Astroloji Gündeminin Haftalık Konusu

 

 

Uygar   Olmak   Veya    Olamamak

Türkiye  Mundane  Ingressus  2017  Horoskopu

Vedic Hroskop veya Mantra ; Hangisi Kuvvetli  ?

Referandum  Sonrasında  Türkiye

Magi  Astrolojisinin  Mistik  Yüzü

 

GÜRCÜ   KÖKENLİ   KATİL    STALİN

 

Belgesel kanalda Rus diktatörü  Gürcü kökenli Stalin'in ölümünü anlatan bir film izledim. Bu konuda anılarım beni çeşitli zamanlara ve yerlere taşıdı. Demek ki bazı konuları anlamak için ayrık otu gibi yaşamamak gerekiyor ! Adalet yürüyüşünde disiplinli ve muntazam şekilde yürüyen kortejin yanına yaklaşan bir arabadan kalabalığa küfür eden deli görünüşlü kadının ayrık otu gibi yaşadığını söyleyebilirim. Türbanlı birisi değil hatta biraz frapan giyinmiş bir kadın olarak gözüken delinin zoru ne olabilir ? Orada yürüyenlere hakaret ediyor ama referandum'da hayır oyu veren ülkenin yarısından fazlasına da saldırıyor. İşte gece izlediğim Stalin belgeseli bir yandan bu kadını ve yollara tezek döken geri zekalı ezikleri aklıma getirdi. Şimdi  anlatacaklarım bunun gibi geri zekalılar için olacak.

 

Belgesel filmde Stalin zamanına ait dokümasyon filmler ve olaylar gösteriliyordu. 4 Mart 1958 günü Moskovada'ki köşkünde inme sonucu ölen diktatör Stalin halkını o kadar korkutmuş ki tam 1 gün boyunca odasına kimse girip ne oldu bu adama diyemiyor !  Dublör olarak kullanılan bir Rus, belgeselde yaşadıklarını anlatıyor. Köşkünden çıkan 5 araba olurmuş ve hangisinde Stalin olduğu bilinmezmiş. Suikasta uğramaktan çok korkan Stalin çeşitli etkinliklere dublörünü gönderirmiş. Yüz binlerce muhalif insanı öldürten Stalin polisten bir koruma ordusu kurmuş. Gürcü kökenli Stalin acımasız ve kimseye güvenmeyen bir adam olarak biliniyor.

 

Belgeselde ölüm günü olan 4 Mart 1953 günü Rusya anlatılıyordu. Benim de bu konuda bir anım var. Florya, Şenlikköy'de bir köy evinde yaşıyorduk. Eski adı Kalitarya olan köydeki ilkokula kardeşimle birlikte başlamıştık. Okumayı daha yeni çözmüştük. Eve geldiğimde İstanbul'dan dönen babam masanın üzerine bir günlük gazeteyi yaymıştı. Birinci sayfada kocaman bir resim vardı. Yatakta uzanan bir adam ve çevresinde duran kalabalık vardı. Babam bize sormuştu : "Haydi bakalım okumayı öğrendiğinize göre burada ne yazdığını söyleyin.." Kardeşimle ben  kekeliyerek başlık yazısını sökmeye başladık. Manşetin yazdığına göre Stalin ölmüştü. Ancak yazıda yer alan  canavar filan gibi kelimeleri anlamamıştım. Babam kocaman fotoğraftaki bir adamı gösterip , "Bakın Stalin'in doktoru gülüyor. Adam ne kadar sevinmiş.." demişti.

 

Belgeselde ölen Stalin Kremlin'de bir katafalka yerleştirilmiş olarak gösteriliyordu. Rus halkı, milyonlarca kişi ağlayarak önünden geçiyordu. Halkın arasında kendi  giysilerini paralayan kişiler vardı. Cenaze töreni Kızıl meydanda muazzam kalabalık önünde yapılıyor ve  Gürcü Stalin'in mumyalanan cesedi Lenin mozolesinin bulunduğu binada yerleştiriliyordu. Sonra neler olduğunu çeşitli tanıklar anlatıyordu. Bunların içinde Rusya'nın sonraki lideri Kruşçev'in oğlu da vardı. Stalin ölümünden sadece 5 yıl sonra politbüro  tarafından Rusya'nın gelmiş geçmiş en korkunç katili ilan edilmişti. Bunun arkasından Lenin mozolesindeki cesedi buradan çıkartılmış ve Kremlin'de bir duvarın önünde gömülmüştü.

 

Batum'da kaptanı olduğum gemiden yük boşaltırken şehirde eski bir Kızıl ordu emekli generali ile tanışmıştım. Evinde akşam yemeğine davet etmişti. Eski bir binanın yüksek tavanlı büyük salonunda yemek yerken, duvarlarda yer alan eski resimler arasında bulunan Stalin fotoğrafını gösterip sordum. "Stalin  sizin için ne ifade ediyor ?" Emekli general sandalyesinde doğrularak resme baktı ve gururla şunları söyledi : "O çok büyük bir lider ve kahraman birisiydi. Rusya'yı çağın en büyük devleti yapmıştı.." Gürcü kökenli emekli generale başka bir şey söylemedim. Evinde misafirdim ve Stalin için düşüncelerimi açıklamadım. Ancak bir kaç gün sonra yaşadığım başka bir olayı asla unutmadım. Gemiye gelen Rus kökenli acente memuru ile günlük işleri konuşuyorduk. Adam çantasından Rus yapımı köstekli saatler çıkartıp satılık olduğunu söyledi.  İlgilenmediğimi görünce bir açıklama yapmak zorunda kalmıştı. "Kaptan, benim düştüğüm durumu görüyorsun. Kentteki marketlerde  sığır etinin kilosu 30 ruble. Benim maaşım ise sadece 250 ruble. Yaşamak için bunun gibi işler yapmak zorundayım."

 

Acente memuru gemiden ayrılırken yardım etmek amacıyla gemide bulunan Amerikan sigaralarından vermiştim. Dışarıda bunlar çok pahalı satılıyordu. Onun arkasından emekli generalin sözleri gelmişti aklıma : "Stalin Rusyayı çağın en güçlü devleti yapmıştı !" Aslında gerçek ne kadar başkaydı. Gürcü Katil denen Stalin Rus halkının büyük kısmının  nefretini almıştı ama bazıları da onu büyük kahraman olarak görüyordu. Ölümünden beş yıl sonra mezarını bile bir duvar dibine taşımışlardı ve bir gün geldi  fakirlik Rusya'daki rejimi çökertti. Almanya'dan yaz tatiline  Türkiye'ye gelen ve büyük lider olarak gördükleri siyasetçiyi öven Türk işçiler var. Geçenlerde  bunlardan birine sordum ; "Almanya'da etin kilosu 25 TL iken Türkiye'de neden 75 TL satılıyor ?"

