Apollon  Tapınağındaki  Horoskop (Tıklayın)

İş Adamı  Murat  Ülker'e  Satürn  Darbesi

Havada  11 Eylül 1980 Gününün  Kokusu  Var

İşte Benim Mirasım

Ay  Tutulmasında  Doğan  Siyasetçi

Avustralya'da  Atatürk  Heykeli

Güneş  Tutulması  ve  Atatürk

 

 

NEFRETİN  NEDENİ   TUTKU MU  ?

                                           

 

Hafta sonunda Türkiye'de magazin haberlerinin başına geçen bir cinayet olayı görüldü. Bir otel odasında 55 yaşında bir kadın,  sunuculuk ve oyunculuk yapan 43 yaşındaki eski sevgilisini tabanca ile vurarak öldürdü. Başlangıçta olayın esirikli bir tutku sonucu olduğu ve karşılıksız aşk öfkesi olarak yapıldığı görüşü vardı. Daha sonra farklı kişilerden değişik görüşler ileri sürüldü. Olayın maddi bir geçmişi olduğu ve kadının büyük kayıplara uğradığı konuşulmaya başlandı. Acaba astroloji kuralları bu kanlı ve korkunç olayın nedenlerini açıklayabilir mi ? Erkek kişi,  08 Ocak 1974 tarihinde ve Kadın kişi,  05 Ağustos 1963 tarihinde dünyaya gelmiş. Doğum saatlerini bilmiyoruz ama Eşleşim (Sinastri) horoskoplarında gezegenler arasındaki ilişkileri görebiliriz. Ayrıca Vedic sisteminde özel gezegen bileşimleri (Yoga) kişilik ve kaderleri hakkında somut bilgiler verebilir. Eşleşim araştırmasında önemli gezegenlerin paralel görünümleri de kader açısından ipuçlarını gösterebilir. Aşk gibi nefretin insanlık tarihinde birbirinden farklı nedenleri vardır.  Karşılıksız  aşk duygusu gibi maddi büyük kayıplar da nefretin kaynağı olabilir. Astroloji bize kurallarına bağlı olarak nedenleri gösterebilir.

 

Kadın ve Erkek arasında, sonunda ayrılık veya acı bir olay da gerçekleşse onları  bir araya getirmekte etkili olacak kozmik işaretler bulunur.  Burada Kadın ve Erkek horoskopları arasında, Venüs ve Neptün arasında Paralel kavuşum görünümü olması Magi sisteminde "Sinderella bağlantısı" denen önemli bir kozmik işaret vardır. Paralel açılar ile Düzlem açılar astroloji'de  gezegen ilişkilerinde önemlidir ama Paralel açılar daha etkilidir. Gezegenlerin Deklinasyon değerleri arasındaki ilişkiden paralel görünüm ortaya çıkar. Eğer gezegenler Gök ekvatoruna göre aynı yarım kürede olursa Paralel kavuşum ortaya çıkar. Zıt yarım kürelerde olursa Karşıt paralel kavuşum görülür. Burada oluşan Magi görünümü  olmasaydı bir ilişki başlamazdı. Güçlü bir Magi görünümü olması karşılaşmanın bir asansörde olması sonucunda bile  onların kaderlerini kesiştirir.

 

Kadın ve erkeğin arasında ilişkiyi başlatan Venüs-Neptün Paralel kavuşumu dışında horoskopta göze çarpan Satürn-Jüpiter arasında Paralel kavuşum negatif enerjiler veren güçlü bir kozmik işaret sayılır. Bu görünüme "Satürn çarpması" (Saturn clash) adı verilir. Aşkı, romantizmi ve ilişkiyi sonlandıran bir açıdır. Ancak ilişki iki taraf arasında aniden bitmez. Yani taraflar yollarını ortak bir kararla değiştirmezler. Doğum horoskopunun gücüne bağlı olarak bir taraf bundan duygusal zarar görebilir. Kadın ve Erkek horoskopları arasında oluşan görünümlerin incelenmesi olaylara neden olan duygusal patlamaların aşk nedenlerine bağlanmasını zorlaştırıyor. Nefretin nedeni tutku olamayacak gibi gözüküyor. Aslında yaşanan ilişkiden iki tarafın da önemli zararlar göreceği Vedic Doğum haritalarından (Rasi) açık olarak gözükmektedir.

 

Erkek kişinin Vedic Rasi haritasında KalaSarpa Yoga vardır.  Tüm gezegenler Ekliptik ekseni bir tarafında toplanmıştır. Ekliptik Ketu ucunda Ay ve Satürn yerleşmesi duygusal hayatta büyük bir depresyon yaşatır. Kadın Rasi haritasında da  Ay-Satürn yerleşimi vardır. Venüs de  Güneş ile birlikte yerleşerek romantik hayatta büyük mutsuzluklar yaşatır. Batı tipi horoskopta çok sert ve ilginç Sinastri açıları vardır. Şimdi bunların önemli olanları ve sonuçları vereceğiz. Aşağıda açıklanan görünümler de yer alan ilk gezegen Erkek horoskopundadır.

 

A) Güneş - Jüpiter Kare  :  Bu görünüm Kadın kişinin özlemleri, idealleri ya da ahlakı ile Erkek kişinin maddi hırsları arasında çatışmalara neden olabilir.

B) Ay - Jüpiter Kare : İlişkide bu görünüm çok ciddi olmasa da duygusal olarak rahatsız edici dini, ailevi veya hukukta ortaya çıkacak sorunlara neden olur.

C) Merkür - Jüpiter Kare : Erkek kişi ilişkide yerine getireceğinden daha fazla söz verebilir. Kişiler arasında etik veya dini çizgiler boyunca rahatsız edici görüş ayrılıkları olabilir.

D) Venüs - Güneş karşıt : Taraflardan birinde kısmen kıskançlık, sahiplenme ve dolandırıcılık gibi aşırılıklar görülebilir. Ekonomik yönetim konusunda görüş farklılıkları ve maddi konularda anlaşmaya varma güçlükleri olabilir.

E) Venüs - Neptün Kare : İlişkide yanlış anlamalar, yanlış anlaşılmalar, aldatmacalar veya sahtekarlıklar olabilir. Bu nedenle birliktelik ticari veya finansal birleşmeler veya hedefler için olumsuzdur. Taraflardan biri diğerine karşı samimiyetsiz olabilir.

F) Venüs - Mars Kare : Bu görünüm Kadın ve Erkek arasında fiziksel çekim ve cazibe işaretidir. Bunun etkileri kıskançlık oluşturur ve kayda değer gerginlik ver çatışmalar ortaya çıkabilir.

G) Jüpiter - Neptün Kare : Kadın taraf hile yapılmasına ve aldatılmaya  uygun olabilir.Karakteri şüphelenmek yerine güvenmeye açıktır.

H) Satürn - Mars Kare : Bir ilişkide en önemli kozmik işarettir. Şiddet içeren kavgalar verebilir. Sabırsız, kızgın davranışlar ipleri kopartabilir ve taraflardan biri fiziksel zararlar verebilir. Bu olayda da şiddetin ortaya çıkması ve ölüm olayının görülmesi bu açıdan kaynaklanmıştır.

