YAŞAMIN     ANLAMI

 

       Evrende galaksilerin oluşumu rastlantı olabilir ama, yaşamda hiç bir şey rastlantı değildir. "Büyük Patlama"  galaksimizi, Güneş ve gezegenleri oluşturdu. Hiçlikten ortaya çıkan bir şey rastlantı olabilir mi ? Bu noktadan sonra işimiz felsefeye kalıyor ! O halde biz çözebildiğimiz sorulara dönelim. Yani, yaşantıyı didikleyelim !  Dünyaya gelmemizin astral düzeyde bir karar olduğunu savunan görüşler vardır. Bu da saçma geliyor bana ! Bir kralın hayatını seçebilirdim ama, darağacında sallanacak bir idam mahkumu olmayı kim ister ? 

 

       Rastlantı, kontrolü ve tasarlanması mümkün olmayan  bir eş zamanlılık olayıdır. Sarkacın salınmasını düşleyin. Belirli bir noktadan geçişi hesaplanabilir. Matematik ve fizik kuralları işe karışınca sarkacın devinimi anlaşılır ve hesaplanır bir dünya olayıdır. Kadere gelince, rastlantı olmaması olmasından daha mantıklıdır bence.  Bir sarkaç gibi geçeceği yolun hesaplanması kadere pek yakışmıyor ama, ondan ders çıkartılması mümkün olmayan bir galaksi yumağı gibi olsaydı ne yapardık ?

 

       Kaderin rastlantılarla besleniyor olmaması yaşamın anlamını bazen tatsız tuzsuz yapar. Tekdüzelik tüter insanın bunalan ruhunda. İradesi zayıf ve savaşmaktan yorgun kişilik sonunda pes eder ve yazgının son adımı gerçekleşir : intihar !  Oysa, kaderin irade gücüyle yazıldığına inanan savaşçı ruha sahip insanlar asla pes etmezler. Hem de bunun bir varoluş kuralı olduğunu bilmeden. Onların karmasında, başlarına  yerleştirilmiş altın taçlı bir armağan vardır : iyi kader ! İyi kadere sahip olan başarının rastlantı mı yoksa savaşın ödülümü olduğuna aldırmaz zaten. O sadece başarmak üzere programlanmıştır !

 

       Konuyu bir örnek ile süsleyelim. Aşık olarak evlenmiş sonra  sevgisini yitirmiş  ve boşanmış birinin Vedic horoskopunda "Mars Baskısı" (Kujadosha) göze çarpar. Eşinin horoskopunda ise mutluluğun zarar görmesi işaretlerinden bir tanesi veya bir kaçı göze çarpar. Eğer kader rastlantı olsaydı horoskoplardan birinde hiç olmazsa bir tek evlilikte mutluluk işareti bulunurdu. Oysa, yaptığım binlerce analiz içinde böyle bir haritaya rastlamadım.  Yaşamın anlamını düşünürken rastlantı yerine "Kozmik talihe" daha fazla yer vermeliyiz !

 

       Üniversite yıllarımda iflas etmiş ünlü bir armatörün oğlu sınıf arkadaşımdı. Baba mesleğinin ilhamı onu denizci olmaya sürüklemiş diye düşünürdüm. Ancak Uranüs'ün başarabileceği absürd bir yaşam felsefesi vardı. Tutucu bir aile ortamından özgün ve çarpıcı bir üniversite hayatına geçmiş ama, o zamanın sosyal şartlarında umduğu patlamayı yapamamış öğrencilerdik. Sınıf arkadaşımız ise coşkulu bir gece hayatı yaşıyordu. Barlardan pavyonlardan çıkmıyor, ertesi gün derslerde uyuklarken yaşadığı geceyi belli eden işaretleri bizden gizlemiyordu. Kadınlarla yaşadığı maceralar, bizden fazla onun denizci karakterine layık olduğunu açıklıyordu !

 

       Sonunda mezun olduk ve hayata atıldık. Ekonomik güçlenme başlayınca evlenmeler gerçekleşmeye başladı. Bohem arkadaşımızın yurt dışında, limanlarda yaşadığı serüvenler konuşuluyordu. Sonunda bir gün o da evlendi. Ancak, pavyonda tanıdığı bir kadın ile evlenmesi bizleri pek şaşırtmamıştı ! Bir kaç yıl sonra boşandığını haber aldım. Anlatılan öyküye göre bir gece aniden gittiği evinde karısını başka bir erkek ile yakalamıştı. Astroloji ile ilgimin çoğaldığı yıllarda bu olayı düşünmüş ve nedenleri araştırmıştım. Oysa, ortada pek de şaşılacak bir sonuç yoktu. Onun horoskopu böyle  tutarsız yoğrulan bir karakteri yansıtıyordu. Kaderler hazırlanırken içinde bulunacağımız ortam da iyi bir dekor olarak seçiliyor olmalı. 

