Ruhsal   Gelişim   ile   Fiziksel   Varlığın   Savaşında

 

Maya  Astrolojisi  ile  Vedic   Astroloji'nin  Sınırları

 

 

KARMİK    GELİŞME   İÇİN   UĞRAŞAN    İNSANLAR  İLE  FİZİKSEL  VARLIĞIN  MUTLULUĞU   İÇİN   ÇIRPINAN   İNSANLARIN  RUHSALLIK   ÖĞRETİSİNDE  ASTROLOJİ  SİSTEMLERİNİN   ROLÜ   İNKAR  EDİLEMEZ

 

 

TV Belgesel kanalda Amerika'da hayvanlara zarar verenlere karşı hemen harekete geçen resmi kurumları izliyoruz. Üniformalı devriyeler hemen bildirilen adrese giderek kötü durumdaki kedi veya köpeği hayvan barınma merkezine alıyor ve tedavisini yapıyor. Hayvana eziyet eden kişileri de mahkemeye yargıç karşısına çıkartıyorlar. Buraya kadar her şey güzel. Eşim bile programı hayranlıkla izliyor ve Amerika'nın uygarlık dersi verdiğini belirtiyor. Oysa başka bir belgesel kanalda bir koyun çiftliğinde yapılanları görünce şok geçiriyoruz. Elinde kasap bıçağı bulunan bir görevli kuzuların kuyruklarını kesiyor. Sonra eşey organı dişi ile çekerek çıkartarak erkek kuzuları iğdiş ediyor. Sunucu bunun nedenlerini soruyor ve koyun neslinin daha iyi yün vermesini sağlamak için yapıldığını öğreniyor. Uygarlık diye sunulan her şey aslında Einstein'ın görecelik kuramına uygun bir sistem. İnsanları durmadan üremeye yönlendiren politikacılar ve durmadan üreyen insanları beslemek ve giydirmek için fiziksel dünyanın kurallarını koyan uygarlık (!) anlayışı göze çarpıyor. Bunlara benzer durumlar için kullanılan "paradoks" kelimesinin tam karşılığı böyle bir düzen olmalı.

 

Karmik gelişmeyi sağlamak hayatın amacıdır der Vedic astroloji sistemi. Doğu kültüründe ruhun yeri başkadır. Batıda Güneş girişim ruhunun ve fiziksel mücadelenin özüdür. Batı kültürü silah üretmek için çırpınır. Örneğin bu günlerde moda olan anti maddeye ulaşma çabalarının altında çok güçlü yıkıcı silah elde etmek amacı vardır. Anti madde bombasının en güçlü atom bombasından binlerce kat yıkıcı olacağı fizikçiler tarafından açıklanmaktadır. İşte fiziksel dünyayı ele geçirmek ve baş kaldıranları yok etmek için hayatını harcayan insanlar ile felsefe üreten ve ruhların mutluluğu için çırpınan insanların kavgaları hiç bitmeyecek gibi görünüyor. Bazı toplumlar Peygamberler bazı toplumlar filozoflar çıkartır.

 

Son zamanlarda toplumda ruhsal arınma ve yükselme için çırpınan insanların çoğaldıkları izleniyor. Bunların ilgilerini gören bazı insanlar da ruhsallık içeren çeşitli konularda ortaya çıkıyor ve yeni sıfatlar üretiyorlar. Örneğin enerji uzmanlığı, yaşam koçluğu, medyumluk, Yoga, Reiki, Transandantal meditasyon, Meleklerle eletişim ve Yaşam ötesiyle iletişim eğitimleri verildiği gözleniyor. Eğitim de arz ve talep konusudur.  Fiziksel dünyanın baskısı ne kadar çok artarsa ruhsal alemin çekiciliği o kadar yoğunlaşır. Bunun sonucunda yardımcı olacak ve dinginliği (huzuru) sağlayacak yollar aranmaya başlanır.

