani bir ülkenin doğum horoskopunda GÜNEŞ ülkeyi yöneten kişiyi temsil eder. Bu kişi ülkenin başındaki bir Kral, Hükümdar, Padişah, Başkan veya demokrasilerde hükümetin başındaki seçilmiş kişi olabilir. Türkiye gibi bütün yetkilerin bir kişiye verildiği bir ülkede bu kişi bir diktatörden bile daha otoriter birisidir. Çünkü kanunlar tarafından korunmaktadır. Tarihte bu korunmayı sağlamış kimse yoktur. Ünlü  diktatör Sezar bile senato girişinde bizzat senatörler tarafından hançerlenerek öldürülmüştür.

 

İşte gücü zirveye çıkartılmış ve sözleri kanun sayılan bir kişiyi temsil eden horoskopun kozmik elemanı Güneş üzerinden ekliptik ekseni ve tutulum gezegeni  Transit Güneş  geçmesi son derece anlamlı bir kozmik olaydır. Astroloji kaynakları böyle bir kozmik olayı yorumlarken otorite figürleri görevinden feragat eder veya devrilirler demektedir. Biz böyle bir olayı "düşüş" kelimesini kullanarak yorumladık.  Astroloji düşüşü gösteriyor.

 

©Yücel Sügen

 

09.05.2022

 

 

MARİUPOL

 

Rusya – Ukrayna savaşında bombalanan Mariupol caddelerini görünce facianın boyutu içimi acıttı. En son  1990 yazında oradayken henüz Sovyetler Birliği dağılmamıştı.  Mariupol’da tanıdığım çeşitli insanlar Ukraynalı veya Rus olduklarını belirtmeden birlikte yaşıyorlardı. Ukrayna ve Rusya’da daha başka kentlerde defalarca bulundum. Geniş caddeler, düzenli mimari  tarzında yapılaşma, parklar ve yeşil alanların görkemi gözümü kamaştırmıştı. Neden benim ülkemdeki kent ve köyler dökülüyor diye düşünmüştüm.

 

Ukrayna Başkanı Volodemir Zelenski’ye bir çift sözüm var. 25 Ocak 1978 günü dünyaya gelmişsin. Mariupol kuzeyindeki Kryvyi’de doğmuşsun. Oraya geldiğimde 1973 doğumlu oğlum da yanımdaydı ve henüz 17 yaşındaydı. Sen de 14 yaşında bir Gimnazyum öğrencisi olmalısın. Değerli kardeşim, halkının  yüzde yetmişinin oylarını alarak Başkan olduğuna göre kendini sevdirecek karizman var demektir. Ancak neden savaşı başlatacak girişimlerde bulunmadan önce İstanbul’a gelerek yaşadığın ülkenin başarısını sınamadın ?  Kentleriniz, ısınma sisteminiz, bol ürün veren geniş araziler, düzenli ve estetik mimari, gece orkestraların müzik çaldığı şov yapılan  şahane lokantalarınız vardı. Kimse kimseyi kazıklamıyordu. Eşim ve oğlumla hemen her gece başka bir yerde yemekli eğlenceye gidiyorduk. İstanbul’da lise öğrenci oğlum henüz ülkemizde görüştüğü kız arkadaşının elini bile tutamamışken Mariupol’da tanıştığı genç çok güzel kız arkadaşıyla lokantada dans ediyordu. Böyle bir ülkenin çocuğu olduğuna şükretmen gerekirdi dostum !

 

Kancasını taktığı ülkeleri mahveden, her birinde taş üstünde taş bırakmayan ve milyonlarca insanın ölümlerine  neden olan ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya’nın çıkarcı liderlerine kanıp  Rusları tahrik edecek yerde neden oturup sorunları çözmeye çalışmadın ? Her şeyden önce senin danışacağın bir astrolog dostun yok muydu ? Doğum tarihine göre Vedik astroloji sisteminde “Kandaka Satürn” denen belalı bir kozmik süreçte olduğunu hemen öğrenebilirdin. Yakınında bunu hesaplayacak birisi yoksa bile Hindistan’da sokaktaki çocuklar bile bunları bilgisayarda görebiliyor ! Ülkenin içine edenlerin sadece Ruslar olduğunu düşünme dostum. Asıl düşmanın dost gözüküp sonra seni kaderine terk eden Batı devletleridir. Ukraynalı kadınlarla evli pek çok tanıdığım denizci var. Hepsi de mutlu yaşıyor. Sizleri seviyoruz ve ülkemde yaşayan Ukraynalı insanları kardeş gibi görüyoruz. O güzel kentlerin savaşta yerle bir olmasını  normal görmemiz imkansız.