 

Bazıları ayrık otu  gibi sadece yaşadıkları tarlayı sömürüp dururken dünyadaki gerçekleri umursamadan çevrelerine zarar verip dururlar. Adalet yürüyüşüne saldıran ayrık otu tipli kadın da keşke izlediğim Stalin belgeselini seyretmiş olsa !

 

 

©Yücel Sügen

03.07.2017

 


 

 

 

MAGİ   ASTROLOJİNİN   MİSTİK   YÜZÜ

 

Aşk ve romantik hayatımızı ve sırlarımızı ve de başka birisiyle uyumu  en berrak şekilde gösteren astroloji uygulamaları arasında Magi Astrolojisi başta gelir. Web sayfamızda bu konuda açıklamalar ve örnekler yer almaktadır. Burada yapmak istediğimiz ise Magi astroloji sisteminin geçmişimizde çözemediğimiz derin ve gizemli romantik serüvenlerin nedenlerini nasıl açıkladığını göstermek olacaktır.  Hepimizin lise çağlarında yaşanmış ve  anısı yıllarca süren bir  aşk öyküsü bulunur. Aşk yüzünden yemekten içmekten kesilmek bile mümkündür. Yıllarca anılarımızda kalan günleri düşünür ve belki de neden böyle bir kara sevda yaşadığımızı kendimize sorarız. Bazıları yaşanan sevdayı kara büyü olarak tanımlar ve işaretleri hatırlamaya çalışır.

 

Çocukluk çağımda kendi uydurduğum bir alfabeyi kullanarak yazdığım notu eski bir mürekkep hokkasına koyarak Florya'daki  bahçeli evimizin arkasında saklamıştım. İstanbul'a taşındıktan sonra ev kiraya verilmişti. Tesadüfen şişeyi ve içindeki  Sümer çivi yazısına benzer notu bulan kiracılar heyecan içinde bize büyü yapıldığını keşfettiklerini anlatmışlardı ! Yıllar sonra astroloji dünyasına girdikten sonra kendisine büyü yapıldığını iddia eden çeşitli insanlarla görüşmüştüm. Hepsinin büyü yapılma zamanında Ay düğümleri sert görünümleri  etkisinde olduklarını saptamıştım. Hatta kara büyü ve tuhaf olaylar tarafından rahatsız edilen kişilerin çok ilginç transitler yaşadıklarını görmüştüm. Örneğin, transit Plüto ile  natal Güney Ay Düğümü  kavuşumunda karabasan yaşayanlar vardı. Bazen aşk öyküleri de buna benzer ve kendimizi neden böyle olmuştu diye sorabiliriz ?

 

Bu makalede okurlarıma geçmişteki tutkulu bir aşkın Magi astroloji sitemine göre neden yaşandığını açıklayacağım.Muhakkak Romeo ve Jüliet ' de benzer benzer kozmik etkiler altında kalmışlardı. Bakırköy Lisesinde,  2.sınıfta daha ders yılının başında iken uzun koridorun başlangıcında genç kızın  Edebiyat bölümü ve koridor sonunda benim  fen bölümü  sınıfım vardı. 1961 Yılının Ekim ayı başıydı. Koridorun ucunda sınıfına girmek üzere iken genç kızla bakışlarımız birleşmişti. Neden o gün yıllarca beni kavuracak derecede aşık olmaya başlamıştım ? Benim horoskopumda T.Chiron ile Natal Chiron arasında  150 derecelik Quincunx görünümü vardı. Magi sisteminde bu açıya "Sinderella Bağlantısı" adı verilir ve insanın aşık olma zamanıdır. Neden okulda o kadar çok genç kız öğrenci varken ben ona aşık olmuştum ?  Yıllarca kafamı kurcalayan sorunun yanıtını Magi astroloji sistemi vermişti. Bunu görmek için onunla benim Sinastri (Eşleşim) horoskopumuzu  göreceğiz.

 

 

Yukarıdaki Sinastri horoskopunda içteki daire benim ve dış taraftaki daire genç kızın haritasıdır.  Burada benim horoskoptaki CHİRON ile Genç kızın horoskopundaki Neptün kavuşum yapmaktadır. Açının orb değeri 1 dereceden küçüktür. Magi sisteminde bu görünüme "Sinderella Bağlantısı" adı verilir.Aşk öykülerinin baş kahramanıdır. Magi sisteminin diğer ilginç tarafı gezegenlerin Deklinasyon değerleri arasındaki kozmik karşılaştırmanın yapılmasıdır. Deklinasyon denince gezegen Gök Ekvatoruna göre kuzey veya güneydeki yerleşiminin Gök Ekvatoruna açısal mesafesi anlaşılır. Eğer deklinasyon değerleri arasında 1 dereceden az yakınlık varsa ortaya "Paralel Kavuşum" görünümü çıkar. Düzlem açıdan daha güçlü bir ilişki göstergesidir.

 

Benim horoskopumda Neptün 00 Kuzey 55 Deklinasyona sahipti. Genç kızın horoskopunda Neptün ise 00 Güney 44 deklinasyona sahipti. Neptün'lerden biri Kuzey diğeri güney yarım kürede olduklarından ortaya "Karşıt Paralel Kavuşum" görünümü çıkmaktadır. Bu açıya Magi sisteminde "Sinderella Bağlantısı" adı verilir. İkili arasındaki aşkın işareti sayılır. Buradaki bilmeceyi ancak yıllar sonra astroloji sayesinde çözebilmiştim ! O kadar körkütük kara sevdaya düşmüştüm ki, Lise 2.sınıfta 1. devre sonunda karnemde tam 9 tane zayıf not aldığım ders vardı. Sınıf arkadaşlarım bana adeta acıyarak bakıyorlardı ama ben hiç bir üzüntü duymuyordum ! Hayatım boyunca hiç bir zaman eğitimde bu duruma düşmemiştim.