 

       İşte,yaşamın anlamını düşünürken pek çok hayat öyküsü bizi oradan buraya savurabilir. Olaylarda Tanrısal bir elin izini arayanlar kadar hiç inanmayanlar da pek çok delil bulabilirler. Her biri kendini haklı gösterecek boyutlara sahip olabilir. Yaşam öyle zengindir ki, her  kişilikteki  farklı yansıması hayretten ağzımızı açtırabilir... İşte size ilginç bir örnek. Bir okurum içinde bulunduğu şartları yazıyor ve neredeyse umudu kırılmak üzere. Oysa, şartlar rastlantı değil. Bunun doğru olduğunu  analiz sonunda  görebiliriz.

 

       "Sayın Yücel Sügen,

 

         Hint astrolojisi kitabınızı komşumdan alıp okudum. Dasa sistemi gerçekten mükemmel işliyor. Atatürk'ün haritası kaderin bir eseri. Sizin dediğiniz gibi, insan belli bir kaderle doğar ve kendini gün gün düzelterek yaşamalıdır. Ancak, bazı kaderler var ki, sanki keçeli kalemle yazılmış gibi sildikçe daha çok karışıyor (!)

 

         Çok karanlıktayım. Sizin karanlık ne demek olduğunu bildiğinizi umuyorum.Ben, 25 yaşında üniversite mezunu ve işsizim. Yaşlı bir anne ve bir kız kardeşle yaşıyorum. Annemle babam yıllar önce ayrıldılar. Ancak, annem bana çok baskı uyguladı ve yıllarca bu şekilde yaşamak zorunda kaldım. Ne kadar dayanırım bilmiyorum. Annem yaşlanınca daha çetin boyutlara ulaştı. Ailenin en küçüğü  ve üstün zekalı olarak takdirle yaşadım. Ancak, bu zamanla ablam için müthiş bir kıskançlık nedeni oldu. Duygularını bana 2 yıl önce açıkladı. Bu yüzden odamda inzivaya çekildim. Bunu da kimseye anlatamıyorum.

 

         Bir astrolog olarak lütfen söyleyin, bana bir çıkış yolu var mı ? Haritamı yorumlamanızı beklemiyorum ama, hiç olmazsa bana bir tavsiyede bulunabilirsiniz. Benim yerimde siz olsanız ne yapardınız ?"

 

       Okurum mesajında, 10 Temmuz 1981 tarihinde saat 21.12'de Almanya'da, dünyaya geldiğini yazmış. Yaşadıkları horoskopunun bir yansıması olabilir. Ancak, gelecek ona neler hazırlamaktadır ? Gelecekte olacaklar birer rastlantı olarak mı hayatının anlamını belirleyeceklerdir ? Öncelikle okurumun Vedic haritalarını görelim. Doğum kentini saklı tutuyoruz.

 

BALIK

  4.Ev

KOÇ

5.Ev

BOĞA  

     6.Ev

İKİZLER  

  7.Ev

MARS MERKÜR GÜNEŞ

  

BALIK

  6.Ev

Jüpiter

Ketu

KOÇ  

7.Ev

Satürn

BOĞA  

8.Ev

Güneş

İKİZLER

  9.Ev

KOVA  

3Ev

 

Vedic Rashi

 

10 Temmuz 1981

21.12

Almanya

YENGEÇ

8.Ev

RAHU VENÜS

KOVA  

5.Ev

AY

 

Vedic Navamsa

      

YENGEÇ

10.Ev

OĞLAK  

2.Ev

KETU

ASLAN  

9.Ev

OĞLAK

 4.Ev

 

ASLAN  

11.Ev

 

YAY

  Yük.Burç

1.Ev

 

AKREP

12.Ev

 

TERAZİ

11.Ev

AY

 

BAŞAK

10.Ev 

JÜPİTER SATÜRN

YAY

3.Ev

Venüs

AKREP

2.Ev

Merkür

TERAZİ  

Yük.Burç

1.Ev

MARS

BAŞAK

12.Ev

Rahu

 Yaşanan Dasa : Jüpiter ( 1990 - 2006)

