AKTÜEL

Tanrıya  En  Yakın  Olduğumuz  Yer

Dünyada Bu Horoskopu Taşıyacak Bir Ülke Olamaz

 

Kariyer  İçin  Mucize  Yaratan  Sihirbaz

 

İnsanların büyük çoğunluğu  olağan veya sıradan kişilerden oluşur. Milyonlar içinde bir Einstein yüz yılda bir kere dünyaya gelir. Atatürk gibi bir dahi ise bin yılda bir kere gezegenimizde kendini gösterir. Ülkelerin başına geçen ve çok da taraftarı olan siyasetçilerin sıradan oldukları aradan geçen 50 yılda hemen anlaşılır. Bir belgeselde Almanya'nın teslim olmasına bir kaç hafta kalmışken, Hitler'in çocuk sayılacak askerlerden oluşan bir grupla  sığınak bahçesinde yaptığı konuşmayı izlemiştim. Hitler çocuk askerlere Almanya bu savaşı kazanacak diyordu. Askerlerden birini yıllar sonra yaşlanmış haliyle görüyorduk. "O gün bile savaşı kazanacağız diye düşünüyordum. Oysa Ruslar iki mahalle ötede ilerliyordu". Böyle bir şekilde sivrilmeyi becermiş ama sıradan olmanın ötesine geçmeyen  ve  ülkesini bataklığa gömmüş insanlara özellikle politikada sıkça rastlarız. Kariyer dahileri ise çok az ortaya çıkar ama dünyayı değiştirmeyi başarırlar.

 

Kariyer konusunda mucize yaratan sihirbaz doğum horoskopudur. Gezegenlerin özel yerleşimlerde renkli dizilişler yapmaları ve karmik ödülü gösteren kozmik yansımalar olması insanı sadece çok başarılı yapmakla kalmaz alanında hatırlanacak bir isim sahibi de yapar. Örneğin yapışık ikizleri sağlıklı şekilde  birbirinden ayırmayı başaran cerrah Ben Carson zor şartlarda eğitim şansı yakalayan bir genç doktor olarak hayata atılmıştı. 08.09.1951 günü Detroit'de dünyaya gelen çocuğun  horoskopuna bakan bir  astrolog onun iş alanında çok ünlü birisi olacağını söyleyebilirdi. Vedik Rasi ve Navamsa haritalarında Jüpiter kendi burçlarında yerleşerek cerrah Carson'a  son derece başarılı bir kariyer ve dünya çapında şöhret vermişti. Astrolojiyi günlük yıldız fallar dışında anlamayan insanlar hayatımızda oynadığı rolü asla kavrayamazlar !

 

Bayramda Teos'ta bulunan  dostlarımın henüz 7 yaşındaki çocuklarının göze çarpan davranış özellikleri benim de ilgilenmemi sağladı. Bu çocuğun hayatı sıradan olamaz diye düşünerek ailesinden çocuğun doğum bilgilerini istedim. 05 Mart 2011 günü saat 10.50'de İzmir'de dünyaya gelmiş. Bu bilgilerden aşağıda verilen Vedik haritalar ortaya çıkıyor.

 

BALIK

11.Ev

JÜPİTER

 

KOÇ

12.Ev

BOĞA

Yük.Burç

1.Ev

İKİZLER

2.Ev

KETU

BALIK

10.Ev

VENÜS

 

KOÇ

11.Ev

GÜNEŞ

BOĞA

12.Ev

AY

RAHU

 

İKİZLER

1.Ev

Yük.Burç

MERKÜR

KOVA

10.Ev

MAR- GÜN

MER -AY

 

VEDİC

 

RASHİ

 

 

YENGEÇ

3.Ev

KOVA

9.Ev

MARS

 

VEDİC

 

NAVAMSA

YENGEÇ

2.Ev

SATÜRN

OĞLAK

9.Ev

VENÜS

ASLAN

4.Ev

 

OĞLAK

8.Ev

ASLAN

3.Ev

YAY

8.Ev

RAHU

 

AKREP

7.Ev

TERAZİ

6.Ev

BAŞAK

5.Ev

SATÜRN

 

YAY

7.Ev

AKREP

6.Ev

JÜPİTER

KETU

TERAZİ

5.Ev

BAŞAK

4.Ev

 