 

Eğer astroloji sistemleri arasında Magi Astrolojisi olmasaydı neden kara sevda yüzünden neredeyse sınıfta kalmama ramak kaldığını hiç bir zaman anlayamayacaktım. Artık insanlar daha talihli sayılırlar. Daha önceden aşk yüzünden başlarına neler gelebilir anlayabilirler. Aslında benim kara sevda yüzünden acılar çekmeme neden olan temel kozmik işaret Doğum horoskopunda  Chiron - Venüs arasında 150 derecelik Quincunx açısının olması  ve Jüpiter ile Chiron'un Karşıt Paralel kavuşum yapmalarıdır. Bu görünümlere Magi sisteminde Sinderella Bağlantısı adı verilir.

 

©Yücel Sügen

22.05.2017

 


 

 

 

 

REFERANDUM  SONRASINDA   TÜRKİYE

 

Öncelikle 16 Nisan'da yapılacağı açıklanan referandum demokrasi ve hukuk kurallarına uyulmadan gidilen bir uygulama olduğu görülüyor. Dün yeni kitabımın imza günü nedeniyle İstanbul'u baştan sonuna kadar aşarken şaşkınlık oluşturan manzaralar gördüm. Her yeri ve imkanı kullanarak referandum için Evet verilmesini isteyen pankartlar, afişler ve ilanlar asılmıştı. Köprüleri, yüksek binaları ve yol kenarlarını kullanmışlar. Eğer ticari bir amaçla kullanılmak üzere hepsi için yer kirası ödeneceğini düşünürsek milyonlarca TL harcanması gerekir. Bir de afişleri bedava yapmadılar ya, kim bilir ne kadar ücret ödenmiştir ? Bunların içinde benim ödediğim vergiler de yer alıyor. Sadece arabalar ve akaryakıt için alınan fahiş vergi ve fiyatları düşünürsek paranın kaynağını anlayabiliriz. Adeta soyulan bir halkın bir de bunları ödüllendirmek için mitinglere gitmesi akıl tutulmasını andırıyor ! Yakınlardaki bir siteden otobüslerle toplanan taraftarlar gece evlerinin kapısına kadar geri getirildiler. Bu taşıtlar da halkın parası ile satın alındığına göre karşımızda oynanan oyunu demokrasi ve hukuk paradoks'u olarak açıklamak yerine tuluat tiyatrosu olarak isimlendirmek gerekir !

 

Türkiye'de izlenen tablo müthiş ürkütücü. Koşar adımlarla birileri uçuruma doğru gidiyor ama onlar dibe düşerek hatalarının bedenini ödeseler bile koşuya katılmayan bizleri de sonu meçhul  bir karanlığa sürüklüyorlar. Dinci geçinen bir takım insanlar eşit şartlarda olmayan bir yarışta kazanmak için her yolu deniyorlar.  Birinin bile kendine şu soruyu sormadığını görüyoruz ; referandumu kazansak bile Türkiye'nin geleceği ne olur ? Muhalif köşe yazarları ülkede görünen manzaraya bakarak yorumlar yapıyor ve fikirlerini yazılarında açıklıyorlar. Bu konuda onları yönlendiren somut gerekçeler var. Ekonominin bozulması ve enflasyonun iki haneli sayılara sıçraması, TL üzerinde %30 kadar devalüasyon sonucunda değer yitirilmesi, turizmin adeta çökmesi, ihracatın çok yavaşlaması ve borç yapılarak yaşanan bir sürecin başlaması onları etkilemiş gözüküyor. Bozulmanın ölçüsü o kadar yüksek boyutlarda ki, devlet olanaklarını kullanarak sahip oldukları gemilere yük ve navlun bulmak  sorunu olmayan talihli kişiler bile sahip oldukları tekneleri satarak bu alandan çıkıyorlar ! Tüm bunlara karşın sadaka gibi karşılıklarla mitinglerde bayrak sallayan bilinçsiz halkın coşku içinde olması çok komik görünüyor. Adeta Charlie Chaplin yapımı bir filmi izliyoruz. Bunların dilinden ancak Şarlo anlayabilir !

 

Türkiye'deki komediye bakarak ülkenin geleceği konusunda tahminlerde bulunmak mümkün ama biz yine astrolojiyi kullanacağız. Böylece bilimsel gerekçeler ileri sürdüğümüz için yalakaların dilinden kurtulabiliriz. Kullanacağımız araç  Ingressus horoskopu olacak. Koç burcu Ingressus horoskopu astromistik sayfalarında yayınlanmıştı. Koç Ingressus horoskopunda Yükselen Burç Yengeç olarak Öncü burç olduğundan geçerlik süreci sadece 3 ay olacaktır. O halde güneşin Yengeç burcuna gireceği  yeni bir horoskop hazırlanmalıdır. Bu horoskop Türkiye'de yapılacak referandum sonrasını kapsayacaktır. Yeni Ingressus horoskopu bize referandum sonrası ülkenin kaderini gösterecektir. Aşağıda yeni Yengeç Ingressus horoskopu verilmektedir.

 

 

Türkiye'nin referandum sonrası için Ingressus horoskopu

 

Yukarıda verilen Ingressus horoskopunda Yükselen Burç Yengeç olduğundan yine karşımıza Öncü burç çıkmıştır. Bu durumda yeni horoskopun süresi 3 ay olacaktır. Aslında3 aylık horoskoplarla karşılaşmak karışık dönemler olacağını işaret eder. Normal şartlarda yönetilen ve fazla iniş çıkışı olmayan dengeli ülkelerde Yükselen Burç sabit burçlara rastlar. Demek ki, Türkiye huzur ve dengeyi kolayca göremeyecektir.

 

Karmaşık ve zor zamanların horoskopa yansıyan en önemli işareti 12.evde yerleşen Güneş, Mars ve Merkür'den oluşan stellium yerleşimidir. Bu tabloda 12.evde yerleşen gezegenler dahil olmak üzere 4.ev başlangıcında yerleşen ve 12.evdeki Mars ile kare açı yapan güçsüz Jüpiter nedeniyle ülkenin zor zamanını gösteriyor. Bu yerleşim işsizlikte önemli artışlara ve ev fiyatlarındaki sert düşüşlere yol açmakta olup  8.ev yönetici gezegeni Satürn geri hareketi nedeniyle faiz oranlarının yükselmesini tetiklemektedir.