I) Neptün - Merkür  Kare : Taraflar arasında yanlış anlamalar ve muhtemelen aldatmacalar görülür. Taraflardan biri diğerini kandırır, yalan söyler ve zarar verebilir.

J) Plüto - Mars Kavuşumda  : Kişiler arasında irade çatışması ve birbirine müdahale işaretidir. Birbirlerine karşı şiddetli tepkiler verebilirler. Birbirine karşı patronluk gösterisi öne çıkar. Kibir ve sapıklık görülebilir.

 

Erkek  Horoskopunda  Geri   Hareketli  VENÜS

 

 

Erkek kişinin  doğum horoskopunda aşk, romantizm ve evlilik gezegeni VENÜS geri hareketli (retro) olarak  7.evde ve Kova burcunda yerleşmiştir. Vedic Rasi haritasında da Ekliptik ekseninde Kala Sarpa Yoga oluşmuştur. Geri Venüs Kova burcunda ise astroloji şöyle bir uyarıda bulunur : "Arkadaşınız veya sevgilinizle ödünç vermekten veya almaktan uzak durun.." Buradan ortaya çıkan sonuç şudur ; Venüs aşk gezegenidir. Bu duygusal konuyu maddi amaçlara bulaştırmayın !

 

Venüs doğum horoskopunda geri hareketli olunca duygu doğası değişir. Sosyal ilişkiler ve amaçlar ciddi şekilde ön plana çıkar. Yüzeysel ilişkiler nefret kaynağı oluşturabilir. Başkalarının sevgisinin derinliği konusunda insan bilgisiz olabilir. Aşk hayatı ile maddi hayatı birbirine paralel yürütme zorlukları ortaya çıkar. Bu durumda dünyaya gelen kişiler aşk ilişkilerinde hatalar yaparak kendilerini sabote edebilir. Yeterince iyi olmamak veya yeterince sevimli olamama ortaya çıkabilir. Korkular, aşırı tüketim gibi sorunlar görülebilir. Kişinin kendisinin sevgiye ihtiyacı olmadığı duygusu güçlenebilir.

 

Böyle birisi için ilişkiler ya kırılabilir olur ya da aşırı ciddiye alınır. Sorunların iyileştirilmesi çok uzun zaman alabilir.  Bazı geri Venüs kişileri sevgiyi satın alıyormuş gibi görünebilir. Aşk gibi duygusal gösterilerde materyalist yaklaşımlar olabilir. Aşk ve para bu ilişkide bir ortaklık kurabilir. Venüs geri hareketli olunca ilişkilerde maddi çıkarlar rol oynamaya başlayabilir. Bu insanların sevgi, evlilik ve ilişkileri hakkında fikirleri geleneksel değildir. Başka birisi için duygularını kendilerine saklayabilirler. Bu kişi için başka insanlara göre güvence ihtiyacı daha büyük olacağından gerçek sevgi duymaları oldukça zor olabilir. Geçirdikleri zor çocukluk dönemleri veya ilk aşklarındaki olumsuz deneyimleri onları  aşk hayatında karmaşık olaylara sürükleyebilir.

 

Sonuç olarak Erkek horoskoplarındaki aşırı baskıcı kozmik etkiler onun acı bir bedel ödeyeceğini göstermektedir. Vedic sisteminde hayat uzunluğunu gösteren SATÜRN Rasi ve Navamsa haritalarında Ekliptik ekseninde yerleşerek uzun bir hayatı olmayacağını gösteriyor. Böyle bir haritada Ay ve Merkür önemli  derecede zarar gördüğünden başına gelecek bir beladan kendini koruması da çok zordur. Sonuç olarak taraflardan birinin duyduğu nefretin tutkularla ilişkisi olması aşk cinayetinde en düşük olasılık olarak belirmektedir.

 

©Yücel Sügen

30.08.2017

 

 


 

 

GÜNEŞ  TUTULMASI  VE   ATATÜRK

                                           

 

21 Ağustos 2017 günü tam Güneş tutulması olacak. Bu sırada Ekliptik ekseni  Türkiye Mundane horoskopunun 3.evinde olacak. Üçüncü evde oluşan tutulmalar sinir sistemini bozar ve buna bağlı organların aksamalarına neden olur. Dünyanın sinir sistemini deprem kuşakları oluşturur. Tepesi atan yerküre kurulu düzenleri alt üst edebilir ! İyonya'nın denizci uluslarından TEOS halkının yaşadığı yerde geçmiş yüzyıllarda  tam 3 defa her şeyi yere seren ve tüm insanlara felaket yaşan büyük depremler olmuştur. 11 Ağustos 1999 günü yaşadığımız tam Güneş tutulması yine Türkiye horoskopunun 3.evinde ve natal Neptün üzerinde olmuştu. Bundan kısa bir süre sonra Marmara depremi felaketini  yaşadık.

 

Yine aylardan ağustos ve yine tam Güneş tutulması yaşanacak.  Ekliptik ekseni yine natal Neptün üzerinde olacak. Yani sinir sistemi tetikleniyor ! Bu sefer başka bir özellik daha var. Tutulum ekseninde T.MARS yer alıyor. Bu durumda dünyanın tepesi atacak gibi gözüküyor ! Tutulmalar 6 ay etkilidir. Yani oluşan negatif enerjiler yılın yarısına kadar pusuda bekler. Günümüzde dünyadaki ülkelere göz atarsak Türkiye kadar sinir attıracak yerlerin çok az olduğunu görebiliriz. Neden Türkiye ?  Bu satırların yazıldığı gün içinde yine bir manyak Atatürk heykeline saldırdı. Düşman oldukları halde Atatürk heykelini ülkelerinde meydanlara diken Anzak'lar bu ezik dincilere örnek olmamışsa benziyor. Eğer bir ülkede en büyük ve kutsal liderine ve eserlerine saldıran, kurduğu cumhuriyete diş bileyen ve yeni bir devlet kuracağız diye haykıran kavuklu sapıklar varsa o ülkenin başına muhakkak kötü şeyler gelir. Bunu ilahi adaletin terazisi gösteriyor.

 

Güneş tutulmasının yorumlanmasını Türkiye gibi bir ülkede yapmak çok kolay sayılır. Neptün üzerindeki ekliptik kafanın sıyırması işaretidir. Atatürk'e salyaları akarak küfür edenler, yüce annesine en adi sıfatları yakıştıranlar, ailesine durmadan saldıranlar bundan sonra aklı başındaki vatanseverlerin de katili olabilirler. Sinirleri gevşemiş toprak bizi yine uyarıyor. Cumhuriyet üzerinde yeni bir devlet kurmanın hayali ile yaşayanlar gidip cehennemde kendinize yer bulun.  21 Ağustos 2017 tarihinde tutulan sadece Güneş olmayacak dostlarım. Büyük Atatürk'e dil uzatan eziklerin de ders  alacakları günler yaşayacağız.

 

Ninova'da bulunan bir Sümer tabletinde tutulmada Güneş ile kavuşumda olacak Aslan takımyıldızın parlak ışığı REGULUS için şöyle yazılmıştır :

 

"Eğer yüce aslanın yıldızı kasvetliyse halkın kalbi sevinmez..."