 

Kandaka Satürn nedeni olan transit Satürn Nisan sonunda Oğlak burcundan çıkarak Kova burcuna geçecek ve Kandaka periyotu sona erecek. İnşallah o günlerde sizi mahveden bu kanlı savaş da sona erer kardeşim. Ukrayna için iyi niyet beslememin başka bir nedeni daha var. Mariupol’da kente inince Veselka parkında havuzun karşısında oturur dostlarımızla sohbet ederdik. Akşamları yemekten sonra Dram tiyatrosunda bir oyuna veya opera izlemeye giderdik. Yine bir gece müzik eşliğinde bir lokantada yemek yiyorduk. Gece yarısına doğru votka ve şampanyalarla coşan yerli halktan gençler dans edip şarkılar söylemeye başladılar. Bizi de davet ettiler. Birlikte Rus danslarına ve folk oyunlarına katılıp eğlendik. Orada adettir lokantada dost olan insanlar  diğer masaya şampanya gönderirler. Garson da karşılıklı şişeleri getirip götürmeye başlamıştı. Oradan ayrılırken kadehlerini kaldırıp bizi coşku içinde  uğurladılar.

 

Ertesi gün Mariupol’dan ayrılacaktık. Dostlarımızın getirmeye söz verdikleri bir papağan’ı  almak için eşimle kente inip Veselka parkına gittik. Öğle üzeri dostlarımıza veda ederek limana dönmek üzere caddeye çıktık. Şimdi İstanbul’da halkın yaşadığı berbat bir problemle karşılaştık. Gelip geçen taksilerden biri bile durmuyordu !  Elimizde papağan kafesiyle sağa sola koşturduk ama nafile bir taksi bile bulamadık. Bu sırada özel bir Lada marka araba önümüzde durdu. Limana gitmek istediğimi söyledim. Kolunu sallayıp gelin dedi. Arabaya binince şoföre İngilizce limana gidelim dedim. Cebimden dolar çıkarıp gösterdim. O günlerde dolar orada çok değerliydi. Genç şoför durmadan bize bir şeyler anlatmak istiyordu ama dilini anlamıyordum.

 

Genç adam tamam der gibi işaret edip arabayı sürmeye başladı. Ama yanlış yöne gidiyordu. Biz limana gideceğiz diye seslenince yine tamam dedi  ama yoluna devam etti. Caddeleri geçerek bir binanın önüne gelince ne yapmak istediğini anladım. Önceki gece yemek yediğimiz ve eğlendiğimiz lokantanın önündeydik. Orada tanıştığımız ve  birlikte şampanya içtiğimiz Ukraynalı gençlerden birisiydi. Onu anlamadığımızı görünce bizi lokantanın önüne kadar götürmüştü. Liman kapısında arabadan inerken dolar verdim almadı. Cebimde yine insanlara vermek için taşıdığım Amerikan sigarası vardı ona uzattım. Bunu da almadı. Elimi sıkarak “kardeş” dedi. İşte bu olayı yaşadıktan sonra savaş yüzünden  Ukrayna’da evleri yıkılan ve aile üyelerini kaybeden insanların durumu içimi çok acıttı. Sizleri seviyoruz dostlarım. İnşallah bu beladan çabucak kurtulursunuz.

 

©Yücel Sügen

 

24.03.2022

 

MARIUPOL

 

When I saw the streets of Mariupol, which were bombed in the Russia-Ukraine war, the size of the disaster hurt me. The last time I was there in the summer of 1990, the Soviet Union had not yet disintegrated. Various people I knew in Mariupol lived together without specifying whether they were Ukrainian or Russian. I have been many times in other cities in Ukraine and Russia. The splendor of wide streets, regular architectural structures, parks and green spaces dazzled me.

 

I have a few words to say to the President of Ukraine Volodemir Zelensky. You were born on January 25, 1978. You were born in Kryvyi, north of Mariupol. When I got there, my son, who was born in 1973, was with me and he was only 17 years old. You must be a 14-year-old Gymnasium student too. My dear brother, since you became the President by getting the votes of seventy percent of his people, it means that you have charisma that will make people love yourself. But why didn't you come to Istanbul and test the success of the country you live in before taking initiatives to start the war? You had cities, a heating system, large lands that produced abundant crops, an orderly and aesthetic architecture, and wonderful restaurants where the orchestras played music at night. Nobody was ripping anybody off.