Karşımızda pek çok yönden mükemmel işaretler taşıyan bir horoskop çıkıyor. Önce hemen Karma evine bakacağız. Karma evi Rasi haritasında beşinci evdir. Başak burcunda yerleşmiştir ve SATÜRN yerleşimi görülüyor. Gezegenin iyi bir şöhreti yoktur ! Karma  evinde yerleşen Satürn için olumlu kelimeler bulmak zordur ama gezegenin donanımına bakmak gerekir. Satürn 9.ev (Oğlak) ve 10.Ev (Kova) yöneticisi olarak "Yogakaraka" yani haritanın en kuvvetli gezegenidir. Ayrıca 5.Ev ve burada yerleşen Satürn Jüpiter görünümü alıyor. Karma evi büyük kuvvet ve değer kazanıyor. Ayrıca Jüpiter 8.ev (Yay) yöneticisi olduğundan haritanın sahibine uzun bir hayat veriyor.  Satürn ile Jüpiter arasında görünüm olması haritanın sahibine en az 75 yıl sürecek bir hayat verecektir. Rasi haritasındaki maraka gezegenlere göre yaşam sonu 90 yaşına doğru olacaktır.

 

Verimli ve olumlu Karma evi ve Atmakaraka gezegen olan Merkür mükemmel bir eğitim hayatı, başarılı bir kariyer ve şöhret verecektir. Kariyer evi olan 10.evde (Kova) yerleşen Güneş-Mars-Merkür stellium yerleşimi tıp kariyerini ve uzman bir Cerrahı gösterir. Satürn de çok güçlü olduğundan sihirbaz gibi bir Cerrah ortaya çıkabilir. Bu arada Venüs 9.evde yabancı bir kişi ile evliliği ve 2.evdeki Ketu yabancı bir ülkedeki yaşamı gösteriyor. 11.evdeki Jüpiter Balık burcundadır. Çok geniş ve mükemmel sosyal çevre göstergesi ve hayatta çok yardımcı olacak arkadaşları ve dostları gösteriyor. Burası amaçlar evidir ve kişi tüm projelerini gerçekleştirecektir. Kariyer evindeki AY kadınlarla ilgili alanları gösterdiğinden yöntemleri çığır açacak bir estetik  operatörünü şimdiden görmekteyiz ! Rasi ve Navamsa haritalarında Mars aynı burçta yerleştiğinden gezegen "Vargottama" gücündedir.  Satürn ile Merkür "Burç değiştiren gezegenler" olarak parivartana Yoga yapıyor. Böylece 10.ev ile 5.ev arasında ortaya çıkan ilişki meslek ne olursa olsun zirveye ulaşmayı gösteriyor.

 

Rasi haritasının sihirbazı en güçlü versiyonu olarak ortaya çıkan "Laksimi Yoga" olmaktadır. Yükselen Burç (Boğa) yönetici gezegeni Venüs 9.evde (Oğlak) yerleşerek Laksimi Yoga yapıyor.Bu bir varlık, servet, başarı, ün ve seçkinlik işaretidir. Bu kişiye hayatta hiç bir zaman düşüş vermez. En kötü olaydan bile yakasını kurtaran çok talihli birisidir. Böylece dünyaya gelme zamanındaki kozmik işaretler hayatımızın sihirbazı olabilir.

 

Yücel Sügen

22 Ağustos  2018

 


 

 

 

 

 

Dünyada  Bu  Horoskopu  Taşıyacak  Bir  ülke   Olamaz

 

 

 

 

Her şeyden önce bu bir astroloji yazısıdır ve kurallar klasik astroloji kaynaklarından alınmaktadır. Yani horoskopun tuhaf kurgusu insan eseri değildir ve kimsenin kişileri  suçlamaya hakkı olamaz. Bu kadar rahatsız edici kurguya sahip ve insanın içini karartan bir horoskop taslağını insan istese oluşturamaz ! Buna rağmen  horoskopu beğenen astroloji bilgisi felce uğramış eğitimi sıfır sözde astrologlar (!) olabilir. Bunların ilkokul eğitimi yaptıklarına şüphe ile bakmak gerekir.

 

Bilindiği gibi yapılan son seçimler Türkiye'de rejim değişmesi adı verilen yeni bir sayfa açtı. Bir ülkenin kaderinde önemli bir olay olduğu için yeni sistemin başladığı gün ve zaman için astrologlar hemen Mundane Horoskop kurdular. Bu horoskop yeni sistemin veya rejimin geleceğini gösteren  bir astroloji aracıdır. Yukarıdaki horoskop taslağında görülüyor.