 

       Horoskoptan hayatın görüntüsünü araştırmadan önce kişiliğin savaşımcı mı, yoksa kolayca pes diyen tipten mi olduğuna bakmalıyız. Yukarıdaki Vedic Doğum haritası (Rashi) kafası karışık olacak, olayların detayları ile fazla uğraşarak ana tabloyu hep gözden kaçıracak bir kişiliği tanımlamaktadır. Yükselen (Yay) yöneticisi Jüpiter 10.Evde (Başak) zararlı Satürn ile birliktedir. Jüpiter aynı zamanda 7. evdeki zararlı Mars'tan da görünüm almaktadır. Bu durumda Yükselen savaşçı bir kişiliği göstermez. Zaten İkizler burcunda ve köşe evde (7) yerleşen Merkür çok zeki bir zihin verirken iki zararlı gezegen arasında "sıkıştırılmış" (hemmed) gezegen olduğundan ve de Satürn'den görünüm aldığından kaygılı, kötümser, olmayacak şeyleri kafasında canlandıran bir karamsarlık oluşturmuştur.

 

       Harita sahibinin anne, baba ve ablası için düşündükleri haritaya yansımıştır.  Anneyi temsil eden 4. ev (Balık) yöneticisi Jüpiter zarar görmektedir. Jüpiter, Satürn ile birliktedir ve Mars'tan görünüm almıştır. Anneyi temsil eden Ay zarar görmüştür. Gezegen zararlı 8.evin (Terazi) yöneticisidir ve 11. evde yerleşmiştir. Bir haritada daha fazla kanıt arıyorsak, Ay'ın yerleştiği evi Yükselen kabul ederek (Chandra Lagna) yeniden analiz ederiz. Burada Ay Terazi burcundadır ve 4. ev (Oğlak) Ketu'yu barındırmaktadır. Demek ki, anne gerçekten anlaşmak zor olan bir kişiliğe sahiptir. 

 

       Babayı temsil eden Güneş 7.evdedir ve 9.evin (Aslan) yöneticisidir ama, o da zararlı 12.evin yöneticisi Mars ile birliktedir. Bu durumda babanın varlığı daha sağlam ve etkilidir fakat, yine de kişiye evliliği yönüyle (7.evde) zarar verecek yerleşimdedir. Ablaya gelince, bunu temsil eden 11. ev Terazi burcundadır. Yöneticisi Venüs çok zararlı 8.evdedir ve zararlı Rahu ile birliktedir. Ailede en fazla zarar veren kişilik ablanınkidir. Bu zararlar hakkında daha fazla bilgi vermiyoruz. Zira, okurum özel bir durumdan bahsetmektedir ki, harita bunu doğrulamaktadır !

 

       Kariyere gelince, yaşanan Jüpiter Dasa içinde büyük bir sürpriz olması beklenemez. Her şeye rağmen  para kazanacağı günler çok uzakta değildir. Para evi (2) kariyer evindeki (10) Jüpiter'den görünüm almaktadır. Burada 2, 4 ve 11. evler arasında sıkı bir ilişki vardır. Çok para kazananlar bu işareti taşırlar. 2.Ev (Oğlak) yöneticisi Satürn ile 4.Ev (Balık) yöneticisi Jüpiter birlikte 10. köşe evde yerleşmişlerdir.  2.Ev (Oğlak), 11.Ev (Terazi) yöneticisi Venüs'ten görünüm almaktadır. Böylece para kazanmak ve birden büyük maddi olanaklara kavuşmak mümkündür.

 

       Kariyerde iyileşme ve başarılar Jüpiter Dasa'nın bitimiyle başlayacaktır. Gelecek olan Satürn Dasa  olumludur. Zira gezegen Ay yükselene göre 4 ve 5.evlerin yöneticisidir ve "Yogakara" gücündedir. Böylece, Vedic horoskoplarının hayatı "Rastlantı" olmayan bir yörüngede başarıya  doğru gideceğini gösterdiğini söyleyebiliriz. O halde yaşamın anlamı nedir ? Yaşamın anlamı bize hazırlanan kaderden daha iyisine sahip olmak için savaşmaktır. Çünkü, kaderin boyutları hayal gücü kadar zengin bir çeşitlilik gösterir.