 

Horoskopun karanlık evinde yerleşen Güneş, Başucu (MC) yönetici gezegeni Mars ve 12.ev yöneticisi Merkür ortaya çıkan zayıf ve istikrarsız durum nedeniyle ülkeyi yöneten kişilerin oldukça zorlu eleştiriler karşısında kalacaklarını gösteriyor.  İkinci evde (Maliye) yerleşen Ekliptik ekseni  aşırı harcamalar ve vergilerin neden olacağı sorunları ortaya koymaktadır. 6.evde yerleşen Plüto önemli reform gereklerini gösteriyor ama Mars ile karşıt görünümü hükümetin hala komplo teorileri ve açıklamaları ile tepki toplamaya devam ettiğini ve bir anlamda acı çektiğini gösteriyor. 12.evin bu kadar etkilenmesi cezaevleri sorunlarını, terörist tehditlerini ve ülke istihbaratı tartışmalarını ortaya seriyor. Ancak ülkede gizli kurumların veya düşmanların sebep olacakları çatışma riskleri siyaset ortamını germektedir.

 

 12.evin bir sonucu da yasa dışı göçmen olaylarının  yeniden gündemi germesidir. Plüto'nun gösterdiği sert düşmanlık veya siyasi olaylar sonucunda ülkenin yeniden göçmen istilasına uğraması söz konusu olacaktır. Yapılacak uygulamaların halkın lehine bir sonuç vermeyeceği görülüyor. Bu durum en fazla ülkeyi yönetenlere zarar vermektedir. Özellikle Güneş ile Satürn arasındaki karşıt görünüm olması  bunların acı çekecek kadar zorlanacaklarını ve bu durumun halkın bir kısmında tatmin duygusu oluşturacağını anlıyoruz. Zira Güneş (Lider) Satürn sert enerjileriyle zorlanırken Ay (Halk) Venüs kavuşumuyla mutlu gözükmektedir.

 

Sonuç olarak Ingressus horoskopunda, referandum sonucu ne olursa olsun siyasi kesim için acı verecek kozmik  işaretler olduğu anlaşılıyor.

 

©Yücel Sügen

09.04.2017

 


 

 

VEDİC  HOROSKOP  VEYA  MANTRA ;  HANGİSİ   KUVVETLİ  ?

 

Vedic Astroloji sisteminde kişiye ait horoskopta beğenilmeyen işaretler veya gelecek öne çıkıyorsa "Mantra" kullanılması önerilir. Bazı insanlar din ve kültür farkına bakmadan Mantra kullanımını beğenirler. Oysa,  Rasi (Doğum haritası) üzerinde yer alan zararlı bir gezegen yerleşimi veya görünümünü iyileştirmenin veya değiştirmenin kozmik platformda imkanı yoktur. Olaya bulaşan gezegenin karakterini veya özelliklerini  kapsayan Mantra denen duaların okunması sakinleşmekten öte bir işe yaramaz. Bu konuda öyle ateşli ifadeler ve açıklamalar vardır ki, gökten bir meleğin inerek kötü kaderi değiştireceğine bile inanmak mümkün olabilir. Oysa, haritadaki menhus işaret hükmünü sürdürecektir. Bunun tek çaresi aradan geçen yılların işe yaraması ve gezegenlerin sonraki yıllarda horoskopta yer değiştirmeleridir.  Bu olaya ilerleme (progres) adı verilir. Fakat bazı horoskoplarda bu kural insana karşı çalışır. İlerletilmiş geri Satürn haritada daha meşum bir noktaya gelebilir ve kişinin  genç yaşında canını alabilir !

 

Vedic astroloji sisteminde en ünlü Mantra olarak bilinen Gayatri Manta Hindu bilgeler tarafından sihirli bir dokunuş olarak tanımlanır. Hint kutsal metinleri Vedalarda adı geçen yüksek düzeyde saygı gören Gayatri mantra'nın doğrudan bir yaratıcısı olmadığı kabul edilir. Mantra'nın ermiş Vishvamitra'ya vashiy yoluyla aktarıldığına inanılır. Gayatri Mantra, Hint geleneklerinde genç erkeklerin Hinduzm'e kabul töreninde ritüel sırasında kullanılır.  Mantra'nın ana yapısı aşağıda verilmiştir. Mantranın zikri sırasında başa "om" hecesi ile "bhür bhuvah svah" eklenir.

 

Om bhür bhuvah svah

tat savitur varen (i) yam

bhargo devasya dhimali

dhiyo yo nah prachodayat

 

Anlamı  : Mantra'nın anlamı şu şekilde açıklanmaktadır : "İlahi canlandırıcı Güneş'in mükemmel şanı üzerine tefekkür edelim. O anlayışımızı aydınlatsın" şeklindedir.

 

Antik kültürlerde önemli bir yeri olan Güneş sembolizmi burada yaydığı ışık ve ısıyla insanlığın varlığını sürdürecek yaşamsal enerjiyi veren ilahi varlığa  karşılık gelmektedir. Güneş ilahi varlığın özelliklerini taşıyan bir sembol olmaktadır. Manu yasalarında Gayatri Yantra'dan daha arındırıcı mantra olmadığı ve düzenli olarak 3 yıl bunu söyleyen kişinin Tanrı'yı idrak edeceği açıklanır.

 

Yirminci yüzyılın önde gelen Hint ermişlerinden Ramakrişna Pramahamsa ise Gayatri ile ilgili şunları söyler: "İnsanlara karmaşık Sadhanalar (ruhsal yollar) ile meşgul olmalarının gerekmediğini söylüyorum. Basit Gayatri Sadhana'yı icra edip sonuçları görün. Büyük Sidhilere (ruhsal güçler) Gayatri Sadhana ile erişilir. Bu mantra kısa olmakla birlikte şüphe yok ki son derece güçlüdür".

 

Vedic astroloji bilimsel değerleri ve katkıları sadece Mantra'lar olsaydı dogmatik bir inanç felsefesi olarak görmek ve mesafeli durmak önem kazanırdı. Oysa, Jyotish astrolojisi muhteşem bir ekoldür ve insanlığa sunulmuş en üstün okült bilim sayılır. Hindu olmayan kişiler astroloji'nin lezzetine varıp yaşamı güzelleştirmeye çalışmalıdır. Neyin olacağının mümkün olduğu görüp olması mümkün olmayanın peşinden koşmak hayatın kısa yolculuğundaki tatları israf etmek olur !

 

VEDİC  HARİTANIN   YERLEŞİMİ

 

Vedic haritanın değiştirilemez ve düzeltilemez kozmik olgular sunduğunu görmek için bir Baba ve Oğlunun gösterdikleri işaretlere bakacağız.  Baba için doğum bilgileri şöyledir : 16 Aralık 1925 / Samsun /21.43 (Z+2).  Çocuğun Doğum bilgileri : 02 Kasım 1966 / Istanbul/ 13.00  (Z+2).