 

Güneş tutulmasından sonra neler  olabileceğini binlerce yıl önceden haber veren Sümer uygarlığına  teşekkürler !

 

 

 

©Yücel Sügen

12.08.2017

 

 


 

 

 

 

 

AVUSTRALYA'DA   ATATÜRK     HEYKELİ

                                           

 

Avustralya'nın Albany limanında, Irak için tahıl yüklemekte olan bir geminin Kaptanı olan oğlum Fırat Süygen limanda çektiği yukarıdaki fotoğrafı bana göndermiş. Liman girişinde  gemilerin geçtiği kanala "Ataturk Entrance" adı verilmiş. Tüm dünyanın kullandığı Admiralty deniz haritalarında yer alan ibareyi her ulustan binlerce denizci görüyor. Bundan başka Albany limanında Atatürk'ün dev bir heykelini dikmiş Avustralyalılar. Bunu yapanlar onun Çanakkale'de savaştığı Anzakların torunları !  Dünyada bunun başka bir benzeri yoktur. Kim bana savaştığı düşmanı tarafından heykeli dikilen bir lider gösterebilir ?

 

Ey Türk milletinin vefasız ve kadirşinas olmayan yığınları. Sizlerde acaba biraz utanma duygusu kaldı mı ? Büyük Atatürk'ün heykellerini yıkanlar, onun büstünü kent meydanlarından kaldıran siyasetçiler biracık olsun davranışlarınızın ne kadar çağ dışı olduğunu görüyor musunuz ? O sevmediğiniz büyük insanın heykelini yapanlar üstelik savaştığı yabancılar yani düşmanları olması Allahın size bir tokadı sayılır. Heykelin altında "Yurtta barış, dünyada barış" yazısını hafızanıza çakın. Sizler önce yurtta barışı yıkmaya çalıştınız ve dünyada barışı da yok etmeye soyundunuz.

 

Hiç bir ulus kendi en değerli insanını hafızalardan silmek için eğitim müfredatını ve ders kitaplarını değiştirmez. Böyle bir güruh zaten ulus denmeye layık değildir. Onun sonunu böyle saygısız ve vefasız davranışı getirir. Tarih bunun sürekli yaşanacağını asla göstermez.  Anzak'ların torunları her yıl Çanakkale'ye gelirler ve orada ölen dedeleri için yas tutarlar. Ben de onların unutulmaz hatıraları önünde saygı duyacağım. Benim için Atatürk kadar değerli sayılacaklar.

 

 

©Yücel Sügen

09.07.2017

 

 


 

 

 

AY   TUTULMASINDA   DOĞAN   SİYASETÇİ

                                           

 

Bir okurumuz, ABD Başkanı Donald Trump'un doğum bilgilerini yazmış mesajında. Başkanlıktan indirilmesinin konuşulduğunu belirterek belki incelemek istersiniz diye düşündüm diye ekliyor. Bu konuda daha önce yazı yazmış hatta çeşitli yerlerde bilgileri paylaşmıştım. Trump'un Doğum günü 14 Haziran olarak açıklanıyor. Türkiye'de yaşayan birisi için böyle bir bilgiye güvenmek hatalı olabilir. Ne de olsa bizim insanımız bu dünya için değil cennette kavuşacağı görkemli hayat için yaşadığından onun doğum bilgisiyle bir ilgisi olmaz !  Dünyadaki hayatı ıskalarken olanlar kendisini ilgilendirse gene sorun değil ama o toplumun dini ve sosyal hayatı ile yakından ilgilenir ve başka insanlara hayatı zindan yapar.  Her sözüne din ve imanla başlar ama her türlü alavera dalaverayı  yapmaktan çekinmez. Dilinden düşürmediği dinine bakara makara gibi saçmalıklar sokarak toplumun aptal kesimiyle dalga geçer. Burada Donald Trump'ın doğum haritasını yeniden ele almamın nedeni başka bir siyasetçi ile benzer özellikle göstermesidir. Trump'ın doğum bilgileri bence kesin denecek kadar doğrudur. Öteki siyasetçinin ise böyle bir kaygısı yoktur. O kendisinin seçkin ve kurtarıcı olduğunu düşünmekte ve daha senelerce dünyaya çivi çakacağının hayalini kurmaktadır.

 

Donald Trump'ın Internette yer alan doğum bilgileri şöyledir ; 14 Haziran 1946, 10:54, Queens/NewYork.  ABD savcıları Başkan aleyhinde anayasayı ihlal davası açmışlar. Türünün ilk örneği olan davanın böyle bir zamana rastlamasının muhakkak doğum haritasına yansıyan işaretleri olmalıdır. Türkiye'de böyle bir olayı hayal bile edemeyiz. Yani olay kişilerin horoskopları ile değil halkın algısı ile bağlantılıdır. Bazıları astrolojiyi işaret ederek Satürn bize bunları yaparken neden siyasetçinin  burnu bile kanamıyor diye sorarlar ?  Sorun, Türkiye'de adaleti gerçekleştirecek kişilerin olmamasıdır. Bizdeki savcılar işler biraz karışınca ülkeden tüyerler ! Şimdi, Trump'un Vedic haritalarını kuracağız.

 

BALIK

8.Ev

KOÇ

9.Ev

BOĞA

10.Ev

RAHU

GÜNEŞ

İKİZLER

11.Ev

MERKÜR

BALIK

10.Ev

AY

KETU

KOÇ

11.Ev

BOĞA

12.Ev

MARS

 

İKİZLER

Yük.Burç

1.Ev

KOVA

7.Ev

 

VEDİC

 

RASHİ

 

YENGEÇ

12.Ev

SATÜRN

VENÜS

KOVA

9.Ev

MERKÜR

 

VEDİC

 

NAVAMSA

 

YENGEÇ

2.Ev

VENÜS

SATURN

OĞLAK

6.Ev

ASLAN

Yük.Burç

1.Ev

MARS

OĞLAK

8.Ev

ASLAN

3.Ev

JÜPİTER

 

YAY

5.Ev

T:SATÜRN

AKREP

4.Ev

KETU

AY

TERAZİ

3.Ev

BAŞAK

2.Ev

JÜPİTER

YAY

7.Ev

AKREP

6.Ev

TERAZİ

5.Ev

BAŞAK

4.Ev

GÜNEŞ

RAHU

                                           

AY  TUTULMASINDA  DOĞAN  KİŞİ

 

Donald Trump Rasi haritasında  çok etkili ve farklı bir Kalasarpa Yoga (KSY) vardır. Rahu-Ketu ekseni yani Ekliptik, Boğa-Akrep burçlarında yükselmiş olup tüm gezegenler hattın bir tarafında yerleşmiştir. Normal olarak Vedic sisteminde zararlı bir kozmik işarettir. Ancak bu yerleşim 14 Haziran 1946 günü gerçekleşen tam Ay Tutulmasında ortaya çıkmıştır.