 

Aslında bu da bir astroloji konusudur. İnsanı tanımak ve anlamak için doğum horoskoplarını görmek ve yorumlamak gerekir. Horoskopu uygun olmayan kimse ruhsal arınma için çareler aramaz ! Bu konuda Vedic astroloji benzersiz yöntemler sunmaktadır. Yıllardan beri tanıdığımız bir okurumuz ruhsal arınma için son yıllarda yoğun çalışmalar yapmaya başladı. Böyle kişilere ait Vedic Bölüşümlü (Divisional) haritalardan  Vidsamsa (D20) ile Shashtyamsa (D60) haritası bize aradığımız bilgileri verecektir. Vidsamsa haritası Tanrı inancını ve ruhsal aktiviteleri yansıtır. Shashtyamsa haritası ise geçmiş hayatın karması hakkında bilgi verir. Kimliğini saklı tutmak için okurumuzun sadece 05 Kasım1971 yılında dünyaya geldiğini açıklayacağız. Aşağıda bu kişiye ait Vedic Rashi (Doğum) haritası ile Vedic Shashtyamsa (D60)  haritası verilmiştir. Yaşanan Dasa "Jüpiter Dasa" (1996-2012) olarak görülmektedir.

 

BALIK

3.Ev

 

KOÇ

4.Ev

 

BOĞA

5.Ev

SATÜRN (R )

AY

İKİZLER

6.Ev

 

BALIK

7.Ev

SATÜRN (R )

 

KOÇ

8.Ev

BOĞA

9.Ev

AY

İKİZLER

10.Ev

 

KOVA

2.Ev

MARS

 

VEDİC

 

RASHİ

(Doğum)

 

 

YENGEÇ

7.Ev

KETU

KOVA

6.Ev

KETU

 

VEDİC

 

SHASHTYAMSA

(Karma)

YENGEÇ

11.Ev

JÜPİTER

 

OĞLAK

Yük.Burç

1.Ev

RAHU

ASLAN

8.Ev

OĞLAK

5.Ev

VENÜS

MARS

 

ASLAN

12.Ev

SATÜRN

YAY

12.Ev

AKREP

11.Ev

MERKÜR VENÜS JÜPİTER

TERAZİ

10.Ev

GÜNEŞ

 

BAŞAK

9.Ev

 

YAY

4.Ev

AKREP

3.Ev

GÜNEŞ

TERAZİ

2.Ev

 

BAŞAK

Yük.Burç

1.Ev

MERKÜR

 

Öncelikle kişiye ait Rashi (Doğum) haritasında ruhsallık arayışlarını gösteren etkin Ay Düğümleri (Rahu-Ketu) yerleşimleri olmalıdır. Yukarıdaki Rashi haritasında Ay Düğümleri ekseni Yükselen burçta (oğlak) yerleşmiştir. Ketu da yengeç burcundadır. Satürn ve Ay "karmik Kontrol Gezegenleri" olur. Çok ilginç şekilde Karmik kontrol gezegenleri birlikte karma evinde (5.evde-boğa) yerleşmiştir. Karma evi yönetici gezegeni Venüs de akrep burcunda olduğundan karma evi ve buradaki gezegenler ile görünüm yapmaktadır. Sadece Rashi (Doğum) haritasını incelemek bu kişinin ruhsal arayış içinde olduğunu göstermeye yeter ! Batı astrolojisinde kişilik temsilcisi olan Güneş burada düşüş burcu olan terazi burcunda yerleşmiştir. Böyle olan bir kişiliği fiziksel dünyanın çekicilikleri etkilemez.

 

 

 

Vedic bölüşümlü haritalardan Shashtyamsa (D60) haritası bize temel olarak geçmiş yaşamın karma olgusunu ve yaşam kredisini gösterir. Haritada Yükselen Burç başak olup yönetici gezegen MERKÜR burada yerleşmiştir. Bu yerleşim her hangi bir Vedic haritasında bile mükemmel sayılır. Merkür karakter olarak karmanın öncü gezegenidir. Bu noktada karma evi olan 5.ev (oğlak) yönetici gezegeni SATÜRN görünümü almaktadır. Satürn Maha Dasa 2012 yılında başlayacaktır. Karma olgusu ve ruhsal yaşam olarak 2012 yılı gerçekten mükemmel bir süreç olacaktır.