 

 

BALIK

8.Ev

KOÇ

9.Ev

BOĞA

10.Ev

İKİZLER

11.Ev

BALIK

3.Ev

SATURN

KOÇ

4.Ev

RAHU

BOĞA

5.Ev

 

İKİZLER

6.Ev

AY

KOVA

7.Ev

JUPITER

KETU

VENUS

 

VEDİC

 

RASHİ

 

Baba

 

YENGEÇ

12.Ev

RAHU

KOVA

2.Ev

 

VEDİC

 

RASİ

 

Oğul

 

YENGEÇ

7.Ev

JUPITER

OĞLAK

6.Ev

ASLAN

Yük.Burç

1.Ev

OĞLAK

Yük.Burç

1.Ev

ASLAN

8.Ev

MARS

 

YAY

5.Ev

GUNEŞ

AY

AKREP

4.Ev

MERKUR

TERAZİ

3.Ev

SATURN

MARS

T.Saturn

BAŞAK

2.Ev

YAY

12.Ev

 

AKREP

11.Ev

MERKUR

TERAZİ

10.Ev

VENUS

GUNEŞ

KETU

T.Saturn

BAŞAK

9.Ev

 

Baba ve Çocuk haritalarının arasında  Karmik  ilişki GÜNEŞ etrafında dönüyor ! Baba 02.12 2012 günü trafik kazasında hayatını kaybediyor. T.Satürn 12 derece Terazi burcunda olduğundan Oğul haritasında Terazi burcundaki düşüşte olan Güneş evinde. 3 kez evlenen Babası ona dava konusu olacak sorunlar bırakmış. Son eşinin açtığı davalar ve miras sorunları nedeniyle çocukluğundan beri devam eden problemler altında kalıyor. Baba her fırsatta çocuğun huzursuzluğuna neden olan baskılar kurar ve yermek için fırsat kollardı. İş adamı olarak akıllıydı ve önemli işler başarmıştı. Çevresi ile çatışan ve huysuz olarak göze çarpan mizacını yıllar sonra haritasını kurunca anlamıştım !  Terazi burcunda yerleşen Satürn ve Mars yerleşimi sorularımın karşılığıydı.  Haritasındaki Güneş-Ay beraberliği zararlıdır ve iki gezegen de Satürn görünümü alıyor.

 

Babanın Rasi haritasında 7.evde (Kova) yerleşen Ekliptik ekseni, Jüpiter ve Venüs ile birlikte 3 kez evlenmesinin işaretini gösteriyor. Burada Venüs ve Jüpiter yalnız olsaydı evlilikleri büyük zevkler veren yaşam olayı sayılırdı. Ekliptik evliliklerine büyük zararlar vermiştir. Aynı şekilde Çocuğun Rasi haritasında Terazi burcunda yerleşen Ekliptik onun da 2 kez evlenmesine neden olmuştur. Bu arada Güneş ve Ekliptik ekseninin Terazi burcuna bulunması Baba'dan göreceği zararların Satürn enerjileri nedeniyle yaşanan Satürn Maha Dasa içinde görüleceğini belirtiyor.

 

Sonuç olarak bir horoskopta zarar verecek gezegen yerleşimleri varsa tüm mantra'lar bile düzeltme konusunda işe yaramazlar.   Karşımızda zarar gören bir Güneş var. Sabah akşam Gayatri Mantra okunsa ne olur ? O halde bir haritanın kendisi yaşanacak hayatın garantisidir.  Burada örnek olarak verilen haritadaki Güneş yerleşimi  Baba temsilcisidir ve enerjilerini düzeltecek bir Mantra bulmak olanaksızdır !

 


                         

 

TÜRKİYE  MUNDANE  INGRESSUS   HOROSKOPU    2017

 

Mundane (dünyevi)  astroloji, göksel  kozmik döngülerin  uluslar üzerindeki etkilerinin araştırılması  astrolojinin en eski dalıdır. Babil ve Sümer kayıtlarında buna ait ilk bulgulara rastlanır. Gelecekteki doğal olayların yorumlanması için gerekli bir hareket noktası olarak Güneşin Koç burcunun ilk dakikası içine girmesi zamanı seçilir. Bir ülkenin yaşayacakları böyle bir amaç için kurulan ve adına Ingressus  (giriş) horoskopu denen uygulamadan analiz yapılır. Eğer Ingressus horoskopunda Yükselen Burç sabit burçlardan birine düşerse haritanın geçerliği 1 yıl olur. Yükselen Burç Öncü burçlardan birine düşerse geçerlik süreci sadece 3 ay sayılır. Böyle bir durumda Güneş’in Yengeç, Terazi ve Oğlak bölgesine girmesi için başka horoskoplar hazırlamak ve yorumlamak gerekir.

 

Türkiye’nin 2017 Ingressus horoskopu Ankara için Güneş’in Koç burcunun ilk derecesine girme zamanı için tasarlanacaktır. Ankara için Güneş Koç burcuna giriş zamanı 20 Mart 2017 günü ve saat 13.29.00 (Z+3) olacaktır.  Bu horoskop aşağıda gösterilmektedir.

 

 

ÇARPICI  VE  ETKİLEYİCİ   BİR   ÜLKE    TABLOSU

Ingressus 2017 horoskopunda 1.Ev Yengeç burcuna düşmektedir. Yengeç Öncü (kardinal) burçlardan biri olduğundan geçerlik süreci 3 ay olur ve daha sonra Güneş’in Yengeç burcuna girişi için başka bir horoskopa daha hazırlanmalıdır. Geçerlik süreci 3 ay olsa da ortaya çıkan Ingressus horoskopu çok önemli yerleşimler ve işaretler taşıdığından, ayrıca bu yaşanan süreç içinde referandum gibi önemli bir siyasi olay olasılığı bulunduğundan horoskopun incelenmesi faydalı olur.  Bu konuda çeşitli alternatifler vardır. Referandum yapılmasına gerek kalmamış olabilir. Referandum yapılması gerekiyor olabilir. Böyle olasılıklara karşı Ingressus horoskopu ülkede neler yaşanacağını gösterir. Bu konuda horoskop evlerine, gezegenlere ve görünümlere bakılarak yorumlar yapılacaktır.

