Karmik İşaretler Her Zaman Mucizeler Yaratmaz

Düşmüş  Satürn  Akrebin  Zehiriyle  Birleşince

 

 

 

GAJA - KESARİ   YOGA

 

varlığı yeterli değildir belirgin bir güce de sahip olması gerekir.

 

"Şöhret bir arı

Bir şarkısı var, bir acısı var,

Ah birde kanadı var..."

 

Şan, şöhret, refah, zenginlik ve sağlık...Bir çoğumuzun peşinde olduğu, elde etmek için çabaladığımız, bir zaman elde ettiğimiz ama devamını getiremediğimiz,

bazen kanatlanıp uçup gittiğinde arkasından öylece baka kaldığımız ve en kötüsü de bir daha asla geri döndüremediğimiz yaşamın güzellikleri..!

İşte tüm bu vasıfları bir insana bahşeden Vedic astrolojide en prestijli kombinasyonlardan oluşan Gaja-Kesari yogadır.

 

Sanskritçe’de Gaja Fil, Kesari Aslan demektir. Mitolojide Fil, Jüpiter ile özdeşleşir. Aslan ile birleştiğinde muazzam boyutta gücü, zekayı, cesareti ve refahı simgeler.

Gaja-Kesari Yoga natal haritanızda Ay ve Jüpiter'in yükselen burca göre köşe evlerde (1. 4. 7. ve 10. Evlerde) olduğu zaman en güçlü halini oluşur. Ayrıca yine bu evlerde kavuşumda olduklarında da yoga oluşmakta.

Bu yoga kişiye kariyer olarak yüksek bir pozisyonu getirir. Kişi iyi eğitimlidir ve genel kültürü yüksek olur. Jüpiter’in gücü ile başarılı bir üniversite ve akademik eğitim görecektir. Birçok öğretim üyelerinde bu yogaya rastlanır. Pek çok insanı yönetme ve yönlendirme gücüne sahip olur. Bu yoganın varlığı özel sektördeki bir çok zengin ve etkili kişilerde de bulunabilir. Jüpiter genel olarak zenginlik, şöhret, çocuk ve dürüst bir yaşama işaret eder, Ay ise zihin, hareketlilik, mutluluk ve refah anlamına gelir. Her iki gezegenin temsil ettiği konularda genel olarak bir olumluluk varsa Gaja-Kesari yoga mükemmel çalışıyor demektir. Jüpiter’i güçlü olup yaşamını başka insanların mutsuzluğu üzerine kuranlar bu yogadan yeterince faydalanamıyor demektir. Örneğin kişi önemli bir servet sahibidir ama parayı yasal yollardan kazanmıyordur....Ay zayıf ise kararsız ve duygusal açıdan zayıf bir kişilik ortaya çıkarır, bilinç altı sürekli etkilendiği için bu kişilerin çabuk taraf tutması  kolaydır ve hayatındaki kadınlarla sürekli bir sürtüşme halindedir. İstikrarsız ve gelgitlerle dolu yaşamları olduğundan yakın çevreler de kendilerinden uzaklaşır.

 

Tam olarak neticeye varmadan önce bu yoganın tarafsız ve doğru çalışmasını tespit etmek için bazı kuralları kontrol etmekte fayda var.

Bu Yoga'nın varlığı yeterli değildir, Yoga'nın belirgin bir güce sahip olması gerekir.

Jüpiter Oğlak burcunda ise  yoga gücünü kaybeder ve tam umut verici sonuçlar beklenemez. Ayrıca Jüpiter Boğa, İkizler, Başak ve Terazi  burçlarında ise yine bu yoga zayıflamış olur.

Aynı şekilde doğum haritasındaki Ay ‘da Akrep ve Oğlak  burcunda yerleşirse bu yoganın performansı düşer. Ay’ın her iki tarafında gezegen olmaması Kendruma yoga adını alır ve bu yoganın varlığı da Gaje-Kesari yogayı zayıflatır. Ay oldukça hassas bir gezegendir ve diğer gezegenlerle nasıl bir ilişki içinde olduğu da önemlidir. Mars, Satürn, Rahu ve Ketu’dan görünüm alan Ay yoganın diğer ayağını zayıflatır. Ay’ın evinde zararlı bir gezegen olmamalı, dolunay olmalı (parlak ay) olmalı ve zararlı bir evi yöneten gezegen Ay ile aynı evde yerleşmemeli. Ay’ın bulunduğu nakshatra yöneticisi karmik kontrol gezegenleri olan Rahu/Ketu olmamalı. Geçmiş yaşamın ödüllerini gösteren Ay Düğümleri özellikle bu yoga ile ilişkide olmamalı. Böyle durumlarda yoga kusurlu çalışır ve sonuçların kalitesini düşürür.