 

2012 yılı içinde neler olacağı merakı tüm insanları saran bir konudur. Dünya için olacaklar ayrı bir konudur ama bu kişi için hayatının verimli ve olağanüstü zamanı başlayacaktır. Bunu gösteren çeşitli horoskop işaretleri vardır. Rashi (Doğum) haritasında SATÜRN "Atmakaraka" gezegendir ve Karma evinde yerleşmiştir. Atmakaraka gezegenin  periyotları (Dasa) en önemli yaşam sürecidir.  Satürn Maha Dasa 19 Mayıs 2012 tarihinde başlayacaktır. Fiziksel dünyanın çekiciliğine kapılan bir kişi için beklenmedik ödüllere kavuşma zamanı nasıl geliyorsa karmik olgunluk ve ruhun temasları için uğraşan ve bekleyen kişi için amaçların gerçekleşme zamanı olur.  Pratik olarak bunun açıklanması ruhsal konularda oldukça çetin bir konudur. Mal ve servet gibi fiziksel dünyanın çekiciliğine kapılan kişinin ödülünü yorumlamak daha kolaydır. Antik çağlarda böyle erişimlere kavuşan insanlara "aziz", "Bilge" (Sage) veya "ermiş" sıfatları verilirdi. Zamanımızda normal olmayan (uçuk) kişilik olarak görülüyor. O halde bu durumu fiziksel dünyanın çekiminde olan insanlara anlatamayız. Onlar anti madde bombasını yapmak için çalışmaktadırlar !

 

Satürn konusunda son ekleyeceğimiz bilgi gezegenin haritanın tek geri hareketli (R ) gezegeni olmasıdır. D60 Haritasında ilginç bir kural bulunur. Retro gezegen daha büyük güç kazanır. Bu konuda Yükselen yönetici gezegeni karar vermek için yardımcı olur. Olumlu gezegen varsa Satürn olumlu çalışır. Yükselen yönetici gezegeni Merkür olduğundan Satürn de olumlu enerjiler verecektir. Eğer Yükselen yönetici gezegeni zararlı evde yerleşirse geçmiş yaşamdan gelen borçların (negatif kredi) bu yaşamdaki sosyal yaşamda itibara zarar vereceği yorumlanır. Geri (R ) Gezegen olsaydı faydalı olmayı tamamen ortadan kaldırmaz ancak başarıyı ertelerdi. D60 Haritası mükemmel yerleşimi olan doğumdaki (natal) gezegenin aslında dezavantajı olduğunu ortaya çıkartabilir. Örneğin bir diktatörün Rashi haritasındaki yükselimdeki gezegen D60 Haritasında  bir enkaz halinde olabilir ve bu kişiyi hayatta geçici olarak güç sahibi yapar. Bu bakımdan D60 haritası ile Rashi haritası birlikte analiz yapılır ve yorumlanır. Bu konuda saltanatları yıkılmaya başlayan Arap ülke yöneticilerinin durumu birer örnektir.

 

Maya  Astrolojisi  ile    Vedic   Astrolojinin    Sınırları

 

Buradaki analizi yapılan kişi şunları belirtmektedir : "Ben açıkçası 2012  tarihinin  foton kuşağına geleceğimizin, yeni bir çağın başlangıcı hatta altın çağın başlangıcı olarak düşünenlerdenim." Bu konuda nasıl ruhsal yeteneklere sahip olduğunu anlamaya çalışmaktadır. Maya Astrolojisi veya daha doğru ifade ile Maya Takvimi  evrenin ruhsal enerjileri ile iletişim kurmakla ve bunları anlamakla ilgilidir. Bunda da olaylar ve girişim için "iyi zaman" seçimi vardır. Maya takvimi evrenin oluşumundan itibaren günümüze gelene kadar macerasını göstermektedir. Bu bakımdan takvimin bitiş zamanı olan 2012 tarihi sona eriş kabul edilemez. Bir frekans değişimi veya bir oluştan farklı başka bir oluşa geçmek olabilir. Ancak bunun sağlanmasında ruhsal gelişim için yine on binlerce yılın geçmesine gerek vardır. Fiziksel değişimler daha kolay olur. Hatta bunun biyolojik uygulanması yani mutasyon yolu ile canlıların değişimi bile daha kolaydır. Oysa ruhun gelişmesi (tekamül) için daha çok yol almak gerekecektir. Yaşadığımız çağda hala insanlar Tanrıyı daha az seviyor diye başka bir insanı öldürmekten çekinmezler. Her şeyden önce yok etmek (öldürmek) kavramının olduğu zaman sürecinde ruhun değişimi söz konusu bile olamaz. Dünyada artık sürdürülemez   gözüken yapılar dağılmakta ve parçalanmaktadır. Önemli olan değişimin acı veren olaylarla mı, yoksa anlayış ve uyuşmalar mı olacağı konusudur.