 

Ingressus  Horoskopunda  Gezegenlerin   Anlamları

GÜNEŞ

Başbakan, Başkan, Kral, aristokrasi, hakimler, hakimler ve yetki ve ayrımcı kimseler, Bakanlar ve benzeri kişileri temsil eder. Aynı zamanda halk kahramanlarını ve ulusal şampiyonları temsil eder.

AY

Ortak kaderi paylaşan  insanlar, genel olarak kadınlar, kalabalıklar ve ortak veya kamusal nitelikteki tüm konuları ifade eder. Ay'ın horoskoptaki konumu , halkın dikkatinin nereye düştüğünü gösterecektir.

MERKÜR

Edebi yaşamı, medya ve gazeteleri, yayıncıları, elçileri, ticareti ve ticareti ve entelektüel dünyayı yönetir. Ulusun iletişim ve telekomünikasyon endüstrisi. Yerel ulaşım sorunları.

VENÜS

Kadınların sorunlarını, ulusal doğum oranını, evliliğe ve çocuklara bağlı sosyal faktörleri yönetir. Sanatçılar, müzisyenler ve sanatlar. Spor ve eğlence olanakları. Barış ve diplomatik kararlar.

MARS

Askerleri (ordu)  yönetir, askerler ve askeri ve deniz adamlarını kapsar. Savaş, terörist saldırılar, endüstriyel anlaşmazlıklar, grevler ve çatışmalar. Muhalefet güçleri. Yangın, yangın hizmetleri, kundaklama ve yangın söndürme konuları.

JÜPİTER

Dini ve hukuk dünyasını yönetir; Ulusal ya da devlet dini, Din adamları, ilahiler. Adalet sistemi ve önde gelen hâkimler, savcılar. Ulusal soruşturmalar. Ulusun serveti, bankaları ve bankacıları.

SATÜRN

Yaşlılar  ve ulusal ölüm oranını yönetiyor. Hayatı tehdit eden salgınlar. Toprak sahipleri, çiftçiler, madenler, kömür ve metallerle ve minerallerle bağlantılı endüstriler. Devlet cenazeleri, halkın üzüntüsü ve feshetme.

URANUS

Siyasi gerginliklerin ortaya çıkması ve salgınları üzerinde genel bir etkisi vardır. Sağ kanat politik fikirler, serbest pazar teşebbüsü, faşizm ve bireyciliğe yönelik dürtü. Ayrılık, bilimsel atılımlar ve keşifler, patlamalar, anarşi ve postmodernizm konuları.

NEPTÜN

Komünizm gibi akımları ve sol kanat politik fikirleri (kollektivizme yönelik dürtüler) kuralları. Çetelerin, gizli arazilerin, ayaklanma, dolandırıcılık ve, tüm yasadışı teşebbüsler, sahte şirketler, kayıplar ve benzer olgular ile bağlantılıdır.

PLÜTO

Metamorfoz ve yenilenme ilkesini belirtir. Çeşitli modern yazarlar,: Sığınma ve  kötü olaylar. Karanlıkta  kalan ya da kamuoyundan gizlenen hayatın her yönü - politik yeraltılar, casusluk, organize suç. Büyük servet ve güç. Şiddet, tecavüz. Transformatif (ölme ve yeniden doğuş gibi) veya gizli bilgiyi ışığa çıkaran tüm faaliyetler (dedektif çalışma gibi).

 

Ingressus  Horoskopunda  Evlerin   Anlamları

BİRİNCİ EV

Ülke ve bir bütün olarak sakinleri; Genel refah ve sağlık durumu veya tersi.

İKİNCİ ÊV

Ulusal servet, hazine, gelir ve bankalar, Borsa, finans kuruluşları, para piyasaları ve ticaret gibi para kazanma ile ilgili tüm yerler ve faaliyetler.

ÜÇÜNCÜ EV

Demiryolları, kara yolu ve akarsu trafiği, araba, vb. gibi iç ulaşım, iletişim araçları. Posta, iletişim ağı, Internet, telefon, faks, gazete, dergi gibi haber ve bilgileri dağıtmanın tüm araçları , Kısa süreli yayınlar ve süreli yayınlar.  Ayrıca komşu ülkeleri de yönetir.

Dördüncü Ev

Arazi ve topraklar,  bunların sahipleri ve üzerindeki işçiler. Araziler ve arazideki  üretimler. Madenler, binalar. Halk, monarşi ile karşıt halk; Demokrasi ile karşıt aristokrasi ; Parlamento’da muhalefet.. Bu evin başlangıç çizgisine  yakın bir gezegen, karakterine göre havayı etkileyebilir. Bu evdeki zararlı  gezegen, 10. evi yani devleti etkiler.

BEŞİNCİ  EV

Tiyatrolar, halk evleri, eğlencenin, eğlenmenin ve eğlencenin her yeri. Doğum oranı, çocuklar, cinsel olgular. Spor, spekülasyon, kumar. Bazıları yüksek tabaka ve resmi sosyal işlevlerle bağlantılı olduğunu ileri sürer.  Büyükelçiler bu evin kapsamındadır.

ALTINCI EV

Halk sağlığı veya hastalıklar.  Salgın hastalıklar. Sağlık hizmeti. Ulusal hizmetler: ülkenin hizmetinde olan ordu, donanma ve Sivil Hizmet. İşçiler ve genel olarak çalışanlar . Sendikalar.

YEDİNCİ EV

Dışişleri; Dost ya da düşman, siyasi ya da ticari olsun diğer ülkelerle olan ilişkiler. Ulusal evlilik / boşanma oranı.

SEKİZİNCİ EV

Kamu ölümleri, ölüm oranı, ölenlerin çeşitleri. Veraset vergileri. Dış ülkelerle finans ilişkileri.

DOKUZUNCU EV

Denizcilik, deniz trafiği, uçak endüstrisi ve genelde uzun mesafeli trafik, ister yolcu ister ticaretle olsun faaliyetler. Uzun mesafe veya uluslararası iletişim. Din, ibadet yerleri, hocalar. Yasa mahkemeleri. Üniversiteler, profesörler, felsefi ve bilimsel kurumlar ve yayınlar.

ONUNCU  EV

Kral veya Başkan, hükümet, otoriteler. Asiller, seçkin ve ünlü kişiler. Ulusal ticaret. Ulusal itibar, kredi ve güç. Kamu istihdam oranı.