 

Ay Tutulmasında Güneş Düğümlerden biriyle yerleşir ve tam karşıt evde Ay da diğer düğümle birlikte yerleşir. Vedic Rasi haritasında Güneş ile Rahu Boğa burcundadır. Ay ile Ketu Akrep burcundadır. Böyle bir kozmik diziliş eksendeki karmik derslerin o kişinin temel ve çok bütünleşeceği parçası olacağı anlamına gelir. Bu aynı zamanda bilinçli ve bilinçaltı rasyonel ve duygusal etkiler oluşturur. Kuzey  düğüm merkezli dersler ve Güney düğümü hediyeleri arasındaki denge bireyin yaşamında çok belirgin ve çok merkezli tema oluşturacak demektir.

 

Her hangi bir gezegenin düğümlerden birinde yerleşmesi veya görünüm yapması  o gezegenin enerjisini kullanmayı çok daha kolaylaştırır. Ay Tutulmasında doğan kişi için hangi gezegenin hangi düğüm ile bağlandığını düşünmek önemlidir.  Güney düğümü tanıdık bir bölgedir. Becerilerimizi ve deneyimlerimizi geçmişten getirdiğimiz yerdir ama aynı zamanda eski kalıplara ve eski alışkanlıklara kapılma olasılığımızın yüksek olduğu yerdir.

 

Söz konusu karmik dersler düğümlerin yerleşimlerinin yanı sıra düğümlerin ve Güneş ile Ay’ın yerleştikleri horoskop evlerinden anlaşılır. Bir Ay tutulması altında doğmuş olmanın diğer bir etkisi, çevresindeki her hangi bir şeyi tetiklememiş olsa  bile, sonraki Ay tutulmalarında çok duyarlı olmanın görülecek olmasıdır.  Her Ay tutulması sırasında kişinin ruhsal yoluyla ilgili sorunları ortaya çıkabilir. Düğümler 4.ev ve 10.evde yerleştiğinden kariyer ve özel hayatını ilgilendiren müthiş enerjiler olacaktır.

 

Tutulma sırasında Güney Düğümü (Ketu) ile görünüm yapan  gezegenin MARS olduğu ve 1.evde bulunduğu görülüyor. Bu durumda enerjisi güçlenecek gezegen Mars olduğundan kişiyi çok zalim, saldırgan ve agresif yapacaktır. Bu durum tüm hayatında  büyük rol oynayacaktır. Kuzey Düğümü ve Güneş ile görünüm yapan gezegen JÜPİTER olduğu ve  Para evi olan 2.evde yerleştiği görülüyor. Böyle bir enerji etkisi çok büyük paraları kazanacağını açıklar.  İşte,Trump'ın hayatında ortaya çıkan aşırı hırs ve başarılı olma arzusu bu şekilde oluşmaktadır. Aslında Ekliptik ekseninde Ketu ucunda yerleşen AY ile görünüm yapan MARS zihin barışına büyük zarar verecektir. Çok zenginlik yanında uçuk kaçık denecek bir kişilik ortaya çıkar.

 

Yengeç burcunda yerleşen VENÜS ve SATÜRN "Vargottama" yani en güçlü gezegenler olarak kişiye dünyanın en güzel varlıklarını ve en büyük devlet kariyerini vermektedir.  Halen T.Satürn su burcu akrep ile ateş burcu Yay arasında gidip gelerek GANDANTA  olayını yaşatmakta ve yakında Akrep burcuna dönerek SADESATİ denen en zor zamanı yaşatmaktadır. T.Satürn Akrep burcunda Yükselen Burç ve natal Mars ile görünüm yapacaktır. Büyük olasılıkla önemli bir kariyer zararı oluşturacaktır. Zarar verecek süreç sadesati sonuna kadar devam  eder ki bu da en azından 3 yıldır. Bu kadar başarı veren kozmik etkilerin  yaşanan sadesati sırasında rahat ve başarılı bir Başkan olmasını engelleyeceği anlaşılıyor.

 

Donald Trump haritasında AY yerleşimi Akrep burcunda olduğundan Sadesati yaşatan Satürn zarar vermektedir. Bahsettiğimiz yerli siyasetçinin de natal Ay'ı Akrep burcundadır. Kozmik enerjiler doğru çalışırsa bu iki siyasetçinin başına gelecekler  birbirinin benzeri olabilir.

 

©Yücel Sügen

16.06.2017

 

 


 

 

 

 

İŞTE  BENİM    MİRASIM

                                           

 

Hepimiz zamanı gelince misafir olduğumuz dünyaya veda edeceğiz. Geride bıraktığımız her şey mirasımız olarak anılacak. Bunlardan bazıları kalıcı bazıları tükenerek yok olacak şeyler olabilir. Örneğin miras bırakılan maddi şeyleri hakları olanlar kullanacaktır. Eğer bir kitap yazmış yazar olursanız adınızı sonraki nesiller bile duyabilir.  İyonyalı ozan Homeros, İlyada adlı eserini yazarken binlerce yıl sonra yaşayacak olanlara ilham vereceğini düşünmüş olabilir mi ?  Miras bırakılacak başka bir konu da ağaç olabilir. Özellikle çok uzun ömrü olduğu bilinen bir zeytin ağacı bin yılı aşan bir hayat görebilir. 40 Yıldan beri Teos'ta yaşıyorum. Antik kentin civarında öyle zeytin ağaçları gördüm ki, tuhaf büklümlü  yüz yılları aşan yaşlı gövdelerinden hala zeytinler fışkırıyordu. Dünyaya bırakılacak güzel bir miras zeytin ağacı dikmek olabilir.

 

Zetin ağacı üzerinde durmamı gerektiren bazı politik olaylar yaşıyoruz. AKP iktidarı 2003 yılında meclise zeytin yasası getirmişti. Aslında bu bir zeytinin idam fermanı gibi bir şeydi. Bir dönüm arazide 15 zeytinden daha az ağaç varsa o alan zeytinlik kabul edilmeyecek.  Zeytin ağacı kesenlere 2 bin TL ceza getiriyorlar. Yani bastır parayı kap araziyi. Bu kanunun peşinde olanlar ise madenciler. Kömür çıkartmak için güzelim bereketli zeytinliklere gözlerini dikmişler. Yıllar önce Karadeniz sahilindeki  Ağaçlı adlı köyde ailemin yazlık evi vardı. Civarda linyit kömürü çıkartan madenciler Ağaçlı'daki tüm evleri kanun zoruyla satın alıp toprağı hallaç pamuğu gibi atarak doğayı mahvetmişlerdi. Aynı faciayı zeytin yetişen ülkenin diğer alanlarında yapmak için siyasi gücü kullanıyorlar. Yasa her seferinde meclisten geri çevrildi.  Yedi defa denedikleri zeytin yasası yeniden meclise taşınıyor. Bu sefer yönetim tek adamın elinde olduğundan madencilerin eli güçlü gözüküyor. Ne diyelim, bunların tümünün gözünü toprak doyursun !