        Eğer bu olayı ve horoskop yansımasını insanlardan biri ayarlamış olsaydı tek kelimeyle meşum bir hata sayılması gerekirdi.  Horoskoptaki astroloji kurallarına göre yansımalardan hangi birini ele alacağımızı şaşırıyoruz ! Mundane horoskopta GÜNEŞ  Devlet Başkanı, Kral, İmparator veya Başbakan temsilcisidir.  Haritada Güneş zararlı evlerden 8.evde yerleşmiştir ve Plüto ile karşıt görünüm yapmaktadır. Bakın astroloji kaynakları Güneş-Plüto görünümü için neler yazmaktadır ; "Bu görünüm yöneticiyi bencilliğe sürükler. Topluma karşı egoist davranır. Gereksiz risklere girer ve beklenmedik sonuçlarla karşılaşır. Bazen saldırgan birisi de olabilir. Aşırı durumlarda megaloman bir diktatör gibi davranır. Bu insan gücün baştan çıkartmasına karşı koyabilecek kadar güçlü olmayan birisidir. Başka insanları kontrol etmek için kendisine bağlamaya veya köle etmeye çalışabilir. Ya hep ya hiç gibi aşırı uçların arasındadır. Kendini aşırı yüceltir. Kuvvetli bir yok etme duygusuna sahiptir. Depresyona yakın olabilir."

 

Güneş-Plüto karşıt görünümün yorumu bu ülkede 50 seneden beri yayınlanan astroloji kitaplarında mevcut olup kimse uydurmamıştır. Mundane horoskopta 2.ev ekonomiyi temsil eder. Ucube horoskopta ikinci evde  retro Satürn ve retro Plüto yerleşmiştir.  Son derece kötü bir ekonomi göstergesidir. Orduyu temsil eden MARS retro (geri) olarak Ekliptik ekseninde ve Ketu (Güney) ucundadır. Mars diğer gezegenlerle o kadar zorlu ve sert görünümler yapıyor ki, ülkenin bir savaşa girmemesi için dua etmek gerekir.

 

Hukuk ve adaleti temsil eden JÜPİTER retro olarak zararlı 12.evdedir. Yükselen Burç Yay olup  ilk derece içinde yerleşerek Anaretik olmuştur. Yükselen Burç yönetici gezegeni Jüpiter olabilecek en zararlı yerdedir. Sağlıksız ve diğer insanlara tuhaf gözüken bir yönetimin göstergesidir. Ayrıca adalet ve hukuk kavramlarını bilinçaltına gömen bir yönetim tarzıdır.  Dördüncü ev çizgisindeki NEPTÜN Başucu (MC) ile karşıt görünüm yapmıştır. Dünyevi konuların uhrevi  görüşle (kafayla) yorumlanmasını gösteriyor. Yaşam evi sayılan 5.evde yerleşen URANÜS hayata bakışın ne kadar kararsız ve ölçüsüz olabileceğini gösteriyor.  Gezegen Ay Düğümleriyle sert kare açılar yapıyor.  Farklı olma ihtiyacını yüksek boyutlarda hisseden yöneticiyi gösterir. Toplumun kendisinin kafasına ve dünya görüşüne göre yaşamasını ister.

 

Halkı temsil eden AY ise zararlı evlerden 6.evde yerleşmiştir. Venüs ile sert kare görünüm yapıyor. Sevgiye, sevmeye ve sevilmeye yabancılaşan kalabalığın ruhu ayrıca Ay'ın Yükselen ile karşıt görünüm yapmasıyla kendi ülkesinde bir düşman gibi yaşamaya zorlanmaktadır.

 

Sonuç olarak böyle bir horoskopu  taşıyacak bir ülkenin olması eşyanın tabiatı kuralına göre çok zor hatta imkansızdır. Büyük olanakları ve yönetme gücünü hatta  bir ülkeyi eline geçirmiş bir kişi astroloji kurallarına bakarak elindekileri vermeye  razı olmayacağına göre  halkın çekeceği daha çok  üzüntü ve pişmanlıklar olacak demektir.