 

My wife and son and I were going to a dinner party in a different place almost every night. While my high school student son in Istanbul could not even hold the hand of his girlfriend, whom he met in our country, the young man he met in Mariupol was dancing in the restaurant with his very beautiful girlfriend. You should be thankful that you are a child of such a country, my friend!

 

Why didn't you sit down and try to solve the problems instead of deceiving the self-interested leaders of the USA, England, France and Germany, which destroyed the countries it hooked on, left no stone unturned in each of them and caused the deaths of millions of people, instead of provoking the Russians? First of all, don't you have an astrologer friend to consult? Based on your date of birth, you would know right away that he was in a troublesome cosmic period called "Kandaka Saturn" in the Vedic astrology system. Even if there is no one nearby to calculate it, even children on the street in India can see them on the computer! Don't think it's just the Russians who are messing with the country, man. Your real enemy is the Western states that seem friendly and then leave you to your fate. I know many sailors who are married to Ukrainian women. All of them live happily. We love you and Ukrainian people living in my country.

 

Transiting Saturn, which is the cause of Kandaka Saturn, will leave Capricorn at the end of April and move into Aquarius and the Kandaka period will end. I hope this bloody war that destroyed you in those days will come to an end, my brother. There is another reason why I have goodwill for Ukraine. When we landed in the city of Mariupol, we used to sit in front of the pool in Veselka park and chat with our friends. One night, we were having dinner in a restaurant with music. Towards midnight, local youths, rejoicing with vodka and champagne, began to dance and sing. They also invited us. We had fun by participating in Russian dances and folk dances together. It is customary there that people who are friendly at the restaurant send champagne to the other table. The waiter also started to bring bottles to and from each other. When they were leaving, they raised their glasses and said goodbye to us with enthusiasm.

 

We were to leave Mariupol the next day. My wife and I went to the Veselka park to get a parrot that our friends promised to bring. In the afternoon, we said goodbye to our friends and went to the street to return to the port. Now we are faced with a terrible problem of the people in Istanbul. Not even one of the taxis passing by was stopping! We ran around with the parrot cage in our hands, but we couldn't even find a taxi in vain. Meanwhile, a special Lada car stopped in front of us. I said I wanted to go to the port. He waved his arm and said. When I got in the car, I told the driver to go to the port. I took a dollar out of my pocket and showed it. In those days, the dollar was very valuable there. The young driver kept trying to tell us something, but I couldn't understand his language.

 

The young man nodded and started to drive. But it was going in the wrong direction. When he called out that we are going to the port, he said ok again, but continued on his way. When I crossed the streets in front of a building, I understood what he wanted to do. We were in front of the restaurant where we had dinner and had fun the previous night. He was one of the young Ukrainians we met there and drank champagne together. Seeing that we didn't understand him, he took us to the front of the restaurant. When I got out of the car at the port gate, I gave dollars and did not receive it. I had an American cigarette in my pocket that I was carrying to give to people, and I handed it to him. He didn't get that either. “Brother,” he said, shaking my hand. After experiencing this event, the situation of the people whose homes were destroyed and their family members lost in Ukraine due to the war hurt me a lot. We love you my friends. Hope you get out of this trouble soon.

Captain Yucel SUGEN

Istanbul, 24 th March 2022

 

 

 

 

“DAHA  NELER   OLACAK   NELER  ! “  

 

YENGEÇ  2022  INGRESSUS    HOROSKOPU

 

 

Ülkelerin Mundane horoskopları içinde özel bir kurgu ile hazırlanan “İngressus Horoskoplar” tarihin eski çağlarından beri büyük bir önem taşırlar.  Harita genel olarak Güneş’in Koç burcuna girdiği tarih ve zaman ile ülkenin başkenti temel alınarak hazırlanır. Yükselen yerleşimine bakılarak haritanın hangi tarihe kadar geçerli olacağı bulunur. Buna uygun şekilde her süreç için harita hazırlanabilir.

 

“İngressus” kelimesi Latince kökenlidir ve “giriş” anlamına gelir. Koç Burcu Ingressus horoskopu Güneş’in koç burcuna girdiği zaman temel olarak hazırlanan bir horoskoptur.  Güneşin  Koç burcunun ilk derecesi içine girdiği an gezegen için yeni bir dönemin başlangıcıdır.  Geleneksel astrolojide uygulanan kurala göre haritanın geçerlik süreci Yükselen burcun yerleşimine yani ev çizgisinin bulunduğu burca göre tayin edilir.