 

Teos'daki evimin bahçesine 3 zeytin fidanı dikmiştim. Bu sene ağaçlar üzerlerindeki rehaveti bir kenara bırakmış olmalılar. Dallarının her tarafı zeytin dolu gözüküyor. İşte benim mirasım 3 tane zeytin ağacı bu ülkeye. Kimilerin soymak için sıraya girdiği ülkeden giderken geride zeytin ağaçlarımı bırakacağım. Ağaçların zamanla ciltleri buruşacak, gövdeleri eğilip bükülecek ama zeytin vermeye devam edecekler. Dünyayı çirkinleştiren, ülkeleri soymak için sıraya giren sözde iş adamlarına rant kapıları açan siyaset  tarih boyunca pek az süreçte adaletli ve vatansever olarak davranmıştır. Bunların içinde bulunan Büyük Atatürk'ü her zaman hayranlık duyarak hatırlamak gerekiyor. Florya'da yaptırdığı Atatürk ormanında çocukluğum geçti. Yüce Atatürk'ün halkla kaynaştığı Florya köşkünün civarındaki kumlarda güneşlenip denize girerdik. Onun halk arasındaki resimlerini izlerken bazı zamane siyasetçilerinin korunması için meclisin  binlerce polis tarafından işgal edilmesi ibret vesikası olarak izlenmeli. Bunların dünyada  geride ne miras bırakacaklarını  çok merak ediyorum ?

 

Yazımı yazarken telefonla seferde bulunan  Kaptan oğlum  aradı. Tayvan'da yüklerinin bir kısmını boşaltarak Çin'deki Nanjing'e geçtiler. Şanghay civarında, Yantze nehrinin üzerindeki  bir limandalar. Ben de yıllarca önce gitmiştim.  Hatırımda kalan bazı  güzel yerleri görmesini söylerken Çin yönetiminin limanda kimsenin gemiden çıkmasına izin vermediklerini açıkladı ! Yıllarca denizlerde seferler yaptım. Komünist yönetimin en zalim olduğu devirlerde Rusya'da bile böyle bir şiddet yoktu. Neden böyle bir ceza uyguladıklarını sordum. Türkiye'nin  Çin'de terörist bir ülke olarak görüldüğünü öğrendim. Durmadan siyasetçiler tarafından kandırılan ve bir uçurumun kenarına getirilen halkım hala gerçekleri görmüyor ! Bazıların miras olarak geride sadece bela bırakacakları anlaşılıyor.

 

©Yücel Sügen

01.06.2017

 


 

 

 

 

HAVADA  11  EYLÜL  1980   GÜNÜNÜN    KOKUSU   VAR   !

                                           

 

12 Eylül 1980 Darbesini anlamak için bundan  bir gün önce Türkiye’deki havayı solumak gerekir ! İstanbul’da, Göztepe’de bir apartman katında yaşıyorduk. Caddeye bakan evin salonuna girmezdik. Girilmesi gerektiğinde geniş pencerenin önünden yarı büklüm eğilerek geçerdik. Gece gündüz silah sesleri duyulurdu ve bir kaza kurşununa hedef olmamak için çareler düşünürdük ! Her gün onlarca kişi öldürülüyordu. Ortaköy’deki Yüksek Denizcilik okulunda Öğretim Görevlisiydim ve ayrıca İstanbul limanında Kılavuz Kaptan olarak görev yapıyordum.

 

Yat kaptanlığı sınavına giren Antalya’da  ünlü bir otelin sahibi , okulumuzun Beden eğitim öğretmeni, Olimpiyatlarda güreş dışında ilk madalyamızı kazanan Ruhi Sarıalp’ın arkadaşı çıkmıştı. Hocamızı Antalya’ya davet etmişti. Bu sırada Türkiye’de yüksek eğitimde derslerin yürüdüğü tek okul bizimkisiydi. Yine de arada bir öğrencilerin  liderleri tarafından toplanarak devrim konuşmalarının yapıldığı büyük salona götürülmelerine alışmıştık ! Sınavların sona erdiği ve diploma törenin yapıldığı 1 Temmuz 1980’de  tatile girilmişti. Ruhi hoca, ülkenin en modern beden eğitim aktivitesinin bulunduğu binadaki çalışma odasının penceresinden Boğaz’ın sularını seyrederken bana sormuştu. “Yücel, eğer önemli bir programın yoksa benim arabamla Antalya’ya gidelim” demişti. Antalya’daki arkadaşının otelinde bir hafta geçirmeyi  planlamıştı.

 

 Temmuz ortasında İstanbul’dan yola çıkmıştık. Bir daha hayatım boyunca böyle bir deneyim yaşamayacağımı anlamıştım. İstanbul-Antalya arasında yollar ıssızdı. Kentlerden geçerken biraz insan yüzü görüyorduk. Sanki bilinmez bir el yolları temizlemişti. Kimse evinden çıkıp bir yere gitmiyordu. Yolculuk boyunca arabadaki radyodan dinlediğimiz haberlerde vurulan insanlardan bahsediliyordu. Türkiye sanki  patlamaya hazır bir bomba gibiydi. O zaman Antalya’nın en görkemli  otelinde odalarımıza yerleşmiş ve hemen mayolarımızı giyerek denize koşmuştuk. Otelde de bir avuç tatil yapan insan vardı. Yolculuk boyunca Ruhi hoca bazı yerlerde durup yamaçları saran sarı katır tırnakları çiçeklerini toplardı. Büyük bir aşkın anılarını taşıyan çiçekler arabanın içini nefis kokular doldururdu. Sevdiği kadının Amerika’ya gittiğini ve onu kaybettiğini gözleri nemlenerek  anlatırdı. Atatürk sevdalısı mükemmel bir insandı. Dobra dobra   konuşması yüzünden çok daha  yüksek yerlere gelebilecek Ruhi Sarıalp’ın önü hayatta hep kesilmişti. Onun tırnağı olmayacak siyasi madrabazların ve Atatürk düşmanlarının bir gün ülkeyi ele geçireceğini tahmin edemezdik !

 

İstanbul’a döndükten sonra Kılavuzluk  Kaptanlık görevimi  sürdürüyordum. Ayrıca  okulda yeni eğitim yılına hazırlanıyorduk. 12 Eylül 1980 sabahı,  Çubuklu’da, Boğaz kenarındaki evimde telefonun çalmasıyla uyandırılmıştım. Beni arayan bir akrabam radyoyu aç  demiş ve eklemişti : “Ülkede ordu darbe yaptı...”  Sokağa çıkma yasağı vardı ve kısıtlı haber kaynaklarından bir şeyler öğrenmeye çalışıyordum.  Darbenin başındaki General Evren ile bir süre sonra Genel Kurmay Başkanlığında yapılan armatörler toplantısında bir araya gelmiştim. Evren toplantıya kısa kollu apoletli gömlek giymiş ve ağzında kocaman bir havana purosu ile gelmişti. Güney Amerikalı darbeci bir subay gibiydi !  Toplantıda Türkiye’nin ekonomisini etkileyen zengin ve söz sahibi ünlü armatörler vardı. Hepsinde derin bir korku havası hakimdi. Önemli konularda bile akılda kalacak tek laf etmiyorlardı. Toplantının amacı belli olmuştu. General Evren ve silah arkadaşları ülkede sözü geçen iş adamlarına kısaca şöyle diyordu : “Ben hepinizden büyük ve güçlüyüm. Sesinizi kısın ve sadece  işinizi yapmaya bakın..” İki armatör çok pahalı alınan bir süper tanker konusunda ağız dalaşına girmişti. Evren ikisini de susturdu ve şöyle dedi :”Benim huzurumda birbirinizle kavga ederek saygısızlık gösteremezsiniz..”

