Kaderimizin  Mistik  Örgüsü    (Tıklayın)

 

 

KADERİ    DEĞİŞTİREBİLİR  MİYİZ   ?

 

       Kaderin şifresini tanımlayan ve yeni bir astroloji teorisini gündeme getiren yazımızın yayınlanmasından sonra medyanın da ilgisini çeken olay gazetede şu başlıkla yayımlandı : " İnsanların Kaderi Değiştirebilirim* "  Oldukça iddialı bir başlık ama, astrolojiye yabancı insanlar için burun kıvrılacak (!) bir kuram oyunu sayılabilir. Röportaj sırasında şöyle bir soru soruldu :" Bu teoriden sonra neler yapacaksınız ? " Hiç düşünmeden şöyle yanıtladım : "Benim elektriği bulduğumu düşünün. Bunu buzdolabında, kilimada, radyoda TV'de veya bilgisayarda kullanmak ve geliştirmek başka insanların katkısı ile sağlanacaktır !" Oysa, hangi sorunlardan kurtulacağımızı ve bizi nasıl bir gelecek beklediğini gösteren bir dizi olay oldu. Toplumu huzursuz eden bir terörist serbest bırakıldı. Pek çok suç işlemiş insanlar aramıza döndüler. Hangi anne böyle bir kaderi olan çocuğu doğurmak ister ? Hangimiz  bir sürü sadist, ruh hastası, katil olma potansiyeline sahip psikopat arasında kelle koltukta yaşamayı sindirebiliriz ? Giderek bozulan ortamın suçlusu aslında hiç bir önlem almadan çocuk dünyaya getirmek değil mi ? Hamile kalma zamanının kaderi belirlediğini bilimsel çevreler de önemli bularak mesajlar gönderdiler. Bu haftaki Astrogündem konusunu yeni teorimi destekleyen yazılara ve örneklere ayırdım. Buluşun ne kadar önemli olduğunu örneklere bakınca anlayacak ve kaderi değiştirmek için ufak bir olasılık da olsa denenmeye değer olduğunu kabul edeceğiz !

 

       Biyofizikçi Dr.K.S. şöyle yazmış : " En başta şunu belirteyim ; Ben sizin dediğiniz görüşe katılıyorum. Çocuğun kaderinde doğum saati değil bence de annenin yumurtasıyla babanın sperminin buluşma saati önemli. Size daha önce de yazmıştım. Her hücrenin kendine ait bir hücre zarı elektik potansiyeli vardır. Sperm ile yumurtanın birleşmesi için belli bir frekansta olması gerekiyor ve bu frekansı etkileyen her şey çocuğun oluşumunda söz sahibidir  . Bu teoride beni ilgilendiren sağlıklı bebek elde etmekten fazla  bebeğin kaderinin ne zaman belirlendiği olduğunu da belirtmeliyim. Ben hayatı bu kadar zorlamamak kanısındayım !" 

 

       Bilim çevrelerinden gelen açıklamalar kadar okurlarımın astroloji ile yakından ilgilenen bölümünden de destek verici mesajlar aldım. İşte bunlardan bir tanesi ; Bayan Ş. U. mesajında şöyle yazmış :  "Yeni kitabınızı teorinize ayıracağınızı yazmışsınız. Çevremde çocuğunu kaybettiği için üzülen dostlarımdan biri olan İ.B., 13.07.1972 tarihinde İstanbul'da 12.15'de dünyaya gelmiş. Amsterdam'da 09.08.1998 tarihinde 21.15'de dünyaya gelen oğlu doğumdan bir hafta sonra organik kalp hastalığı nedeniyle vefat etmiş. 

 

       Annenin bebeğe hamile kaldığı tarihi 15 Kasım 1997 olara tespit ettik Teorinizi destekleyen seçkin bir örnek olduğundan size iletmek istedim. Arkadaşım sağlık hizmetleri konusunda gelişmiş bir ülkede yaşıyor olmasına rağmen bebeğin yaşamayacağı önlem alınamayacak kadar geç belirlenmiş ve acı kaderi bile bile dünyaya getirmiş. Ayrıca bebeğin doğum haritası da, "Neden bebeğimi kaybettim ?" sorusuna yanıt verecek nitelikte. Arkadaşım şimdi, Keşke diyor, keşke bu kitap daha önce yazılmış olsaydı...."


 

 İstanbul'da doğan bir annenin kaybedeceği çocuğuna hamile kalma zamanındaki transit gezegenler

DOĞUMDAN SONRA  KAYBEDİLEN  ÇOCUK

       

       Yukarıda açıklanan ve bir okuyucumuzun gönderdiği örnek yeni teorimizi destekleyen verilerden bir tanesidir. İstanbul'da dünyaya gelen annenin doğum horoskopu yanda görülmektedir. 