 

Türkiye’nin 2022 Yengeç İngressus haritasını inceleyeceğiz. Koç haritasından sonra altı aylık süreç için Güneşin Yengeç burcuna giriş zamanı seçilecektir. Buna göre Güneş Yengeç 00 derece noktasına geldiği zamanki tarih ve zamana göre Ankara koordinatlarında hazırlanan İngressus haritası ülkenin seçim atmosferindeki toplumun nelerle karşılaşacaklarını yansıtacaktır.

 

 

Türkiye’nin Yengeç 2022 İngressus  horoskopu

 

Yengeç 2022 horoskopunda sorunlar gösteren çok sert yerleşimler ve gezegen görünümleri vardır. Buradaki kozmik enerjiler çetin sosyal olayların yanında doğal afetlerin de görüleceğini belirtmektedir. Bu konuda yorumları güçlendirici geçmişte yaşanan feci doğa olaylarının kozmik işaretlerini kapsayan bir doğa felaketini ele alacağız.

 

Bilindiği gibi 17 Ağustos 1999 günü Marmara depreminde on binlerce yaşam sona ermiş ve büyük bir yıkım olmuştu. Bu doğa felaketinin oluş zamanı Yengeç İngressus haritasında yer alan kozmik işaretleri kapsayacak bir zamandaydı. Aşağıda 1999 yılındaki Yengeç İngressus horoskopunu veriyoruz.

 

 

1999 Horoskopunda Mars ve Ay 8.evde yerleşmiştir. Uranüs de 1.evde, YB ile kavuşumda ve Ekliptik ekseni KETU ucu ile kavuşumdadır. Uranüs ayrıca Satürn ile kare açı yapmaktadır. Gezegenlerin Mundane horoskoplardaki anlamlarını görelim.

 

Güneş, liderleri ve otorite konumundaki insanları temsil eder.

 

Ay, ülkede yaşayan bütün insanları yani halkı temsil eder.

 

Merkür, haberler ve medya ile ilgili her şeyi temsil eder.

 

Venüs sanatçıları, müzisyenleri, oyuncuları, sporcuları, tiyatroyu, festivalleri, çocukları ve evliliği temsil eder. Güzellik ve eğlence ile ilgili her şey Venüs'tür. Venüs kötü açı aldığında, bir ülkenin güzelliği ve uyumu zarar görecektir.

 

Mars, orduyu, yerel polisi, ülkeye yönelik saldırıları, anlaşmazlıkları, çatışmaları ve kayıpları temsil eder. Mundane astroloji tablosuna bakıldığında, ateşle ilgili her şey Mars'ta görülecektir. Bu gezegen ayrıca salgın hastalıklar, şiddet suçları ve  kargaşaları gösterebilir. Şiddetli bir şey oluyorsa, önce Mars'a bakılmalıdır.

 

Jüpiter, Hukuk, dini liderler, bankacılar, yargıçlar ve avukatlar temsilcisidir. Jüpiter hem geniş kapsamlı finansı hem de felsefeyi yönettiği için düzen, barış, refah, dini inançlar ve daha fazlasıyla ilgili şeyleri gösterebilir.

 

 Satürn, memur çalışanlarını, arazi sahiplerini, maden operatörlerini, herhangi bir kamu binasını veya parkını ve yaşlı nüfusu temsil edebilir. Daha olumsuz bir anlamda, Satürn salgınları, büyük ölçekli trajedileri, halkın üzüntüsünü, ulusal felaketleri ve kıtlıkları gösterir.

 

Uranüs,  Her türden politik gerilimi temsil eder. Tipik olarak, Uranüs özellikle bireysellik için isyanları, grevleri ve kırılmaları gösterir. Bazen sağ siyaseti  gösterebilir, ancak aynı zamanda bilimsel keşifleri ve icatları da gösterebilir. Uranüs, hava ve demiryolu taşımacılığının yanı sıra işçi örgütlerini, patlamaları, anarşiyi ve elektrik  endüstrisini yönetir.

 

Neptün, bazı açılardan yanılsamayı gösterebilir. İnsanların neyin gerçek olduğunu göremediğini gösterebilir ve bir ülkenin veya ulusun dünyanın geri kalanına yansıttığı yanılsamaları gösterebilir. Ancak Neptün bir ülkenin maneviyatını da temsil eder. Bu, dinden çok daha derin bir düzeydedir. Uyuşturucu veya bağımlılıkları toplu ölçekte gösterebilir.