 

 

 

Yücel Sügen

12 Temmuz  2018

 


 

 

 

 

 

 

TANRIYA  EN  YAKIN  OLDUĞUMUZ  YER

 

Buda (Buddha) MÖ 500 civarında, yani benim son kitabım olan "TEOS" adlı eserimdeki olayların geçtiği yıllarda Hindistan'da Tanrıya en yakın yer olarak düşündüğü  yerde aydınlanma amacıyla kendini ilahi kurtuluşa adamıştı. Bunun nedeni 29 yaşındayken hayatın gerçekte ne olduğunun, zenginliğin, lüks hayatın hiç bir mutluluk getirmediğinin, insanların yaşadıkları acıların ve önceki hayatının ne kadar anlamsız olduğunun farkına varmış olmasıydı. Yeniden doğuşa inanılan bir zamanda tüm çabası yeniden dünyaya gelmemek olan ve dünya yaşamının üzerinde bir değer aramakla açıklanacak bir felsefeden Budizm dini doğmuştur. Sonuçta günümüzde 500 milyon insanın bağlı olduğu bir inanç yoludur.

 

 

Buda'nın felsefesini yeniden aklıma getiren bir fotoğraf oldu. Brezilya'dan Singapur'a doğru yolculuğuna devam eden  oğlum Kaptan Fırat Sügen, Hint Okyanusundan resmi bana gemideki uydu vasıtasıyla  göndermiş. Geminin pruvası Malakka Boğazı'na çevrilidir ve karşısındaki ufkun arkasında Hindistan vardır. Bir hafta önce telefonda, Madagaskar adasının hemen yanında büyük bir kasırga (Siklon) başladığını ve rota değiştirip Afrika ile Madagaskar arasından geçeceğini söylemişti. Fotoğrafta kasırga sonrasında Hint Okyanusunun yüzünün kabardığı açıkça görülüyor. Denizciler için büyük bir okyanusta yol alırken karşılaştıkları kasırgalar onları Tanrıya en fazla yaklaştıran zamanlardır. Gözlerinin önünden sevdikleri geçer ve sağ salim zamanı aşmak için dua ederler. Bir bakıma Buda bir ağacın altına  yerleşerek iç gözüyle dünyaya nasıl bakıyor ve aydınlanmayı arıyorsa, geminin Kaptan köşkünden benzer büyüleyici manzarayı izlemek ve dünyada insanları tutsak eden geçici zevkleri anlamsızlıklarını görmek aynı şeydir.

 

Benim de hayatımın en fazla heyecan veren ve kurulu düzenden kopartan zamanları Hint Okyanusunda yaşanmıştır. Bir seferimde Şanghay'dan yola çıkarak İrlanda'ya giderken, okyanustaki büyüleyici  manzaralar karşısında geç saatlere kadar gökyüzünü seyrederek uyumamak için direnmiştim. Bu sefer sırasında kitaplarımdan birini yazmış ve İstanbul'a döndüğümde bastırmıştım. Gerçekten insanın Tanrıya en yakın olduğu yer burasıdır.  Böyle bir yerde ve muhteşem atmosferde insanları tutsak eden dünyevi çekici her şey anlamını yitirmeye başlar. Hırslı ve kavgacı, yaşı  ömür yolunun sonuna yaklaşan bir siyasetçinin sahip olduğu maddi değerler  ve yenileri için durmadan kavga etmesini anlamak zorlaşır. Evinde torunları ile bahçesindeki yaban otlarını ayıklaması ve akşamın kızıllaşmaya başlayan ufkuna bakarak Tanrının gerçekten orada bir yerde olduğunu hayal etmesi gerekirken bir toplantıda dünyaya haykırmaya başlayacağı  zamanı düşünmesi, süslü tümceler arasına bolca din ve inanç  saplantıları eklemeye çabalaması insanı düşündürür. Hani insan hayata veda ederken tüm ömrü gözlerinin önünden geçermiş derler ya, böyle yaşayan bir siyasetçinin gözlerinin önünden acaba neler geçer diye insan merak ediyor. Belki de hiç bir şey geçmiyor ve sadece öteki tarafta kime nasıl bağırması gerekeceğini hayal ediyordur !

 

İnsanın Tanrıya en yakın olduğu yer  yine bu dünyadaki bir yerdir ama orada limuzin arabalar, lüks uçaklar, binlerce  koruma polisleri ve saraylar bulunmaz.  Daha uzun ve varlıklı yaşayacağım diye çırpınması da gereksiz olur.  Yeteri kadar insanın ömrünün olması ve zamanı gelince de aklı bu dünyanın bir yerinde kalmadan bir daha gelmemek üzere çekip gitmesi gerçek aydınlanmadır.

 

Yücel Sügen

01 Nisan  2018