 

       Horoskopun dışında gösterilen gezegenler de, hamile kalma zamanı  olan 15 Kasım 1997 tarihindeki transit gezegenlerdir.

 

       Teorimizde en önemli iki gösterge bulunmaktadır. Ay Düğümleri Düzleminin oluşturduğu görünümler ve Chiron ilişkileri. Bunlara ilaveten Ay da hızlı döngüsü ile kaderin oluştuğu sıra en fazla etki yapan gezegenlerden bir tanesidir.

 

       Yandaki horoskopa ve transitlere bakarsak, Ay Düğümleri düzleminin Başak-Balık burçlarından geçtiğini ve doğumda İkizlerde yerleşen  Satürn ile tam kare görünüm oluşturduğu göreceğiz.

 

       Ayrıca transit Ay ile doğumdaki Satürn kavuşum yapmaktadır. Bu durum özellikle hamile kalmamak gereken bir geceyi işaret etmektedir. Hızlı hareketi ile Ay bir kaç gün içinde hamilelik için tehlikeli sayılacak görünümler yapabilir.

 

KADERİ  BELİRLEYEN   TRANSİTLERİN   ANALİZİ

 

     Annenin horoskopundaki transitleri incelemeye devam edelim. Koç burcundan geçen transit Satürn ile doğumdaki Chiron kavuşum yapmaktadır. Akrep burcundan geçen transit Chiron da Aslan burcunda doğumdaki Mars ile kare görünüm yapmaktadır. Oğlak burcundan geçen Transit Mars da Yükselen (Terazi) ile kare görünüm yapmaktadır.

 

      Doğumdaki Kuzey Düğümü (Rahu) horoskopta Oğlak burcunda yerleşmiştir. "Karmik Kontrol Gezegeni" Oğlak yöneticisi Satürn olmuştur. Hamile kalma zamanındaki transit Düğümler düzlemi Satürn ile sert kare görünüm yapmaktadır. Satürn aynı zamanda ölüm gezegenidir. Horoskopta 8. ev (Boğa) yöneticisi Venüs ile birliktedir. Böylece, hamile kalınan çocuğun vefat edeceği (kaybedileceği) görülmektedir. Böyle sert görünümler içinde en önemlisi Ay Düğümleri Düzleminin açılarıdır. 

 

       Ay Düğümleri Düzleminin astrolojide rolü  oldukça mistik ve esrarlıdır. Yumurtanın sperm tarafından döllenme şöleninde belki de ruhun yeni hayata başladığı noktadır ! Başka bir boyuttan yeni hayata geçme anıdır. Dünyamız pek çok manyak, ruh hastası, katil ve bencil insan görmüştür. Daha fazlasını görmemek ve hayatları karartmamak için yeni teorimize kulak verip çocuklarınıza iyi bir zamanda hamile kalmayı planlamalısınız.

 


      (*) Vatan Gazetesi - 10 Ocak 2006

 

       (Copyright 2006  Yücel Sügen-Astromistik)

 

 

 

 

KADERİMİZİN    MİSTİK     ÖRGÜSÜ

 

 

       Yeni astroloji teorisi toplumda oldukça etkili bir heyecan oluşturdu. Bunu aldığım mesajlardan anlıyorum. Bunların içinde yer alan konular teorimi destekleyen olayları açıklıyor ve haklı olarak kendime şu soruyu sormama neden oluyor : Astrolojide neden böyle bir sorunun yanıtı daha önce aranmadı ?  Bazı horoskopların farklı yaşam ve kaderi göstermesi neden sorgulanmadı ? Kuşkusuz son yirmi yılda astrolojinin büyük adımlarla ilerlemesinde etken  bilginin yayılmasını kolaylaştıran bilgisayar gelişimi ve Internet olmuştur. Astrolojiye ilk başladığımda "Table of Houses" ve "Ephemeris" kitaplarını kullanarak bir horoskop hazırlamam saatler alan bir uğraştı. Bazen gözden kaçan bir hata yüzünde başka bir insana (!) ait horoskop ortaya çıkması sürpriz olmuyordu ! Bence, bilgi bu kadar hızlı yayılır ve kaynaklar bu kadar çoğalmaya devam ederse 21.Yüzyıl astroloji çağı olacaktır....