 

Askeri yönetim Yüksek Denizcilik Okulunu kapatmıştı. Benim seyir bilimi dersimin yapıldığı laboratuvardaki manzara korkunçtu. Sanki üzerinden bir buldozer  geçmişti. Her türlü kitap, harita, aletler ve bilimsel araçlar yerlere saçılmıştı. Eğitim yerinin Tuzla’da askeri bir yerde olacağı bildirilmişti. Hemen gidip yazılı olarak istifamı verdim. Milliyet gazetesinde yayınlanan bir makale yazdım. Başlığı “Piri Reis” olan yazımda koca denizcinin alçaklar tarafından suçlanarak  idam edilmesini ana konu yaparak ülkede doğruluk için çalışan herkesi benzer bir sonucun beklediğini işlemiştim. Bir hafta sonra beni  Ankara’ya ,Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarlığına çağırdılar. Ankara’da  Bakanlık’ta Müsteşar   emekli bir Amiral vardı.  Bana özetle şunları söyledi. “Vatanını çok seviyorsan buraya gelip bizimle  çalışırsın..” Ne demek istediklerini anlamıştım. Sesini kıs diyorlardı ! İstanbul’a dönünce devlete ait  Kılavuzluk işletmesinden istifa ettim. Böyle bir  işte çalışmak için için her yolu deneyen denizcilerin olduğu bir dönemde istifamı düşünmeden vermiştim.

 

Aradan yıllar geçti. Hayatımı özel işlerde  çalışarak kazandım.  Devlet kadrolarında sahip oldukları işi kaybetmemek için ruhlarını satan pek çok insan gördüm. Siyasi gücü elinde tutan yöneticilere yalakalık etmenin, av köpeği gibi havayı koklayarak  peşlerinden koşmanın moda olduğu seneler geçti. Sonunda 2002 yılının sonlarına doğru Türkiye ılımlı  İslam adı verilen  kişilerin eline geçti.  Her seçimde  hile olduğu iddia ediliyordu ama ülkede aynı yönetim devam ediyordu. Sonunda, 16 Nisan 2017 günü referandumda hilelerin tüm dünyanın gözleri önünde yapılması gerçekleşti. Hayır oylarının daha fazla olduğu görülünce ülkedeki önemli resmi kurumlardan biri maç sırasında kural değiştirip ofsayttan bir gol atılmasına neden olduğu iddiası vardı. Oy atmak için tam 650 km yol yaparak kayıtlı olduğum ilçeye gitmiştim ve duruma bakarsak benim oyum çalınmıştı !

 

 O günden sonra gelişen olaylar  içinde en fazla nefret toplayan  Büyük Atatürk hakkında ileri sürülen korkunç yalanlar oldu. Böyle yapanların  referandumda hayır oylarının kazanmasını  unutturmak istedikleri söyleniyordu. Sokaklarda farklı bir terör kol gezmeye başlamıştı. Halkını ikiye bölenler sokak savaşlarına adeta davetiye çıkartmıştı.  Bunlar olurken ekonomik durum giderek bozuluyor, işsizlik sayısı çığ gibi yükseliyordu. Geçen yaz  Samos adasına gittiğimde kuzu pirzolanın kilosu 7 euro iken Türkiye’de  tam 75 liraya satılıyordu ! Türkiye koşar adımlarla karanlık tünele giriyordu. Geçmişte ekonomik sorunlarda  Ecevit için gazetelerde tam sayfa ilanlar yayınlatan iş adamları korkudan seslerini çıkartmaz olmuşlardı. Atatürk için iğrenç saldırılarda bulunan aklını kaybetmiş rezil insanlık müsveddeleri  için ülkenin başındaki kişinin bir kere olsun protestoda bulunmamış olması utanç vericidir.

 

Havada ağır bir 11 Eylül 1980  gününün havası var ! Her iki devri gören bir insan olarak bu kadar ağırlığı hiçbir sistemin taşıyamayacağını düşünüyorum.  Ülke yıllar boyu çeşitli deneyimlerden geçti ve acılar yaşadı. Darbelerin sorunlara asla çözüm getirmediğini gördük. Ancak, bu ağırlığı dünyada taşıyacak halk yoktur.  Bunun sonucunda muhakkak bir şeyler değişecektir. Ben en fazla 6 ay içinde beklenmedik gelişmelerin olacağını ve Türkiye’nin muhakkak farklı bir yolu deneyeceğini ön görüyorum. Bunun işaretini astrolojik olarak çeşitli horoskoplarda görebiliriz. Haziran ayından sonraki 3 aylık süreci kapsayan Ingressus horoskopu önemli olayları ve değişimleri  gösteren kozmik işaretleri barındırıyor. Yaşanan 2017 yılının 2.yarısında büyük sürprizleri yaşamaya hazır olmalıyız ! Bu konuda en zararlı çıkacak kesimin siyasetçiler olacağını anlıyoruz.

 

©Yücel Sügen

10.05.2017

 

 


 

 

 

 

İŞ  ADAMI  MURAT  ÜLKER'E   SATÜRN  DARBESİ

                                           

 

Nisan ayının 1.günü şaşırtma ve kandırma zamanıdır ! Eski çağlardan beri insanlar birbirini aldatmak  için yalan haberler oluşturur. Bunlara gülüp geçmek ve yılın komik zamanı saymak konusunda dünyada geçerli bir anlayış vardır.  Türkiye'de büyük ve ünlü bir firmanın 1 Nisan için hazırlattığı reklam filmi bu güne kadar yaşanan tüm 1 Nisan şakalarına adeta damgasını vurdu.  Reklam filmi üzerinde yapılan spekülasyonlar günlerce önemli haberler arasında yer aldı. Bahsettiğimiz ünlü firmanın Ülker olduğunu ve başı sıkışan kişinin de firmanın sahibi Murat Ülker olduğunu biliyorsunuz. Öyle dokunmalar yaşandı ki, 15 Temmuz 2016 darbe kalkışmasında perde arkasındaki adamın kumandasında olduğu ve yeni bir darbenin habercisi olduğu bile konuşuldu ! Yurt dışında olan Murat Ülker programını iptal ederek hemen ülkesine döndü,  dedikoduları yalanlayan açıklamalar yaptı. Ülker şirketinin reklam filmi de yayından kaldırıldı. Bu olay gündemi değiştirmek için uydurulan yüzlerce siyasi konu gibi görülebilir ama iktidarda bulunan siyasi parti zamanında serveti yüz misli büyümüş bir kişinin darbecilerle birlikte yorumlanması gerçek bir komedi sayılabilir ! O halde olayın aslı nedir ve neden durup dururken Murat Ülker gibi bir milyarder zenginin başına gelmiştir diye sorabiliriz ?

 

Murat Ülker, 23 Mart 1959 günü İstanbul'da saat 23.20'de dünyaya gelmiş. Şimdi Vedic haritalarını hazırlayacak ve ilginç nedeni göstereceğiz. Internet kaynaklarında doğum günü olarak 21 Mart gösterilmiştir. Yaklaşık 10 yıl kadar önce analiz çalışması için bize verilen tarih ise 23 Mart olduğundan bu bilgiye  bağlı kalıyoruz.