Benzer kurallar Jüpiter için de geçerlidir. Jüpiter ile zararlı gezegenler görünüm yaparsa, zararlı bir evi yönetiyorsa yada  zararlı bir gezegenle birlikte ise, nakshatra yöneticisi Rahu/Ketu olursa Gaja-Kesari yoga zayıflar ve Jüpiter’in temsilciliğini yaptığı en önemli konu olan yüksek eğitimi engeller. Retro Jüpiter’in Gaja-Kesari yogaya etkileri farklıdır. Jüpiter® bu yoganın ileriki zamanlarda temel yapısını değiştirecektir. Kişi yaşı ilerledikçe din, inanış ve felsefe olarak başka yönlere gidebilir veya farklı bir meslek yada uğraş içine girebilir. Temelinde felsefe olan her şey ilgisini çeker ve yaşamının ikinci yarısı bu konularla uğraşır. Bununla birlikte eskiye dair felsefe, din yada inanışından eser kalmamıştır.

 

Bu yoganın etkilerini anlayabilmek için biraz daha detaylara inebiliriz; Ay ve Jüpiter Gandanta yerleşiminde olursa yine yoganın olumlu etkilerini azaltacaktır.

Ay ve Jüpiter Navamsa haritasında da Rasi’deki burçlarında olursa Wargottama gücünde çalışır ve ortaya çok parlak bir Gaja-kesari yoga çıkar. Son olarak Rasi’de olan yoga Navamsa haritasında da mevcutsa durum çok daha mükemmeldir. Buradaki en önemli detay Ay ve Jüpiter’in birleşiminde yanında zararlı bir gezegen olmamasıdır.

Doğum haritasında güçlü bir Gaja-Kesari Yoga bulunması her zaman iyi şans ve refah verir ancak belirgin sonuçlar Jüpiter ve Ay'ın Maha ve Antardasa dönemlerinde elde edilir. Haritasında Gaja-Kesari yoga olup, Jüpiter ve Ay Maha Dasa yaşayacak olanlar en bereketli süreci yaşayacaklardır.

Herhangi bir yoganın çalışması için Lagna ve Lagna yöneticisinin güçlü olması gerekir. Lagna ve yöneticisi bir haritanın temel taşlarıdır. Eğer alt yapı güçlü değilse üzerine bina inşa etmenin ömrü yaşanacak bir deprem (transit) kadardır. Dolayısıyla Gaja-Kesari yoga tam randımanlı çalışmıyorsa elde edilen olumlu neticeler kalıcı sonuçlar vermeyecektir.

 

 

©Özlem Sügen

18.07.2017

 

#vedic #gajakaseriyoga #astromistik #vedicastrologözlemsügen #jüpiter #ay #yoga

 


 

 

DÜŞMÜŞ    SATÜRN    AKREB’İN   ZEHİRİYLE   BİRLEŞİNCE

 

 

Satürn 21 Haziran'da Akrep Burcuna doğru geri hareket etti ve 2016’nın sonunda muhtemelen bittiğini düşündüğünüz hayatınızın bir bölümünü yaşatmak için yeniden kapınızı çalmaya hazırlanıyor. Fakat Satürn her zamankinden biraz farklı olarak sahneye çıkmaya hazırlanıyor. 22 Haziran’ dan itibaren 26 Ekim’e kadar bu önemli değişiklikleri hissetmiş ve hissediyor olacağız.