 

       Aldığım mesajlardaki başvurularda pek çok anne adayı nasıl sağlıklı bir bebek dünyaya getirebileceklerini  öğrenmek istiyorlar ? Bizimki gibi üretmeden tüketen ülkelerde bilgi çalmak da sıkça yapılan bir yöntemdir (!)  Yeni teorimle ilgilenen ve anne adaylarına para karşılığı yol gösteren astrologlar da türemeye başlamışlar. Bunu göz ardı etmeden yeni yazıma bir uyarı ile başlamak istiyorum. Öncelikle, bir teoriyi uygulamak demek kurallarını öğrenmek ve akıl satmak demek değildir. Her şeyden önce çok iyi bir astrolog ve insan olmak demektir. Bazen filanca astrologa giden ve sinir küpü olan okurlarım bana yazıyorlar.Doktor muayenesi gibi  bir yerde yarım saatte horoskop analizi yapıldığını  anlatıyorlar.Gelecekleri hakkında somut bir bilgi ve tarih almadan ayrıldıklarını belirtiyorlar. Ne yazık ki bu uygulama bilime sırt çeviren ve lügatlerinde  beğenmediğimiz Yunanlıdan on kat daha az soyut kelime bulunan bir halkın geldiği noktadır !  

 

       Sağlıklı ve düzgün bir çocuk doğurmak için bilinçli bir anne adayı astrolog ile hamilelikten önce başlayan bir süreçte iş birliği yapmalıdır. Her şeyden önce kesinlikle hamile kalınması sakıncalı zamanların bilinmesi gerekiyor. Bu süreçler bazen çok ağır sonuçlar doğurabilir. Örneğin, annenin Ay Düğümleri ekseni ile transit Satürn kavuşum veya kare açı yaptığı zaman asla hamile kalmaması gereken bir süreçtir. Buna ilaveten Düğümler Düzlemi ile transit Düğümler Düzleminin sert açılar yaptığı bir zaman kalınacak hamilelik ortaya sert bir kayıp veya ruh hastası bir insan çıkartabilir !  Buradan ortaya çıkan sonuç şunu gösteriyor ; hamilelik zamanını belirlemek  Tanrısal bir büyük akıl işi olduğu kadar, o akıldan nasiplenen bir uzmanın bilimsel bir izleme yeteneğidir !  Kaderin mistik örgüsünü yorumlamak için bize bir anahtar verilmiştir. Bu da astrolojidir. 

 

       Yeni astroloji teorimiz doğumda belirlenen kader kadar hamile kalma zamanında kaderin mistik dokusunun örülmeye başlandığını ispat etmektedir. Aslında bu sonuca ulaşmak için yaptığımız çalışmalarda bizi tetikleyen  pek çok hasta kişinin durumlarını göstermeyen doğum haritalarına sahip olmalarıdır. Örneğin, spastik bir çocuk hastalığını göstermeyen bir horoskopla dünyaya gelmiş ve yıllarca astroloji uzmanlarına saç yoldurmuştur !  Oysa, annesinin hamilelik tarihindeki gökyüzü enerjileri doğumun kaderini çizmiştir. Buna benzer şekilde, hayatta çok başarılı olan fakat haritaları normal olan insanların da kaderlerindeki sırlar da çözülmektedir. Ünlü Vedic astrologu B.V.Raman otobiyografisinde bazı haritaların analizinde ünlü bir astrolog olan dedesi Suryanarain ile anlaşamadıklarını yazmaktadır. Eğer  sohbetlerine katılabilseydim doğumu değil annenin hamile kalma zamanını masaya getirirdim !

 

       Yeni teorimi açıklarken ortaya çıkarttığım örnekler hep olumsuz doğumları veya hamileliği kapsıyordu. Bu gün size olumlu transitlerde  hamile kalma zamanının önemini vurgulayacak bir örnek vereceğim.

 

       27 Ocak 1951 tarihinde, İstanbul'da saat 07.30'da  dünyaya gelen anne adayı,  11 Ağustos 1972 gecesi hamile kalmış ve sağlıklı bir gebelik sürecinden sonra 17 Mayıs 1973 günü, İstanbul'da saat 04.40 'da bir erkek çocuk dünyaya getirmiştir.

 

       Aşağıda, Batı tipi horoskopta anne adayının hamile kaldığı zamana ait transit gezegenler kendi doğum haritası üzerinde gösterilmiştir.

 

       

 

Annenin horoskopunda 11 Ağustos 1972 gecesine ait Transit Gezegenler

 

 

OLUMLU  TRANSİTLER  VE  İYİ   BİR   KADER  !