 

BALIK

5.Ev

GUN MER

KETU

KOÇ

6.Ev

VENUS

BOĞA

7.Ev

MARS

İKİZLER

8.Ev

BALIK

KOÇ

BOĞA

 

İKİZLER

RAHU

KOVA

4.Ev

 

VEDİC

 

RASHİ

 

YENGEÇ

9.Ev

KOVA

2.Ev

 

VEDİC

 

Navamsa

 

YENGEÇ

VENUS

SATURN

OĞLAK

3.Ev

ASLAN

10.Ev

AY

OĞLAK

ASLAN

 

YAY

2.Ev

SATURN

T.SATURN

AKREP

Yük.Burç

1.Ev

JUPITER

TERAZİ

12.Ev

BAŞAK

11.Ev

RAHU

YAY

MERKUR

KETU

AKREP

AY

TERAZİ

BAŞAK

GUNES

MAR JUP

 

Hayatın  Yükseliş   Zamanı

 

İş Adamı Murat Ülker'in Vedic haritaları çok kuvvetlidir. Rashi haritasında Gajakesekari Yoga, Laksimi Yoga ve Parivartana Yoga gibi güçlü kozmik işaretler vardır. İktidarda bulunan partinin seçimi kazandığı yıl olan 2002 yılında yaşanan Maha Dasa Jüpiter olup 2.Ev (Yay) yönetici gezegeni olarak Jüpiter 1.evde yerleşmiştir. Çok zengin olan kişilerin horoskoplarındaki tipik işaret budur. Seçim tarihi olan 2002 yılında T.Satürn İkizler burcundaydı.  Natal Ay yerleşimine göre 11.evde bulunan Satürn muazzam güç verir ve hayatın en verimli zamanıdır. Böylece, Murat Ülker için neden 2002 yılının çok önemli olduğu anlaşılıyor. Murat Ülker'in Annesi Eylül 2010 içinde vefat etmiştir. Bu sırada T.Satürn  Başak  burcunda ve natal Ay yerleşimine göre maraka ev olan 2.evdedir. Anne için ölüm evidir.  Bu şekilde doğum tarihini de sınamış oluyoruz.

 

T.Satürn 2014 sonunda  Akrep burcuna girdiğinde natal Ay yerleşimine göre 4.evde oluyor ve "Kandaka Satürn" süreci başlıyordu.  Hayatın zorlu süreçlerinden bir tanesidir. Ancak, T.Satürn Akrep burcundan Yay burcuna geçiş zamanında "Gandanta" adı verilen ve son 20 senede ilk kez ortaya çıkan çok kötü bir periyot oluşturur. Su burcundan ateş burcuna girişte son 3 derece ve  ilk 3 derece içinde ilerleyen gezegen  ileri-geri hareketleri nedeniyle Aralık 2017 tarihine kadar Gandanta etkilerini devam ettirmektedir.

 

Bir yandan Kandaka Satürn negatif enerjileri ve diğer yandan Gandanta zararlı etkileri Murat Ülker'in Rasi haritasında hayatının en zorlu zamanlarını yaşatmaya başlamıştır. İşte, 1 Nisan 2017 tarihinin kozmik öyküsü budur. Bu sırada Yay burcunda olan T.Satürn yeniden Akrep burcuna girecek ve yaz boyu orada kalacaktır. Kandaka Satürn olayı da yeniden kendini hissettirecektir. Ayrıca 2016 yılında Satürn Maha Dasa başlamıştır. Bu sırada yaşanan olaylardan daha zorluları Aralık 2017 tarihine kadar ortaya çıkacaktır. Bu arada 16 Nisan 2017 günü Türkiye'de siyaseti ilgilendirdiği kadar iş dünyasını da ilgilendiren referandum yapılacaktır. Referandum sürecinin böyle karmaşık kozmik enerjiler zamanına rastlaması şüphesiz ülkede çok ilginç ve çarpıcı olaylar yaşayacağımızı gösteriyor. Belki de farklı bir gelecek tablosunun ortaya çıkmasını bekleyebiliriz !

 

©Yücel Sügen

05.04.2017

 

 


 

 

 

 

 

APOLLON  TAPINAĞINDAKİ   HOROSKOP

                                           

ANTİK  ÇAĞLARDAN   BERİ   AYAKTA   KALAN  TEK  KEHANET   ARACI    HOROSKOPTUR.

 

 

Aslında astroloji öğrenmek sadece geleceği görmek adına okült çalışmalar yapmak değildir. Astroloji öğrenmek Tanrının lisanını anlamaktır. Bu konuda insanların antik çağ uygarlıklarından beri uyguladıkları kehanet yöntemleri içinde en sağlam temeli ve uzun ömürlü olanı astrolojidir. Antik çağda, MÖ. 9. yüzyıldan beri uzanan zaman sürecinde ünlü kehanet merkezleri olan DELPHİ, DİDİM, LEBRANDA ve KLAROS tapınaklarında karşımıza taşlara kazınmış horoskop taslakları çıkar.  Bunların dışında Efes antik kentinde Artemis tapınağı yolunda horoskop şeklini görebilirsiniz. Antik çağda bile kaderi sorgulayan insanlar horoskopu kaderin mistik çözümü olarak görmüştür.

 

 

 

 

Didim’de, Apollon tapınağı en ünlü kehanet merkezlerinden biriydi. Ayakta kalan sütunları bile ne kadar görkemli bir yapı olduğunu gösteriyor. Ana girişin solunda zemindeki mermer yüzeyinde kazınmış horoskop taslağı sekiz evden oluşur. Eski Yunan uygarlığında “Oktotopos” adı verilirdi. Okto demek sekiz anlamına gelir. Topos da yer (Ev) demektir. Horoskopta evlerin dizilişinde Yükselen Doğu ufkunda olmak üzere 1.ev çizgisidir. Saat yelkovanı yönünde 2.ev (Para) gelir. Bunu Yolculuklar, Ebeveyn, Çocuklar, Sağlık, Eş ve Ölüm evleri izler.  Evlerin dizilişi bildiğimiz 12 ev bölümlü horoskop dizimine göre ters yönde olur. Oktotopos veya Dominion horoskop sistemi orijinal şekli eski Mısır uygarlığının başlarına dayanmaktadır. O halde zamanımızdan 5 bin yıl öncesine uzanır.

 

 

 

Bilindiği gibi Apollon tapınakları kehanet yerleri olarak ünlenmiştir. Burada yaşayan Orakl yani rahibeler ziyaretçiden soruyu alıp cevabını bir kuyudan esinlenerek mısralar halinde verirlerdi. Ünlü Apollon tapınaklarının görkemli mermer sütunları arasında zemine kazınmış  Yunanlıların Oktotopos adını verdikleri 8 evden oluşan horoskoplar modern çağların 12 evden oluşan horoskopu ile farklıdır. Zaten bu konuda en bilgili görünen müze danışmanı bile zemine kazınan şekilleri bir dama oyunu olarak açıklamıştır ! Apollon tapınağını gezegenlerin bir zamanların çok ünlü Dominion horoskop modelini anlayamadıkları belli oluyor. Aksi halde astroloji kaynaklarında açıklaması olurdu. Bu bakımdan astroloji dünyasına ilk kez şekillerin açıklaması Astromistik'ten yapılmış oluyor.