 

Nedir Satürn’ün kimyasını bu kadar değiştirecek olan bu kombinasyon? Bu etkiler 20 yılda yalnızca bir kez gerçekleşen Satürn'ün önceki konumuna geri döndüğü benzersiz bir fazdan kaynaklanıyor. Bu ender durumdan dolayı Satürn burada “düşmüş” konumda olacak. Hayatınız belirli bir yönde ilerlerken beklentilerinizin dışında tamamen farklı bir sonuç doğuracağı için Satürnyen bir husumet ile karşı karşıya kalmanız söz konusu olabilir. Peki Satürn hainlik eder mi evet bu dönemde edebilir. Satürn bu düşmüş konumunda her zamankinden farklı taktikler uygulayıp, ne yapacağı kestirilmeyen sinsi bir hareket içinde olacak çünkü Akrebin zehiri bir süreliğine Satürn’ün kimyasını bozacak. Son 20 yıldır tüm öğretilerini sorgulamak adına en yaramaz haliyle tuzaklar kurup zalimce hareket edecek. Düşmüş gezegen Satürn ve ileri geri 3 kez yaşanacak olan Gandanta hali kor ateşlerden sonra buz gibi suya dalmış hissine kapılmanıza neden olabilir. Bir araba düşünün, sürekli tepeye tırmanmaya çalışan, zorlanan, zorlandıkça ivmesini kaybeden ve düşüşe geçen. İşte Satürn’ün düşmüş pozisyonu bu şekilde örneklendirilebilir.

 

En son 1958 yılının Haziran-Kasım arası geri hareketli olarak Satürn aynı pozisyona gelmişti. Türkiye ve dünya kronolojisine baktığımızda çok önemli olayların olduğu görülüyor. Ayaklanmalar/İsyanlar, darbeler, toplu ölümler, yangınlar, sel felaketleri, patlamalar, uçak kazaları ve ekonomik kriz öne çıkan başlıklar. Özellikle dünya spor tarihinin en korkunç uçak kazası sayılan İngiliz Manchester United futbol takımını taşıyan uçağın düşmesi unutulmaz ! Bağdat’ta Veliaht Kral Faysal ile başbakan askeri darbe sonucu ölmüşler. Ülkemizde, Bursa’da tarihi kapalıçarşı dahil 2000 ev ve dükkân yanmış. İstanbul Beyazıt Meydanı'nda Kıbrıs için, 300 bin kişinin katıldığı "Ya Taksim, Ya Ölüm" mitingi yapılmış. İstanbul'da işçiler Türk Demir Döküm Fabrikasını işgal etmiş. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes vatan cephesi kurulmasının ilk sinyallerini vermiş. Uluslararası Para Fonu'nun baskısıyla yüksek devalüasyona gidilmiş. Dolar 2 lira 80 kuruştan, 9 liraya çıkmış. Ve tabi en önemlisi ekonomik kriz. 1958 yılında işsizlik had safhaya ulaşmış, 256 milyon dolar dış borç yüzünden ilk kez moratoryum’a başvurulmuş ithalat yapılamadığı için birçok tesis kapanmış. 1958 devalüasyonu ile ülkemiz ağır bir kriz yaşamış, bu krize ve siyasi nedenlere bağlı olarak 2 yıl sonra 1960 ihtilalinde Demokrat Partinin iktidarına son verilmiş. Hatta siyasi idamlar Türkiye’nin kaderinde önemli vurgular yapmıştır. Bu örnek bize düşmüş gezegenin siyasi felaketlere de neden olabileceğini gösteriyor. Siyasetçilerin kozmik işaretlerin en şiddetlisi olan bu olaydan ders almaları gerekiyor.

 

Ülkemiz içinde en önemli konu halen yaşamakta olduğumuz ekonomik krizin iyiden iyiye baş göstereceği bir süreç bizi bekliyor olması. Yaklaşan Ay ve Güneş tutulmaları ile birlikte 21 Haziran -26 Ekim arası Satürn 59 yıl önceki döngüsünün tekrarıyla rövanşını almış olacak.

 

Satürn diyor ki; Kötülükler sizi arayıp bulmaz, siz yaptıklarınızın bedelini ödersiniz

 

©Özlem Sügen

29.06.2017

 


 

 

 

 

 

 

 

KARMİK İŞARETLER HER ZAMAN MUCİZELER YARATMAZ !