 

Maya takvimine bakarsak okurumuz 05.11.1971 tarihinde doğumuna göre  Maya burcu “EZNAB” yani Bıçak olmaktadır. Burcun ruhsal anlamı “zıtlığın farkında olmak” şeklinde açıklanabilir. Zıtlığın farkında olmak demek de doğru ile yanlış arasında seçimi yapmak zorunda kalmak demektir.  Bıçak burcunda doğan kişi dünyayı  siyah ve beyaz görmeye meyillidir. Bu nedenle de kendini çatışmalar arasında bulacaktır.  Bu nedenle önce kendilerini anlamak ve bulmak için uğraşırlar. Ancak başka insanların kusurlarını veya eksikliklerini ortaya çıkartmak gibi durumlar onları çatışmalara sürükler.

 

Bıçak gününde doğan insanlar ayırım yapabilme yeteneğine sahip olarak  başarılı şekilde kullandıklarından topluma şifa sağlayan insanlar olurlar.  Sadece sahip oldukları enerjileri doğru şekilde yönlendirmeyi öğrenmeleri gerekir.  Bu insanlar için ilahi  (evrensel) zekanın kıvılcımları denir.  Oldukça sosyal, kibar, özverili ve uzlaşmacı insanlardır.  Bu insanlar yorulmak bilmezler ve başka insanları savunmak ve korumak için çalışırlar.  Temel sorunları kendi yararlarını düşünmek ile kendilerini kurban etmek arasında kalmakta görülür.  Böyle sorunların çözüm yolu ilahi tatmini keşfetmek olacaktır. Bunlar dünyevi yaradılışta oldukları halde ruhsal alemi de keşfetmek için büyük istek duyarlar. Fiziksel alemin çözümcülüğü ruhsal sorunlarda  kullanmak becerisine sahip olurlar.

 

Görüldüğü gibi Maya açıklamalarına göre okurumuzun yaşadığı zamanda yer alan milyonlarca “Eznab” günü doğumlu kişi arasında  görünüşte önemli farkları yoktur. Oysa Vedic astroloji sisteminde yer alan ve çeşitli yaşam alanlarını yorumladığımız haritalarda ortaya insanlar arasında büyük farklar çıkar.  Birbirinden çok kısa aralıklarda dünyaya gelen ve vücutlarındaki DNA zinciri tamamen aynı olan İkiz çocukların bile farklı kaderlerine rastlanmaktadır. Bunu bize astroloji sistemleri içinde sadece Vedic astroloji’de yer alan “Bölüşümlü” (Divisional) haritalar ve horoskop yerleşiminde görülen “Pada” ayrımları açıklıyor. Pada bir Vedic ölçüm sistemidir ve her yerleşimin 4 ayrı Pada’sı olabilir. Aynı burçta ve Nakshatra içinde yer alan AY için farklı Pada’lar ortaya farklı kaderler çıkartır. İşte bu noktada hayatı ve sahip olduğumuz özellikleri sansasyonel görüşler ortaya çıkartan bir sistem yerine deneyimler  ile güvenirliğini kanıtlayan sistemler içinde sınamamız gerekir. Vedic astroloji’de bunların başında gelmektedir. 21 Aralık 2012 tarihine kadar dünyada pek çok konu ve alanda değişimler olacaktır. Ruhun gelişiminde ise kişisel ilerlemeleri ve gerçeği bize ancak Vedic astroloji gösterebilir. Her konuda olduğu gibi gelecek olgusu önce talihli olmak kuralından başlayan bir yol olmalıdır. Talihli olmak fiziksel şartlarda sağlıklı ve varlıklı olmak demektir. Ruhsal olarak da özü oluşturan gizemi kavrayan zeka kıvamı demektir. Buna sahip olmanın sırlarını ve gerçeklerini de ancak Vedic astrolojide görebiliriz.

 

21 Aralık 2012 günü ruhsal gelişim ile fiziksel varlığın savaşında bir dönüm noktası olursa, kendilerini koyun gibi güden çoban siyasetçileri başlarına bela eden beyinsiz insanların akıl şerbetine kavuşmaları gerçekleşmiş olacaktır...