 

Oktotopos (8 Ev) Yöntemi  Nedir  ?

 

Astroloji ile ilgilenen herkes horoskopta 12 Ev bölüşümü olduğunu görmüştür. Vedic horoskopların şekli farklıdır ama sonuçta hepsinde 12 ev dizilişi vardır. Her ev bir yaşam alanını temsil eder. Adı Yunanca Oktotopos olan 8 Ev bölüşümü horoskopta Yükselen Burç yine Doğu yönünde ve Gün doğumu noktasındadır. Horoskopun diğer evleri ise Yükselen Burçtan sonra saat yelkovanı yönünde 2.ev, 3.ev..ve 8.ev olarak yerleşir. Evlerin yerleşimi bildiğimiz sisteme göre ters yöndedir.  Oktotopos horoskop bölüşümünü aşağıda verdiğimiz şekilde görmektesiniz.

 

 

Sekiz sayısı ile ilgili tarihin eski çağlarına Asur ve Sümer uygarlıklarına kadar giden açıklamalar yer alır. Örneğin, Asur kaynaklarında dünyaya hükmeden sekiz rüzgar yönü vardır. Sümerliler ise Gökyüzünün sekiz parçadan oluşan taksimatını kullanmıştır. Gökyüzünün benzer şekilde bölünmesi eski Çin astroloji sisteminde de karşımıza çıkmaktadır. Asur veya Keldani yöntemi olan sekiz ev sisteminin daha sonra Yunanlı astrologlar tarafından benimsendiğini kabul edebiliriz. Aynı şekilde Mısır antik çağ uygulamaları da benzer şekilleri göstermektedir. Dominion horoskopta burçların yaşam alanları ile ilgileri astrolojinin bilinen kurallarına göre uyarlanır. Örneğin 1.Ev Hayat/Koç Burcu, 2.Ev Para/Boğa Burcu/Akrabalar/İkizler Burcu gibi. 8 Ev sisteminde her evin açısal genişliği 45 derece olur. Güneş 70 derece Akrep burcunda olunca  6.evde (Bilgi) yerleşir. Ay  40 derece İkizler burcunda ise 1.evde (İletişim) yerleşecektir.

 

Günümüzde kullanılan 12 ev sisteminde horoskopun  9.ev, 10.ev, 11.ev ve 12 ev yaşam alanları Keldani yöntemlerine göre 8.Ev sisteminde "Hayat" (1.Ev) ile sembolize edilir. Birinci ev doğum zamanındaki Ay mevkisinin derece ve dakikası ile başlar. Başlangıçtaki Ay yerleşimine göre evlerin 45 derecelik genişlikleri Zodyak yönteminde Ay evrelerini temsil eder.  Üçüncü evin başlangıcı yani, başlangıçtaki Ay yerleşimine göre 90 derece konumu aslında birinci kritik noktayı oluşturur. Bu yerleşime göre 8.Ev ve 4.Ev yöneticilerinin görünümlerini dikkatli şekilde analiz edilir.  Burada dikkat edilecek unsurlar Ay'ın hız değişimi, Enlem değişimi ve Ay derecesi ile sabit önemli yıldız arasındaki açı olacaktır. İkinci kritik evre  Ay'ın başlangıçtaki konumundan 180 derece sonrasıdır. Eğer hastalık Ay dönüşüne kadar iyileşmezse akut kronik (uzun süreli) bir hastalığa dönüşür.

 

Sekiz Ev yerleşimli horoskopta (Oktotopos) sistemin sadece kavuşumlar, karşıtlar ve kareleri kapsaması genel olarak kötümser yorumlara yol açması anlamına gelmektedir. Üçgen ve altmışlık açıları kapsamaması bunların astrolojiye daha sonra katılmaları olabilir. Bazı astrologlar 12 ev sisteminde gezegenlerin 9,10,11 ve 12.evlerdeki yerleşimlerinin aslında hatalı yorumlara neden olduğunu ileri sürerek 8 Ev yöntemini övmektedir. Bu sistemdeki saat yelkovanı yönündeki ev yerleşimi yüzyıllar boyunca kehanet merkezlerinde bile itibarını korumuştur. Apollon tapınağında zemine kazınan Oktotopos horoskopu aslında orakl saltanatına karşı bir çıkış olarak görülebilir. Didim'deki Apollon tapınağında zeminde duran Oktotopos horoskopu kimbilir kaç gezginin kaderini göstermekte kullanılmıştır ? Aynı horoskop taslağını oradan çok uzakta, Ephesus'da zeminde kazınmış olarak görmek astrolojinin antik çağdaki gücünü gösteriyor. Astromistik çağlara damgasını vuran bir okült uygulamayı gün ışığına çıkartmıştır.


 

Daha  Önce   Yayınlanan    Astromistik   Aylık   Yazıları

 

Amavasya  Tithi  Dosha   Bilmecesi

Büyücüler, Medyumlar ve Şarlatanlar

Evlilik  ve  Boşanmada  Vedic  Astrolojinin  Sırları

İkizlerin  Farklı  Kişilikleri

Voynich El Yazması  Kitabın  Sırları

Maya  ve  Vedic  Astrolojinin  Sınırları

Kadına  Şiddetin   Astroloji   Öyküsü

Yazgıyı Oluşturan İki Yaşam Zamanı

Mao'nun  Son  Dansçıcı  ve  Karmik  Kader

Kalıtımsal  Hastalıklarda  Akraba  Evliliklerinin  Rolü

Karmik İşaretlerin Gösterdiği Yazgının  Analizi

Paranormal  Aktivite  ve  Astroloji

Kristal  Çocuklar  ve  Farklı   İnsan   Olmanın   Şifresi

Katil  İle  Öldürülen  İnsan   Arasındaki   Karmik    İlişki

Lanetli  Olarak  Bilinen  Olayların   Arkasındaki   Sırlar

Piyangoda  Büyük  İkramiye  Kazandıracak   Horoskop

Astroloji  Sistemlerinin  Mistik  İlişkileri

Türk  Halkı  Hızla  Kısırlaşıyor mu ?

Kalbi  Değişen  Çocuğun  Horoskopundaki  Mucize

Ruhu yok sayan ve cinselliği abartan bir adam

Tüm Dasa'ları  Yaşayan   Bir  Adam

Yüzdeki Maskeyi Görmek Sanatı

Astroloji'nin  Mistik  Ödülü

Ender Rastlanan Bir Hastalık İçin Astroloji  İşaretleri

Karmik  Uyum  veya  Uyumsuzluk

64.Navamsa

Hint  Astrolojisinde  Gandantha

Astroloji'de  Kaderi  Değiştiren  Duyarlı  Noktalar

Ölümden Sonra Farklı Bir Hayat Var mı ?

Varlığın  Fiziksel  ve  Ruhsal  Doğum   Saatleri

Tanrının  Senaryosu

Astroloji'de  Kalıtımsal  Sorunların  Analizi

Gezegenlerin  Oyun  Bozucuları

Fettullah Gülen'in  Vedic  Horoskopu

İnsanların Başka İnsanları Karmik Etkilemesi