ON BİRİNCİ  EV

Parlamento, özellikle Meclis yönetimi. Kent ve İl Meclisleri ve benzeri organlar. Ulusun dostları. Mevzuat

ON İKİNCİ  EV

Hapishaneler, Islah evleri, suçlular, casuslar, yurtiçinde veya yurtdışında ülkenin gizli düşmanları. Hastaneler, sığınma yerleri, yardıma ihtiyacı olan ya da güçsüz olanlar için kurumlar. Sağlık ve yardım kurumları. Genel olarak gizli toplumlar ve gizli tarikatlar.

 

TÜRKİYE’NİN  2017   INGRESSUS  HOROSKOPUNUN   ANALİZİ

 

Türkiye’nin 2017 Koç Ingressus horoskopunun Yükselen Burç yerleşimi Öncü burçlardan Yengeç’te olduğundan haritanın geçerlik süreci 3 ay kadardır.

Ay Yengeç burcunun yani Yükselen burcun yöneticisidir. Ay öncelikle halkı temsil ediyor. Zararlı 6.evdedir. Zararlı Satürn ile kavuşumdadır. Zararlı  Güneş ile sert kare açı yapmaktadır.  Bu durumda AY (Halk) horoskopun en fazla zarar gören elemanıdır. Sadece Satürn kavuşumu bile kısıtlamaları ve özgürlüklerin daralmasını gösterir. Ay sadece 10.evdeki Uranüs ile üçgen (Trine) olumlu görünüm yapmaktadır. Bu işaret halkın bir bölümün yönetimle olan uyumunu gösterir. Ancak 10.evde Mars ve Uranüs yerleşimlerinin bulunması anormal şekillerde terörizm saldırılarını veya zararlı  etkilerini göstermektedir.

Horoskopun 4.evinde yerleşen Jüpiter  öncelikle hukuk ve adalet sistemini gösterir. Gezegen geri hareketli (Retro) olup çok sert görünümler yapıyor.  Sert açıları yapan yerleşimler Yükselen Burç, Uranüs ve 6.evdeki Plüto olmaktadır.

Türkiye’de, bu yılın başlarında  bir Referandum yapılma olasılığı vardır.  Muhalefet partisini temsil eden 4. evin yöneticisi  Başucu (MC) üzerindeki Venüs olur. Venüs çok iyi durumda sayılmaz. Her şeyden önce geri (Retro) gezegendir.  Burada zor şartlar altındaki muhalefetin MC üzerinde bulunması seçim zamanında ortaya çıkacak bir başarının işareti olabilir mi ? Venüs aynı zamanda  Merkür ile kavuşumdadır.  Merkür iletişim kaynaklarını temsil ediyor. Medya kurumları ile birlikte yapılacak bir müdahalenin devleti yöneten kişiyle aynı saflarda olması hatta onuncu evdeki Mars’ın orduyu temsil etmesi ulusal bir tehdidi ortaya çıkartıyor gibi gözüküyor.

Yabancı ülkeleri temsil eden 7.evin yönetici gezegeni Satürn ile halkı temsil eden Ay kavuşumu ve aynı zamanda Satürn-Güneş sert kare görünümü olması ülkenin üzerindeki yabancı ülke zararlarını göstermektedir.  Halen yabancı ülke topraklarında savaşan askerlerin olması yabancı güçlerle çatışmanın bir olasılık olmadığının işaretidir.

Horoskopun 6.evinde yerleşen Plüto çok sert görünümler yapıyor. Gezegen normal şartlardaki düşmanı göstermez. Bunlar düzenli olmayan gruplar ve teröristler olabilir. Din fanatikleri ama tecavüz eden ve kafa kesen şaşırmış gruplardır. İşte Plüto böyle taraflardan kaynaklanan ve hayal edilmesi bile mümkün olmayan zararları temsil etmektedir.  Gezegen Yükselen Burç ile karşıt durumdadır.  Birinci ev ülkenin genel olarak halkını temsil eder. O halde ülke halkının tamamını tehdit eden bir düşman söz konusudur.

Horoskopun 2.evinde yerleşen Rahu (Kuzey Ay Düğümü) ekonomik sorunların büyüklüğünü belirtiyor.  Ekliptik ekseni hangi evlerde olursa buraların yaşam alanlarına zarar verirler. Bu nedenle 2.ev ve 8.ev zarar görmektedir. O halde milli servet gibi yabancılara olan borçlar söz konusudur. Maddi sorunlar veya  kısıtlayıcı şartlar olacaktır ama önemli ve etkili gezegenlerin Başucu (MC) civarında toplanmaları söz konusu sorunların ülkenin bir kesimini değil hepsini ilgilendirdiğini açıklıyor. Bu durumda gelecek tehdidin karşısına tüm ulusun çıkmasını gerektirecek hayati durumlar söz konusu olmalıdır.

 

Acaba, Ingressus horoskopu Türk halkına aranızdaki anlamsız ve faydasız mücadeleyi bitirin ve milli bir hükümet kurup asıl düşmana karşı birleşin mi demektedir ?

12.01.2017

 


 

 

UYGAR   OLMAK  VEYA   OLAMAMAK

GELECEKTE  TARİH   BU  GÜNÜN    İNSANLARINI   NASIL    YAZACAK  ?

Bir ülkenin halkının uygar ve vefalı olduğunu nasıl anlarsınız  ?  Büyük işler yaparak ülkesini yüceltmiş ve ölmüş vatandaşlarına nasıl davrandığı bu duygunun bir göstergesidir. Ülkesi uğruna ölen ve şehit ilan edilen çocuklarına karşı bakışı da uygarlığın başka bir işareti olabilir. Eğer hayatlarını verenlere karşı iki günü geçmeyen bir gösteri içinde olan ama eğlencesini bile eksik etmeyen halk varsa o ülkenin uygar olduğu konuşulamaz. Vefalı insanlar bu günlerini borçlu oldukları insanlara saygılarını gösterirken toplumun önemli bir kısmı küfür ediyorsa uygarlık ve insanlık onların yanından bile geçmemiştir. Bu duygunun ne demek olduğunu ilk kez yıllar önce Kore'de Türk şehitliğini ziyaret ettiğim gün anlamıştım. Kendi vatanları olmayan bir ülkede başka bir ulusun halkı için canlarını veren Türk şehitlerinin mezarlarında taze çiçekler vardı. Koreli bir dostuma bu gün özel bir kutlama mı var diye sorduğumda şöyle bir yanıt almıştım. "Şehitliği her gün farklı bir okulun öğrencileri ziyaret ederler ve mezarlara çiçekler bırakırlar.."