 

 Plüton birçok şeyi gösterebilir. Bunlardan bazıları siyasi yeraltı, casusluk, organize suç, zenginlik, güç, kontrol, şiddet, tecavüz, ölüm, gizli bilgi, organize emek, mafya psikolojisi ve ulusun kolektif bilinçdışıdır.

 

 

1999  Horoskopunda  Doğa   Felaketi

 

Sekizinci ev ölüm evidir. Ölümlere neden olan olayları ve felaketleri yansıtır. Sekizinci evde yerleşen Mars  şiddetli doğa olayını gösteriyor. Aynı evdeki Ay da büyük sayıda insanların hayatlarını kaybedeceklerini açıklıyor. Ekliptik ekseninde yerleşen ve Ketu ile  kavuşum yapan Uranüs   1.ev bütün ülkeyi temsil ettiğinden  herkesin etkileneceği bir olayı işaret ediyor. Uranüs ile Satürn kare açısı  ulusal çapta bir felaket yaşanacağını vurguluyor. Ekliptik ekseninde yerleşen Uranüs beklenmedik büyük çapta felaketin yaşanacağını yansıtır.

 

2022 Yılında Yaşanacak  Trajediler

 

 

Gelelim 2022 Yengeç İngressus horoskopuna.  Horoskopta dikkat çeken görünümler önceki olayda olduğu gibi Mars, Uranüs, Satürn, Ay ve Güneş olmaktadır. Uranüs ve Mars ölüm evi olan 8.evde yerleşmiştir. Uranüs Ekliptik ekseninde olup Rahu (Kuzey Düğümü) ile birliktedir. Sadece bu görünüm bile ölümlerin nefesini hissettiriyor.  Yedinci evde yerleşen Ay (Halk) ile 10.evdeki Güneş (Otorite) arasında kare görünüm vardır. Otorite ile halkın karşı karşıya geleceği meseleler yaşanacak yılın çarpıcı gerçeğidir.  Güneş ayrıca 1.ev ile kare görünüm yapmaktadır. Birinci ev bütün ülkeyi temsil eder. Bu ilginç ve tuhaf açı gerginlik ve kayıplar anlamına gelir.

 

Sekizinci evdeki Mars  ile beşinci evdeki Plüto arasında kare görünüm oluşuyor. Mars- Plüton karesi  güç mücadeleleri ve çatışmalardır. Ortaya çıkan enerji patlayıcıdır, Kişiler ve olaylar üzerinde kontrol sağlama konusundaki yoğun istektir. Fiziksel ve ruhsal savaş yaratır. 8.evde ki Mars yok etme, dönüşüm, ölüm/yeniden doğuş ve cinselliğe hükmeder. Burada ki savaş enerjisi, hedeflerine ulaşmak için gereken her yolu kullanacak birini işaret ediyor, duruma göre düşmanla beraber olur yada düşmanı yok etmeye çalışır. yalan, manipülasyon, sırları ortaya çıkarmak gibi yollara baş vurur.

 

Venüs 9.evde Ekliptik ekseni Kuzey Düğümü ile birliktedir. Venüs büyük zarar görmektedir. Venüs kötü açı aldığında, bir ülkenin güzelliği ve uyumu zarar görecektir. Dokuzuncu ev  din etkisini yönetir. Ayrıca adalet ve hukuk temsilcisidir. Yaşanacak periyot içinde bu alanların büyük baskılar altında olacağını yorumlayabiliriz.

 

Beşinci ev toplumun eğlence olanaklarını ve tarzını tanımlar. Burada yerleşen Satürn halkın eğlenmesi ve mutlu olmasının zorlaşacağı bir zamanı açıklıyor. Halkın bir kısmının başlıca eğlence aracı futbol olduğuna göre önemli ulusal karşılaşmalarda başarılı olmak mümkün gözükmüyor.

 

Altıncı  ev halk sağlığını, hastaneleri  ve salgın hastalıkları yönetir. Bu evde yerleşen NEPTÜN kandırılma ve kayıp göstergesidir.  Neptün ile Güneş arasında sert kare görünüm vardır. Otoritenin hayal içinde olacağı  bir politika uygulanacağı anlaşılıyor.

 

 

©Yücel Sügen

 

01.02.2022