 

 

Boşanma davası devam eden bir bayana bir kaç gün önce evlilik ve eşleşim analizi yapmıştık. Daha öncede bir astrologdan(!) danışmanlık almış ve bu kişi bayana “eşiyle güçlü karmik bağ olduğunu ve ayrılık olmayacağını” yazmış. 2 yıldır eşinden ayrı yaşayan Kadın hala eşini çok sevdiği için kendisine geri dönme hayali ile danışmanlık aldığı kişiden  tatmin olamamış ki, erkeğin 2 yıldır kendisine en ufacık bir yeşil ışık yakmadığından umutları tükenmiş bir vaziyette bize başvurdu. Kadınla eşi arasında güçlü karmik bağ olan Ay düğümlerinin tersten kavuşumu var ayrıca eşleşimde önemli olan Upapada Lagna için de her iki haritada olumlu işaretler bulunuyor. Astrolojik olarak şeklen mükemmel bir eşleşimden bahsedersek yanlış olmaz. Öğrencilerimiz bilirler, derslerde de işledik bu konuyu, imkansızı olur kılan bu açı eşimle benim haritamda da var. Elbette ki bu görünüm aşık olmak için, bir ilişkinin başlaması için ve devamı için güçlü bir kombinasyondur fakat bu işi yapanlar ilişki ve eşleşim analizlerinin olmazsa olmazı MAGİ görünümlerini değerlendiremiyorlar yada sistemi hiç bilmiyorlar. Bir harita sadece batı ile yorumlanamaz sadece Vedic ile de yorumlanamaz, özellikle astrolojinin komplike konusu olan ilişki analizlerinde bir tek açıyla karar verilemez, bütün sistemler kombine değerlendirilip yorum aşamasına geçilir. Bu nedenle astrolog tüm sistemleri bilmelidir.


Danışan kişiler bizden astrolojik olarak gerçekleri duymak isterler, bunun için bir bedel öderler, bizler umut tacirleri değiliz, umut satmıyoruz...! Aynı açıları bizler de yaşıyoruz, evleniyoruz, ayrılıyoruz, hastalanıyoruz ve dahi ölüyoruz. Astrolojinin nedir açılımı? İyi ve kötü zaman felsefesine göre geleceğe hazırlıklı olmamızı sağlayan “erken uyarı sistemi” değil midir? Astrolog kaderi değiştiremez, size duymak istediklerinizi söylemez, olacaklara hazırlıklı olmanızı söyler. Olacak olan da sizin zaten değişmez kaderinizdir.

Haritada ki bir kaç olumlu açıya bakarak ki bu açılar kişiyi evlendiren ve bir çocuk sahibi yapan açılar olmasına rağmen, baskın olan olumsuz Magi yerleşimleri görmezden gelip boş yere ümit vermek ve sırf iyi kalpli insan sıfatı oluşturmak için “ayrılık gözükmüyor” demek danışan kişiyi bir süre rahatlatır ama kandırmaktan öteye gitmez. Bu sizi danışanın gözünde iyi bir insan yapabilir (geçici bir süre) ama profesyonel olarak bakıldığında iyi bir astrolog yapmaz ama sözde bir umut taciri olabilirsiniz..!


Daha öncede bir kaç kez eşiyle ayrılık yaşayan kadının dava açtığı halde  “eşimi hala çok seviyorum demesinin” nedeni Ay düğümlerinin ve UL ‘nin karmik sonucudur ama Magi sistemine baktığımızda ortak haritadaki güçlü Satürn Çarpması eninde sonunda uzaklaşma vereceği gibi evlilik boyunca da ne huzur verir ne de mutluluk. Bu şekilde sadece çocuk için evliliği sürüklemek ayrılık ile eş değerdir. Ama görümce ama kaynana sorunları derken bir de eşin çapkınlığını göz önünde bulundurursak Ay düğümlerinin o mucizesi bir noktada yetersiz kalır ve evlilik mahkemeye taşınır, üstelikte eşini çok seven kadın davayı açmak zorunda kalmıştır. Mayıs ayında görülecek olan davada anın haritası destekleyici olmadığı için kadının ruh halini göz önünde bulundurup  “ayrılacaksınız” demenin de bizce bir sakıncası olmadığı halde, onun yerine “netice olumsuz” demek terminolojik olarak daha doğru olur düşüncesiyle danışana bu şekilde bilgi aktarımı yapılmıştır. Tıpkı yıllar önce doktorların en fazla 3 ay yaşar dediği bir hastanın yakınına, 3 ay sonraki transitleri için“ölebilir” ifadesi yerine “netice olumsuz” demeyi uygun görmüş olduğum gibi…

Tam da bu noktada sizlere bilinen ünlü bir fıkrayı paylaşmak isterim çünkü bu yazımla oldukça örtüşmekte; Mimar Sinan Süleymaniye camisini yaparken halktan bir adam yanına gelir ve şöyle der ; “Üstat minarelerden birisi eğri duruyor!