 

 

       Astrolojinin klasik bilgilerine göre 5.ev çizgisi doğacak ilk çocuğun cinsiyetini belirler. Yukarıdaki Doğum horoskopunda 5.ev İkizler burcundadır. İkizler "Erkek" burçlardandır. Böylece ilk çocuğun cinsiyetinin erkek olacağını görüyoruz.

 

       Hamile kalma zamanında çok olumlu bir gökyüzü tablosu vardır. Bu kozmik tablo olumlu transitlerle iyi bir doğum ve kaderi belirlemiştir. Şimdi bu yerleşimleri maddeler halinde açıklayalım.

 

       1) Doğacak çocuğun beden ve ruh sağlığını gösteren ve çok sevilecek bir çocuğun dünyaya geleceğini müjdeleyen en önemli işaretlerden bir tanesi "JÜPİTER" ile "CHİRON" arasındaki görünümlerdir. Yukarıdaki horoskopta transit Jüpiter ile doğumdaki Chiron arasında "kavuşum" vardır. Kavuşum 11.evde ve Yay burcunda gerçekleşmektedir. Bir hamile kalma işareti olarak olağanüstü bir yerleşimdir.

 

       2) Doğacak çocuğun ruh sağlığını etkileyen en önemli görünümleri Ay Düğümleri Düzlemi oluşturur. Yukarıdaki horoskopta annenin Başak burcundaki doğumdaki Ay'ı ile transit Ay Düğümleri düzlemi mükemmel bir görünüm yapmaktadır. Kuzey Ay Düğümü (Rahu) ile natal Ay arasında üçgen (trine) görünüm oluşmuştur. Bu işaret ruh sağlığı mükemmel bir çocuk habercisidir.Ayrıca, Ay Düğümleri ile Talih Noktası da olumlu görünüm yaparak güzel işaretlere katkı sağlamaktadır.

 

       3) Hamile kalma zamanındaki en önemli işaretlerden bir tanesi de transit Ay ile Doğumdaki Ay arasında olumlu görünüm olmasıdır. Ay en hızlı hareket eden gezegen olduğundan iyi görünümü süratle değişir. Bu bakımdan hamile kalma zamanı için en zorlu yerleşim şartı Ay  konumu sayılabilir. Yukarıdaki horoskopta transit Ay ile doğumdaki Ay arasında kavuşum olduğu görülmektedir. 

 

       Burada açıklanan şart ile gökyüzü durumu bize olayın ne kadar karmaşık ve gizemli olduğunu göstermektedir ! Örnek haritada gökyüzü tablosunun haritadan bağımsız olarak da olumluluk kapsamasının yararı ortaya çıkmaktadır. Gerçekten de, hamile kalma zamanında gökyüzü tablosunda Düğümler Düzlemi ile Ay arasında olumu görünüm vardır. Bu da, annenin haritasının dışında farklı bir gelişimdir. Yaptığımız analizlerde Jüpiter ve Satürn ile Chiron arasındaki gökyüzü açılarının da önemli olduğu saptanmıştır. Ayrıca, haritadan bağımsız olarak ,Ay Düğümleri ile sert gezegenler arasındaki gökyüzü görünümleri de doğumun kaderini etkilemektedir.

 

       Burada örnek verilen çocuk sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmiş, ailesi ve çevresi için sevilen, beğenilen ve takdir edilen bir karakter ve kişilik sahibi olmuştur. Kader ona hem ruh hem de beden güzelliği bağışlamıştır. Eğitim hayatı başarılı geçmiş, istediği üniversiteyi kazanmış ve arzuladığı mesleğe sahip olmuştur. Üniversiteyi dönem birincisi olarak bitirmiştir. Transitlerin gösterdiği zamanda eşi olacak kadınla tanışmış ve aşk evliliği yapmıştır. Başarılı bir kariyer sahibidir.

 

       İşte kaderin mistik örgüsü çok karmaşık gözükse de, ip uçlarını adeta gözümüze sokarak sağlıklı ve olumlu kadere sahip bir çocuğa sahip olmanın temel kurallarını açıklamaktadır. Var olmanın temel sorgusu kader mi yoksa özgür irade mi ikileminde gizlidir ! Yaşadığımız yüzyılda kader olgusu baskındır ve insanlar dogmatik düşüncelerin esiridirler ! Bunun yanında bir avuç insan daha sağlıklı ve parlak bir gelecek için savaşarak özgür iradenin hakim olacağı bir ışık çağına doğru yol almaktadırlar. Işık Çağı geldiğinde özgür iradenin kuralları ile kurulan bir dünya çok daha mutlu olacaktır...

 


 

Copyright 2006 Astromistik - Yücel Sügen