 

Kore'de aldığım insanlık ve vefa dersini hiç unutmadım. Ülkemiz fakirlik yıllarını aşarak ayakları üzerinde durmaya başladığında başımıza çeşitli nedenle yüzünden belalar yağmaya başlamıştı. Düşmanlar çocuklarımızı öldürüyordu. Katliam günlerinde yüzlerce TV kanalında biraz oflanmadan sonra ekranlara şarkı söyleyen, göbek atan sözde sanatçılar üşüşmeye başlıyordu.  Müthiş güçlü bir düşmanın elinden vatanı kurtaran büyük Atatürk ve silah arkadaşları kahramanların heykelleri  veya resimleri parçalanıyordu. Vefa duygusunu yitiren bir halkın uygarlığından bahsedilemez. Bu bakımdan maalesef halkın önemli bir bölümü 21.asır başında sınıfta kalmıştır !

 

Bu yazımızda size başka bir vefa gösterisi sunacağım.  Bu konuda örnek kişi Polonyalı ünlü kompozitör Frederic Chopin olacaktır. 1 Mart 1810 günü Polonya'da dünyaya gelen ve 1830 yılında Paris'e yerleşen müzisyen 1849 yılında henüz 39 yaşındayken tüberküloz  yüzünden hayatını kaybetmişti. Bedeni Paris'te Pére-Lachaise  mezarlığında gömülüp  vasiyeti üzerine kalbi  Polonya'ya götürülmüştür. Yukarıdaki resimde Chopin'in Paris'teki mezarı görülüyor. Ölümünün üzerinden 168 yıl geçmesine rağmen  mezarında konulmuş taze çiçekler göze çarpıyor. Bunları görünce aklıma Pusan'daki Türk şehitliği geldi. Uygarlık işte böyle bir şey dostlarım !

 

Özellikle Chopin'in ünlü bestelerinden bir tanesi olan Piyano konçerto No.1, E Minör, Op 11 eserini dinlemenizi önereceğim. Youtube içinde kolayca bulabilirsiniz. Müziğin romantik ezgilerini bu kadar üstün notalarla ortaya koymak çok büyük bir deha işidir. Çok titiz ve tutucu bir kişiliğe sahip olan Chopin, yazar George Sand'ın  açıklamalarına göre yazdığı bir bestedeki tek nota üzerinde bile günlerce düşünen birisiydi. Şimdi, onun Vedic horoskoplarına bir göz atacağız.

 

BALIK

7.Ev

MARS

KETU

KOÇ

8.Ev

JUPITER

BOĞA

9.Ev

İKİZLER

10.Ev

BALIK

KOÇ

JUPITER

BOĞA

 

İKİZLER

KOVA

6.Ev

VENUS

GUNES

 

VEDİC

 

RASHİ

 

YENGEÇ

11.Ev

KOVA

VENUS

SATURN

KETU

 

VEDİC

 

NAVAMSA

YENGEÇ

OĞLAK

5.Ev

MERKUR

ASLAN

12.Ev

OĞLAK

ASLAN

RAHU

YAY

4.Ev

AY

AKREP

3.Ev

SATURN

TERAZİ

2.Ev

BAŞAK

Yük.B.

1.Ev

RAHU

YAY

AY

 

AKREP

MARS

TERAZİ

BAŞAK

MERKUR

 

OLAĞANÜSTÜ  İŞLER   BAŞARMAK   İÇİN   KOZMİK  AYRICALIK   GEREKİR

Chopin'in Rasi (Doğum) haritasında gerçekten olağan dışı kozmik işaretler olduğu görülüyor. Jüpiter, Venüs ve Ay  "Vargottama" gücünde gezegenler. Yaratıcılık evinde (5.Ev) Yükselen  Burç (Başak) yönetici gezegen Merkür yerleşmiş. Merkür ayrıca Navamsa haritasında kendi burcunda olarak çok güçlü. Vargottama Ay onun romantik tarzını oluşturmuş. Yine Vargottama olan Venüs tarihin en büyük aşklarından birini yaşatmış. Müzik dehasını oluşturan Jüpiter 8.evdeki yerleşimiyle hayatını kısıtlıyor. Satürn de düşman burçta (Akrep) olduğundan hayatını kısaltıyor. Navamsa'da gezegen kendi burcunda (Kova) ama Ekliptik ekseninde olarak kısa hayat veriyor. Yaşam sonunda T.Satürn Balık burcunda bulunuyor.  Gezegen Yükselen Burç ve natal Ay ile görünüm yaparken ayrıca Kandaka Satürn zamanıdır.

 

Bir kaç gün sonra unutulacak anmalar ve törenler yaparak vefa duygusuna sahip olduğunu göstermek yerine gerçek uygarlığa ulaşmak için çok çaba harcanması gerekiyor ülkemizde. Vefa duygusunun ve saygının ne  olduğunu anlamak için Chopin'in Paris'teki mezarına yeniden bir göz atınız vatandaşlarım !

 


 

 

 

 

 

Horoskopun Şifresi

Yaşamın Anlamı

Rüyanın Gerçekleşme Şansı

Mutluluğun  Resmi

Mantığın  Efendisi  Duyguların  Kölesidir

Burca Göre Partner Seçimi

Teos Günleri

Borsa ve Talih

Dünyanın durduğu gün

Dört Boyutlu Horoskop

Tanrıyı  Savunmak  Zamanı

Bir şampiyonun kötü Zamanı

Talihin  Güzel Zamanları ve  Kötü  Zamanları

 

Özgür  İrade   Olsaydı...

Yaşam Bazen Pamuk ipliğine bağlıdır

Tutkunun Sonsuz Yolculuğu

Astroloji Ne  İşe Yarar ?

Kalan son çare

Çocuk Sağlığı

Horoskopun  Şeytani  Görünümleri

Halkımızdan birinin portresi

Karanlık   tarafın  kapısı

Talihin Döngüsü

Tanrı Geleceği Niçin Açıklar ?

Kadın  Ruhunun  Hassas  Dengeleri

Astrolojinin  Anlamını  Kavramak

Eş  Zamanlık   veya  Karmik  Etkileşim

Kala Purusha  Uygulaması

İnsan her zaman yanlış bir burç altında doğabilir. Dünyada onurlu 

biçimde kalmaksa kendi yıldız falını gün gün düzeltmek anlamına gelir.