Sinan hangisi diye sorar. Adamın işaret ettiği minareye işçilerini gönderip bir halat bağlatır ve ucundan çekmelerini ister. Arada bir adama “Düzeldi mi ?” diye de sorar. “Tamam şimdi düzeldi” yanıtını alınca Sinan işinin başına döner. Kalfaları merak içinde Sinan’a  sorarlar : “Bir delinin lafına bakarak neden bu kadar uğraştın ki ?

Sinan gülümser ve şöyle der : “Bazen bir delinin lafı yüz tane akıllının aklını çelebilir. Bunu yaptım ki adam başka marifetler gösterip akıllıları uğraştırmasın !”

Bende böyle bir yazıyı paylaşmayı uygun gördüm ki kimsenin aklıyla dalga geçilmesin, algı yaratılmaya çalışılmasın..! 

Takipçilerimiz bilirler, Astromistik internet sitesi neredeyse 25 yıldır aktif olup bu camianın ilklerindendir. Şimdilerde benzerlerinin yanında görsel anlamda şık gözükmese de, eşimin o zamanki şartlarda elleriyle/yüreğiyle hazırladığı, çocuğu gibi gördüğü, astrolojik bilgiler açısından en kapsamlı, yazıların en çok kopyalandığı sizlerin deyimiyle marka olmuş bir isimdir. 25 yıl önce ülkemizde Türkçe kaynak olmadığını düşünürsek yabancı kaynaklardan faydalanarak, emek verilerek  sizlere sunulmuş bu bilgilerin kıymetini bilen, vefa duygusu yüksek ve bizimle yıllardır yola devam eden okuyucularımızın gönüllerine sağlık diyorum ve şükranlarımı gönderiyorum. Lakin bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim; yabancı kaynaklardan faydalanmak ayrı, o bilgileri birebir kopyalamak ve altına isminizi yazmak apayrı bir konudur. Bunu ayırt etmekte okuyan kişinin zekasına(!) kalmış bir durumdur. Ayrıca e-kitaplarımızda yararlandığımız kaynakların isimlerini de kitabın son sayfalarında uzun uzun en iyi biz yayınlarız:) Başkaları kopyalayıp emek hırsızlığı yaparken, biz ise tanımadığımız insanlara bu kadim bilgilere erişmemizi sağladığı için teşekkürü borç biliriz. Yıllardır Astrolojinin gelişimine katkı sağlayan en gerçek bilgileri bizlerden okudunuz ve Allah izin verdiği sürece de okumaya bilgilenmeye devam edeceksiniz…

 

©Özlem Sügen

28.04.2017

 

 


 

 

 

Astrolog  Özlem  Sügen'in  Önceki  Yazıları

Vedic     Astroloji'de     Eşleşim     Kıyaslamaları

Antik   Astroloji   ve   Modern   Zamanların   Astrolojisi

Vedic   Analizinde   Atmakaraka   ve   Karakamsa

Annen  Seni  Kadir  Gecesi mi  Doğurdu  ?

Vedic Astroloji'de Sahama ve Bhrigu Bindu

Astroloji'de  Kör  Nokta ve  1000  Yıl  Yaşamak

İki Cinayetin Analizi

Hayatımı Değiştiren Jüpiter Taşı

Kaderin  Gerçek  Yöneticisi  Nedir  ?

Emine  Erdoğan'ın  Kaderinde  Değişim   Zamanı

Astroloji  ve   Kuantum    İlişkisi

Bir Çocuğun Doğum Zamanı

Kalasarpa Yoga İle Savaşmak

Türkan Saylan'ın Karmik Görevi

Bir  İntihar  Olayının  Perde  Arkası

Bağımlılık  ve  İntihar  Meyli

FaceBook  Kurucusu  Mark  Zuckerberg